top of page

Şehirlere Binalardaki Yeşil Cepheler, Dikey Bahçeler ve Çatılar Ne Gibi Faydalar Sağlıyor?

Dikey Bahçeler

Almanya'nın Güney Batısı'nda bulunan Freiburg’da çektiğim bu fotoğrafta ECO-District’de yer alan bir binanın serinletilmek istenilen bir cephesine sarmaşık uygulaması yapıldığı görülüyor. Bu uygulama sayesinde bina cephesi sürekli olarak gölgede kalıyor, bina enerji verimliliğine çok önemli bir katkı sağlıyor. Üstelik enerji verimliliğine katkı sağlamanın yanında emisyonları emen bir yutak alanı oluyor ve kentteki ekolojik çeşitliliği arttırıyor. Yeşil cepheler, duvarlar ve çatılar kent ısısını da düşürüyor.

Freiburg dünyanın en yeşil şehirlerinden birisi. Belediye sıfır enerji bina projesi sunulmaz ise ruhsat vermiyor.

Dikey bahçeler veya bina cephelerindeki yeşil uygulamalar sadece görsel bir güzellik değil, aslında binanın ve şerhin iklime uyumunu sağlayan önemli bir mühendislik çalışması. Bu yazımızda konunun detaylarını örnekleri üzerinde açıklayacağız.


İklime Uyum ve Dayanıklılık Şehirciliğin ve Mimarlığın Yeni Hedefi

Çağdaş şehirciliğin ve hatta mimarinin özlemlerinden biri de "sürdürülebilir şehir" modeline yaklaşmaktır. Yenilenebilir kaynaklardan enerji sağlayan sürdürülebilir şehirlerde, atıklarının geri dönüştürülebildiği ve yeniden kullanılabildiği, hareketliliğin temiz ve verimli olduğu, yeşil alanların çoğalarak daha sağlıklı ve dinlendirici bir atmosfer yarattığı uygulamalar standart olarak yer alıyor. Enerji verimliliği ile ilişkili çevresel sürdürülebilirliğin inşaat sektörü bitkisel çatılar ve cepheler gibi basit ama geniş kapsamlı önlemleri de bulunuyor. Yeşil çatılar, yeşil cepheler ilk anda akla gelenin çok ötesinde bir fayda sağlıyor.

Jean Nouvel, One Central Park, Sidney

Kentlerimizde Yeşil Alanlar Giderek Azalıyor

Büyük şehirlerin nüfus yoğunluğu arttıkça bahçe kullanımlarına ayrılan alanlar da azalmakta. Neo-liberalizmin şekillendirdiği Türkiye şehirlerinde artan arazi fiyatları yeşil alanların kentlerde sürekli olarak aşındırılmasına, zaman zaman toptan yapılaşmaya açılmasına neden oluyor. Kanunlardaki, yönetmeliklerdeki açıklar, kuralsız uygulamalar her geçen gün kentlerde yeşil alan miktarını azaltıyor. Kamuya ait alanlardaki ağaçlar kesiliyor. Değişine iklim, kuraklık ve ısı adası etkisiyle kentlerdeki ağaçların sayıları sürekli olarak azalıyor.

Kentte yeşil alanların azalmasının sonuçları ise çok vahim oluyor:

  1. Ekolojik çeşitliliğin şehirde son bulması, türlerin yok olması

  2. Şehir sellerinin oluşması, geçirimsiz yüzeylerin artması

  3. Isı adası etkisinin oluşması, kentlerin ısısının 8-10 derece artması, kentte bitki ve hayvan sayısında azalma

  4. Sıcak dalgalarının şehirde insan ölümlerine neden olması

  5. Şehirde enerji tüketiminin ısı adası etkisi ve gölgesizlik nedeni ile artması

  6. Caddelerin kullanımının azalması, yürünebilir caddelerin yok olması, kentlerin AVM’lere teslim olması

  7. Karbon yutak alanının azalması, karbon yutamayan bir şehir oluşması

  8. Şehir hava kalitesinin düşmesi, havada toz ve uçucu partüküllerin sayısının artması

  9. Şehirde akustik sağlığın yok olması, gürültünün artması

  10. Yayalaşma, bisiklet gibi alternatif ulaşımın yapılamaması bunlardan bazıları.

Bu nedenle, cephelerin veya çatıların yeşil elemanlar olarak kullanılması, hava kalitesinin ve akustik koşulların iyileştirilmesine katkıda bulunduğu için tercih edilmeli. Ayrıca yeşil çatı ve cepheler binaları sıcaklık dalgalanmalarına ve aşırı hava koşullarına karşı korumakta. Yeşil çatıdaki toprak en iyi izolasyon malzemesi olarak binayı gerektiğinde serin ve gerektiğinde sıcak tutuyor.

Wilkinson Eyre Architects, Cloud Mountain, Singapur

Bir karşı nokta olarak, bu sistemlerin kurulum ve özellikle bakım maliyeti artabilir, bu nedenle bu tür çözümlerin uygulanabilir olduğu inşaat türünü ve belirlenen mimari hedefler için en iyi bitki türlerini seçmek çok önemli. İşte burada bu işi bilinçli yapmanın ve eğitimini almanın önemi ortaya çıkıyor.


Yeşil Kentsel Yaşam Alanı

Yeşil bir kentsel yaşam alanı, inkar edilemez sosyal faydalar sağlar. Birçok çalışma, yeşil mahallelerde, sakinlerin fiziksel egzersiz yapmaya daha yatkın olduklarını, işyerinde devamsızlık seviyelerinin daha düşük olduğunu ve genel olarak vatandaşların çevrelerinden ve yaşamlarından daha memnun olduklarını göstermiştir.

Herzog & de Meuron, Edificio CaixaForum, Madrid

Ancak binalarda bitki örtüsünü kullanmanın faydaları sosyal alanla sınırlı değildir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yeşil kentsel alanları vatandaşların fiziksel ve duygusal refahının geliştirilmesinde vazgeçilmez olarak görmekte ve kişi başına 10-15 metrekare yeşil alan önermektedir. Bununla birlikte, bazı şehirlerde nüfus yoğunluğunun o kadar yüksek olduğu ve parklar için yer kalmadığı ve tavsiyeye uyulmasını zorlaştırdığı görülmektedir. Bu durumda, “dikey bahçeler” oluşturmak için cepheleri ve duvarları kullanmak iyi bir çözüm olabilir.


2009 yılında, İspanya'daki Sürdürülebilirlik Gözlemevi, on dokuz İspanyol bölgesel başkentinin önerilen yeşil alan miktarından daha az olduğunu bildirdi: Örneğin, Barselona, Madrid'in kişi başına 18 m2'nin oldukça altında, kişi başına 6,6 m2’lik bir yeşil alan oranı olduğu belirlendi. Sorun şu ki, 2009'da yetersiz olan bu oran, aşırı inşaat ve artan kirlilik sayesinde şimdi daha da kötü durumda.

Jean Nouvel, Musée du quai Branly - Jacques Chirac, París

Bu nedenle, bitki örtüsü cepheleri ve dikey bahçeler olarak da bilinen yeşil cepheler, sürdürülebilirlik gereksinimlerini karşılama çabalarında giderek daha fazla güvenilen mimari bir kaynak haline geldi. Bununla birlikte, binalarda botanik unsurlar kullanmak gerçekten yeni bir uygulama değildir. Havayı serinletmek için Endülüs verandalarındaki çiçekler ve İngiliz kır evlerinin dış duvarlarını örtmek için sarmaşık veya tırmanma gülleri, hem süsleme hem de ısı yalıtımı olarak hizmet veren geleneksel yeşil cephelerin sadece iki iyi bilinen örneğidir. Yeşillik binalarda tüm dünyada ve çok eski zamanlardan beri bu şekilde kullanılmaktadır.

Şehirdeki ısı artışı insanlar dahil tüm canlı hayatı tehdit etmektedir. Kentlerde ısı adası etkisi nedeni ile bitikiler, hayvanlar ve hatta insanlar hayatını kaybetmektedir. Isı artışının önüne geçmenin iki yöntemi bulunmaktadır. Birincisi şehirde yeşil alan miktarını cephe, çatı ve bahçelerde arttırmak, diğer ise SRI değeri yüksek kaplama malzemeleri ile çatı, kaldırım ve gölge elemanlarının üzerini kaplamak.

Günümüzde, dikey bahçeler olarak cephelerin potansiyeli çok büyüktür, aslında belediye sürdürülebilirlik stratejilerinin bir parçası olarak birçok şehirde çatı teraslarıyla kombine edilmiş veya alternatif olarak zaten zorunludur. Türkiye ise henüz bu gelişmelerin farkında bile değildir. 25 yıl süren Neo-liberal belediyecilik Türkiye şehirlerini yeşilden arındırılmış bölge haline getirmiştir. Üstelik yeşil namına nicelik olarak bakan neo-liberal belediyeler yandaşları aracılığı ile yurt dışından getirdikleri ağaçlar ile kent topraklarını toprak hastalıklarına sevk ederken, ağaçları da katletmişler onların yaşamasını da sağlayamamışlardır. Dünyada çeşitli kamu idareleri, yardım programlarına bu yeşil çatı veya yeşil cephe unsurlarının kurulumunu finanse etmek ve sübvanse etmek için fonlar dahil etmektedir.

Shma + Sansiri, Vertical Living Gallery, Bangkok

Shma + Sansiri, Vertical Living Gallery, Bangkok

Hidroponik veya Substrat Bazlı Sistemler

Biraz da teknik bilgi verelim. Yeşil bir cephe hangi unsurlardan oluşur? Avantajları ve dezavantajları nelerdir?


Basitçe söylemek gerekirse, yeşil bir cephe, bitki örtüsünün duvarın tabanından büyümesi için bir yaşam desteği kurmayı içerir. Yaşam desteği türü, yeşil cephenin teknik karmaşıklık derecesini belirleyen, bitki örtüsünü, olduğu gibi, mimarlığın hizmetinde yenilikçi bir malzemeye dönüştüren şeydir.


Yeşil cephe sistemleri iç mekanlarda da kurulabilen yapılardır ancak genellikle binaların dış kısımları için tercih edilirler. Besinlerini alma şekillerine göre sınıflandırılabilirler, bu nedenle hidroponik veya substrat bazlıdırlar.

Hidroponik Bahçeler

Hidroponik bahçeler, bitkilerin köklerinin “inert” bir ortamda (örneğin dokunmamış keçe, taşyünü veya teknik köpük) bitkilerin ihtiyaç duyduğu tüm besin maddelerinin bir sulama sistemi aracılığıyla onlara ulaşacağı şekilde büyüdüğü bahçelerdir. Bu sistemler daha hafif ve oldukça dayanıklıdır. Ancak sulama sistemindeki kusurlara duyarlıdırlar. Sistem arızası bunları kısa sürede yok eder. Mantar ve bakteriyel vebalardan muzdarip olmaya daha yatkındırlar ve düşük sıcaklıklarda donma gibi sorunlar yaratırlar.


Substrat Bazlı Sistemler

Substrat bazlı bir sistemde, kökler, besin maddelerine katkıda bulunurken ve havalandırma ve drenaja yardımcı olurken su tutma kapasitesi veren hafif karışımlarla (teknik inciler ve köpükler) organik bir ortamda büyürler. Sistem soğuğa karşı daha dayanıklıdır. Bitkiler bu sistemlerde daha hızlı büyürler. Ayrıca substrat bazlı bir sistem hidroponik sistemlerden daha az bakım gerektirir. Başlıca rahatsızlık, substratın ağırlığı, daha karmaşık bir sulama sistemi kullanma ihtiyacıdır. Substratın düşük dayanıklılığı nedeniyle, zaman zaman döllenmesi, hatta değiştirilmesi de gerekebilmektedir.

"Gelenekten ilham alan substrat bazlı dikey bahçeler, bitkilerin hızlı büyümesini ve bakımını kolaylaştırmasını sağlar, ancak ağırlıkları ve daha karmaşık sulama sistemlerine olan ihtiyaçları onları entegre etmeyi zorlaştırır."

Geleneksel ve Yeni Sistemler

Tırmanma bitkilerine dayanan geleneksel bahçe sistemleri ve dikey bitki yatakları bu bölümde söz konusudur.

Genel olarak, dikey bir bahçe kurmak için ihtiyacınız olan ilk unsur, bitki örtüsünü ve ayrıca gerekli substratı tutmak için cephede bir kaptır. Bu kap cepheye farklı şekillerde tutturulabilir. Plastik veya metalik malzemelerden yapılabilir ve genellikle modülerdir, bu nedenle kaplanacak cephenin şekline ve boyutlarına kolayca uyarlanabilir. Kap, substratın dikey konumda kalmasını sağlamalı ve bitkilerin büyüyebilmesini sağlarken kalınlığı mümkün oldukça az iyi olmalıdır.

Konteyner elemanları modüler olabilir veya sahada inşa edilebilir. Modüler sistemler hızlı bir şekilde monte edilmiş prefabrik panellerden oluşurken, yerinde olanlar cephenin alabileceği herhangi bir forma uyarlanabilecek şekilde katman katman yerleştirilir. Kendi adına, bitki örtüsü önceden ekilebilir (cepheyi baştan örtecek kadar büyümüş bitkilerin yerleştirilmesini mümkün kılar) veya yerinde ekilebilir.

Dikey bahçe sistemlerinde cephe, drenajlar vasıtasıyla alt kısımda toplanacak ve yeniden sirküle edilecek, yerçekiminin cephenin yüksek kısmından indirdiği suyu kullanarak, genellikle damlama sulama yoluyla sabit bir su teminini garanti eden bir sistemle donatılmalıdır. Sistem son olarak, kabın duvara sabitlenmesiyle tamamlanır ve genellikle yeşil cephe ile duvar arasında bir hava odası bırakılır.


Avantajlar ve Sorunsallar

Yeşil cephe sistemlerinin avantajları

• Çevresel,

• Enerjik,

• Yapısal ve

• Sosyal niteliktedir.


Hava Kalitesi Bina ve Çevresinde Artar

İlk olarak, binadaki ve çevresindeki havanın kalitesi önemli ölçüde artar. Bunun nedeni, bitkilerin karbondioksit alması, oksijeni serbest bırakması ve içinde asılı duran toz parçacıklarının ve kirleticilerin havasını temizlemesidir. Bitkiler havadaki kirletici parçacıkların %85'ine kadar filtreleme yapabilirler. Şehir hava kalitesine ciddi katkılar sağlarlar.

Yeşil çatı ve Cepheler Ortam Sıcaklığını Düşürürler, Isı Adası Etkisini Yok Ederler

Ağaçlar, bitki örtüsü ve su kütleleri, gölge sağlayarak, bitki yapraklarından su alarak ve yüzey suyunu buharlaştırarak havayı soğutan doğanın kliması görevi görüyor. Doğal peyzajı, yol, bina ve diğer yapıları inşa etmek için kullanılan asfalt, beton ve taşla değiştirdiğimizde ısı adası etkisi oluşur.


Türkiye şehirleri ısı adası etkisi altındadır. Isı adası etkisi, yerleşim yerlerinin çevrelerinde bulunan kırsal alanlara göre daha yüksek hava sıcaklığına sahip olmasıdır. Özellikle gece vakti sıcaklık farkı 10 derece civarına ulaşabilir. Bu fazlalık şehrin enerji ihtiyacını, iklimlendirme maliyetini, hava kirliliğini ve sera etkisi yapan gazların emisyonunu artırır. Ayrıca şehirdeki bitki ve hayvanları ısı farkı öldürür.

Öte yandan yeşil cepheler ısı ve ses yalıtımı sağlayarak bina çevresindeki ortam sıcaklığını düşürmektedir. Bitki örtüsünün güneş radyasyonunu emmesi, böylece yapılı çevrede sıcaklığı düzenlemesi bina iklimlendirme maliyetlerini kent genelinde %20 oranında düşürür.

Aslında, bitkiler yaz aylarında doğrudan olarak radyasyonu emerek aşırı ısınmayı önlerler. Kışın iç mekan ısısının kaçmasını yine bitkiler önleyebilir.


Kentte ve Binada Akustik Sağlık

Akustik yalıtıma gelince, dikey bahçeler dışarıdan gelen 40dB'ye kadar sesi yalıtabilir. Kentte çınlamayı ve yansımayı azaltır. Kent genelinde sessizliği sağlamanın tek yolu daha fazla yeşil cepheler ve yeşil çatıdır.


Bina Ömrünü Uzatırlar

Binayı kaplayan bitki örtüsü aynı zamanda - bakımın yeterli olduğunu - yüzeylerini yağmura ve ultraviyole ışınlarına karşı korumaya katkıda bulunur. Buna ilave olarak kentte açık alanlarda yapı malzemelerinin ömrü gölgede daha fazladır. Bunun somut örneği asfalt veya kaldırım kaplamalarıdır.


Bina ve Kentin Ekonomik Değeri

Son olarak, yeşil cepheler binaların ve kentin turistik değerini yükseltirler. Yeşil çatı ve cepheler LEED gibi yeşil bina sertifikalarında daha yüksek puanlar almalarını sağlar, binaları ve çevrelerini estetik olarak iyileştirirler. Bu sayede bina bazında ve şehir genelinde ekonomik bir gelişme yaşanır. Buna turistik değer artışı ismi verilmektedir.

Yeşil çatılar ve cepheler yağışlara göre ağırlığı değişebilen yapı elemanlarıdır.

Olumsuzluklar Nelerdir?

Yeşil cephelerin faydaları rahatsızlıklardan daha ağır bassa da, bazı olası olumsuz etkileri unutmamalıyız. Yeşil cepheler yapılar üzerine yük bindirirler. Üstelik bu yük yeşil cephe veya çatının türüne göre değişken bir yüktür. Kurumaya vya veya ıslanmaya göre ağırlık değişir. Bu nedenle bazen projeyi daha pahalı hale getirebilecek yapısal takviye olmadan mümkün değillerdir. Statik nedenlerle, bu tür sistemleri inceleyerek en erken aşamalardan itibaren mimari projeye dahil etmek önemlidir. Öte yandan, 'canlı malzeme' oldukları için, bitkilerin yeterli bakıma ihtiyacı vardır ve bu da maliyetlerde artışlarla birlikte gelir. Bitkilerin bakımı ayrıca bir emisyon oluşturur. Buna karşı emisyon azaltıcı önlemler planlanarak bu bitkilere bakım yapılmalıdır. Dahası, bu tür cepheler, özellikle mülkiyetin eski olduğu binalarda yapılan tadilatlarda, mülk sahiplerinin her zaman karşılayamayacağı miktarları içeren büyük bir yatırım gerektirir.

Photo: National Geographic and Patrick Blanc

Son olarak, botanik türlerin seçimi çevreye uygun değilse, kurulum kaliteli bir şekilde yapılmazsa veya bakım paritenin altındaysa, bitkilerin büyümesi ve suyun varlığı yapısal problemlere, sızıntılara ve rutubete neden olabilir.


Bu ve diğer zorluklara rağmen, dikey bahçeler, yeşil çatılarla birlikte şehirlerimizde giderek daha sık kullanılan, kendi başlarına yapı elemanları haline gelmiştir.

Palacio de Congresos in Vitoria-Gasteiz by Urbanarbolismo, Vitoria-Gasteiz, Spain

Sonuç Olarak

İklim değişikliği ile mücadelenin savaşının verildiği yerler olan şehirlerde yeşil cephe ve çatıların vazgeçilmezliği inkar edilemez çevresel avantajlarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, özellikle iklim değişikliği nedeni ile şehirleri dayanıksız hale gelmiş olan Türkiye’de inşaat yönetmeliklerine, mevzuata ve ruhsat süreçlerine zorunlu önlemler olarak yeşil cepheler ve çatılar eklenmelidir.

Palacio de Congresos in Vitoria-Gasteiz by Urbanarbolismo, Vitoria-Gasteiz, Spain

ECOBUILD, binanıza entegre yeşil cephe ve çatı sistemlerini tasarlamanızda sizlere tüm mühendislik danışmanlık hizmetlerini sunmaktadır. Lütfen bizimle iletişime geçiniz.

327 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page