top of page

Dünyamızdaki Suyun Miktarı Çok Değil

Dünyamızdaki suyun miktarını gösteren görselimiz aşağıda yer alıyor. Görseli USGS'nin görselinden esinlenerek orjinaline sadık olarak yeniden yaptık.

Görsel dünyamızdaki su kaynaklarının aslında dünyamız yüzeyinde ince bir film tabakası oluşturduğunu gösteriyor. Dünyamızda aslında 1,386 milyar km3 su bulunuyor.

Bu görüntü, Dünya'nın boyutuna kıyasla Dünya'daki suyun göreceli miktarını temsil eden mavi küreleri göstermektedir. Bu su kürelerinin bu kadar küçük görünmesine siz de şaşırdınız mı? Emin olun ilk gördüğümde ben de şaşırmıştım. Görselin pdf'ine we sitemizin "Yayınlar" bölümünden olaşabilirsiniz.


Bu su küreleri Dünya'nın büyüklüğüne göre çok küçükler değil mi? Bu görüntüler üç boyutu küreler olarak suyumuzu göstermeye çalışıyor, dolayısıyla her küre aslında bir "hacmi" temsil ediyor. Dünyanın hacmiyle karşılaştırıldığında gezegendeki su miktarının çok az olduğunu gösteriyorlar. Okyanuslardaki su yüzeyde yalnızca "ince bir su filmi" oluşturur. Okyanusların derinliği dünyanın büyüklüğüne oranla çok ince bir film tabakası gididir.


Dünya'nın tüm suyunu, Dünya'nın sıvı tatlı suyunu ve göl ve nehirlerdeki suyu temsil eden küreler bizim suyu ne kadar hassas kullanmamız gerekiğini hatırlatıyor. Oysa dünyadaki tatlı su kaynaklarının neredeyse %90’ı kirletilmiş durumda.


En büyük küre Dünya'nın tüm suyunu temsil ediyor. Çapı yaklaşık 1.384 km’dir (Salt Lake City, Utah ile Topeka, Kansas arasındaki mesafeye eşdeğerdir) ve hacmi yaklaşık 1.386.000.000 km3 (kilometreküp)dür. Bu değeri yuvarlayarak 1,4 milyar km3 olarak veren kaynaklar da vardır. Ancak gerçek rakam 1.386.000.000 km3'dür.


Bu küre okyanuslardaki, buzullardaki, göllerdeki, nehirlerdeki, yer altı sularındaki, atmosferik sulardaki ve hatta sizin, köpeğinizin ve domates bitkinizdeki suyun tamamını içerir.


Sıvı Tatlı Su Miktarımız

İnsanların ve diğer pek çok canlının hayatta kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu tatlı su, toplam suyun ne kadarını oluşturuyor? Bu sorunun cevabı çok şaşırtıcıdır. Görselde ABD’de Kentucky Eyaleti’nin üzerindeki mavi küre dünyanın sıvı tatlı suyunu (yeraltı suyu, göller, bataklık suyu ve nehirleri) temsil etmektedir. Hacim yaklaşık 10.633.450 km3 olup, bunun %99'u yeraltı suyudur. Bu suyun büyük bir kısmı insanlar tarafından erişilemez niteliktedir. Bu kürenin çapı yaklaşık 272,8 kilometredir.

Göllerde ve Nehirlerdeki Su

Görselde ABD’de Atlanta, Georgia üzerindeki "minik" balonu fark ettiniz mi? Bu, gezegendeki tüm göl ve nehirlerdeki tatlı suyu temsil ediyor. İnsanların ve dünyadaki yaşamın her gün ihtiyaç duyduğu suyun çoğu bu yüzey suyu kaynaklarından gelmektedir. Bu kürenin hacmi yaklaşık 93.113 km3’dür. Bu kürenin çapı yaklaşık 56,2 kilometredir.

Michigan Gölü yakından baktığınızda size büyük gelebilir. Oysa derinliği sadece 91 metredir. Bu derinlik dünya büyüklüğü düşünüldüğünde adeta bir film tabakası gibi incedir.

Belki şaşırdınız, Michigan Gölü bu küreden çok daha büyük görünüyor, ancak neredeyse 35 mil yüksekliğinde bir baloncuk hayal etmeye çalışmalısınız; oysa Michigan Gölü'nün ortalama derinliği 91 metreden azdır.


Görselin Öğrettikleri

Su dünya üzerinde sınırlı bir kaynaktır. Tasarruflu kullanılmalıdır. Doğaya can veren su kaynaklarının kirletilmemesi, onların korunması dünya ve üzerinde yaşayan insan dahil tüm canlılar için hayati bir gerekliliktir. Her gün barajlarda depolanan, arıtılan, basınçlandırılan ve evimize gelen suyu günlük tüketimimiz 25 litreyi geçmeyecek şekilde kullanmalıyız. İlk duyulduğunda size zor bir değer gibi gelebilir. Ancak Afrika’da bir çok bölgede bu değer bile sağlanamıyor. Türkiye’nin su fakiri ülke statüsünde olduğunu hiçbir zaman aklımızdan çıkartmayalım. Bu doğrultuda ülkemizin su varlıklarını koruyalım ve su tüketimimizi alacağımız bireysel önlemler ile azaltalım. Çocuklarımıza daha temiz güzel bir dünya bırakalım.

Binalaradaki peyzaj su tüketiminin %20'sini gerçekleştirir.

Yeşil Binalar Su Tüketimimizi Düşürür

Dünyada su tüketimimizin büyük bir kısmı binalardan kaynaklanmaktadır. Yeşil bina stratejilerini projelerimize uyguladığımızda su tüketimimizi uluslararası IPC gibi standartlara göre %65 oranında düşürme imkanımız vardır. Dolayısıyla su tüketimimizi düşürmek için yeşil bina uygulamaları yapmak bir seçenek değil günümüz şartlarında bir zorunluluktur. Bu konu ile ilgili olarak bina su stratejileri ECOBUILD tarafından projelerinize önerilmektedir.

Gri su arıtma ve yeniden kullanma sistemleri önemli tasarruf imkanları oluşturur.

Bazı Şaşırtıcı Bilgiler Daha Verelim

Dünyadaki suyun bir kısmının güneşten daha yaşlı olabileceğini biliyor muydunuz? Bilim insanları, gezegenimizde Samanyolu'nun oluşumundan önceye, 4,6 milyar yıl öncesine dayanan su moleküllerinin bulunduğunu tahmin ediyor.


The Huffington Post'a göre günlük hayatımızda ister içmek, ister banyo yapmak, ister yüzmek için karşılaştığımız suyun önemli bir kısmı aslında uzaydan geliyor. Bu su sadece Dünya'dan kaynaklanmadı, aynı zamanda gezegenimizin oluşumundan da öncesine dayanıyor.

Dünyamızdaki su kaynakları şehirlerde kirletilmekte ve atm olarak arıtılamamaktadır.

Peki bilim insanları suyumuzun yaşını nasıl belirledi?

Su moleküllerinin yaşını belirlemek tuhaf gelebilir çünkü hepsi aynı bileşime sahip görünüyor: iki hidrojen atomu ve bir oksijen atomu. Ancak araştırmacılar bu molekülleri oluşturan elementleri daha derinlemesine araştırdılar.


Her şey bilim adamlarının güneş sisteminin yaşını belirlemeye çalışmasıyla başladı. Yıldızlararası buzdaki hidrojen ve döteryum seviyelerini incelemeye odaklandılar. Döteryum, ek bir nötron içeren bir "ağır hidrojen" izotopudur. Bu izotop yalnızca uzay boşluğunda olduğu gibi aşırı soğuk sıcaklıklarda oluşabiliyor.


Daha sonra bilim insanları, Samanyolu'nun oluşumu sırasında mevcut koşulları simüle etmek için bir bilgisayar modeli oluşturdular. Amaç, güneşin yıldızlararası buzda ve Dünya'daki bir miktar suda gözlemlenen döteryum seviyelerini üretmeye yetecek kadar enerji üretip üretemeyeceğini araştırmaktı.


Sonuçlar, güneşin tek başına gözlemlenen seviyeleri açıklamaya yetecek miktarda döteryum üretemediğini gösterdi. Sonuç olarak bilim insanları, bu "ağır hidrojeni" içeren suyun çoğunluğunun, güneş sistemimizin oluşumundan önce uzaydan gelmiş olması gerektiği sonucuna vardı.


Bunun bizim için ne gibi sonuçları var?

Dünyadaki suyun önemli bir kısmında “ağır hidrojen” bulunmasının insanoğluna doğrudan bir etkisi bulunmuyor. Her zaman mevcuttu ve olmaya devam edecek. Bununla birlikte, bu bulguların diğer bilimsel arayışlar için önemli sonuçları vardır.


Araştırmaya katılan araştırmacıların yanı sıra bulgular hakkında yorum yapan diğer uzmanlara göre, bu keşfin dünya dışı yaşam arayışımız üzerinde geniş kapsamlı sonuçları var. Su, bir gezegendeki yaşamın evrimi için çok önemli bir kaynaktır. Dolayısıyla eğer uzaydan gelen su Dünya'nın oluşumunda rol oynadıysa, Samanyolu ve ötesindeki diğer gezegenlerin oluşumuna da katkıda bulunmuş olması akla yatkındır. Bu da evrende daha fazla yaşam bulma ihtimalinin arttığını da gösteriyor.


Kaynak:

  • Howard Perlman, USGS

  • Jack Cook, Woods Hole Oceanographic Institution,

  • Adam Nieman, Igor Shiklomanow

  • www.usgs.gov/media/images/all-earths-water-a-single-sphere

  • www.culligan.co.uk/just-how-old-is-the-water-on-earth/#:~:text=Did%20you%20know%20that%20some,formation%20of%20the%20Milky%20Way.

98 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page