top of page

Akademik Kütüphane Binalarında Enerji Performansının Optimizasyonu: WESC-2026’da Sunulan Bütüncül Bina Enerji Modellemesi Çalışması Binalarda Enerji Verimliliği Optimizasyonu Yeşil Bina

Dünya Enerji Depolama Konferansı WESC-2026’da Bina Enerji Verimliliğine Türkiye’den Bilimsel Katkı

Enerji dönüşümü, iklim değişikliğiyle mücadele ve düşük karbonlu kalkınma hedefleri, yalnızca yenilenebilir enerji üretiminin artırılmasını değil, enerjinin üretildiği, depolandığı ve tüketildiği bütün sistemin yeniden ele alınmasını gerektiriyor. Bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri de binalardır. Çünkü enerji sisteminin son kullanım tarafında binaların performansı; elektrik talebinden ısıtma ve soğutma yüklerine, şebeke üzerindeki pik talepten yenilenebilir enerji ve enerji depolama sistemlerinin boyutlandırılmasına kadar çok geniş bir alanı doğrudan etkilemektedir.


Bu kapsamda hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bilimsel bildiri, 9–12 Ağustos 2026 tarihlerinde İstanbul Atlas Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 6. World Energy Storage Conference – WESC-2026 kapsamında 10 Ağustos 2026 tarihinde başarıyla sunuldu. Çalışma, Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nurdan Yıldırımile ECOBUILD Sustainable Design and Consultancy’den Murat DOĞRU tarafından ortaklaşa hazırlandı.


Çalışma, Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nurdan Yıldırımile ECOBUILD Sustainable Design and Consultancy’den Murat DOĞRU tarafından ortaklaşa hazırlandı.
Çalışma, Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nurdan Yıldırımile ECOBUILD Sustainable Design and Consultancy’den Murat DOĞRU tarafından ortaklaşa hazırlandı.

Çalışma, Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Nurdan Yıldırımile ECOBUILD Sustainable Design and Consultancy’den Murat DOĞRU tarafından ortaklaşa hazırlandı. Bildiride, İstanbul’da yer alan yeni bir üniversite kütüphanesi örneği üzerinden bütüncül bina enerji modellemesinin yüksek performanslı bina tasarımındaki rolü incelendi. Çalışmanın bilimsel omurgasını LEED v4 Building Design and Construction – BD+C, ASHRAE Standard 90.1-2010 Appendix G Performance Rating Method ve dinamik bina enerji simülasyonu oluşturdu.


WESC-2026 gibi enerji dönüşümü ve enerji depolama alanındaki uluslararası bir bilimsel platformda bina enerji verimliliğinin ele alınması ayrıca önem taşıyor. Çünkü geleceğin enerji sistemi yalnızca enerjinin nasıl üretildiği veya depolandığı ile değil, enerjinin ne kadar verimli tüketildiğiyle de şekillenecektir. Bir binanın enerji ihtiyacını tasarım aşamasında azaltmak; gelecekte o binaya entegre edilecek fotovoltaik sistemlerin, batarya enerji depolama sistemlerinin ve talep tarafı yönetimi çözümlerinin daha etkin ve ekonomik boyutlandırılmasına doğrudan katkı sağlar.


WESC-2026: Enerji Dönüşümünün Farklı Boyutlarını Buluşturan Uluslararası Bilimsel Platform

Bu yıl 6.'sı yapılan World Energy Storage Conference, 9–12 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul Atlas Üniversitesi’nde yurt içinden ve yurt dışından geniş bir katılımla gerçekleştirildi.
Bu yıl 6.'sı yapılan World Energy Storage Conference, 9–12 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul Atlas Üniversitesi’nde yurt içinden ve yurt dışından geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

Bu yıl 6.'sı yapılan World Energy Storage Conference, 9–12 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul Atlas Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Konferans programı; enerji depolama, hidrojen teknolojileri, termal enerji depolama, elektrokimyasal sistemler, yenilenebilir enerji, enerji dönüşümü ve entegre enerji sistemleri gibi çok farklı bilimsel alanları bir araya getirdi.

Konferansın açılış programında ve keynote oturumlarında Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Prof. Dr. Hussam Jouhara, Prof. Dr. Neven Duić, Prof. Dr. Seda Keskin Avcı gibi enerji alanında uluslararası çalışmaları bulunan bilim insanları yer aldı.


Konferansın açılış programında ve keynote oturumlarında Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Prof. Dr. Hussam Jouhara, Prof. Dr. Neven Duić, Prof. Dr. Seda Keskin Avcı gibi enerji alanında uluslararası çalışmaları bulunan bilim insanları yer aldı.
Dünya çapında önde gelen bilim adamları açılış konuşmalarını yaptılar.

Konferansın ilerleyen bölümündeki panel programında ise Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Prof. Dr. Hussam Jouhara, Prof. Dr. Neven Duić, Prof. Dr. Fares Al-Momani ve Stanford Üniversitesi tarafından dünya üzerindeki en etkili 6 bilim adamından birisi kabul edilen Prof. Dr. Arif Hepbaşlı gibi isimler bir araya geldi.


Böylesine geniş kapsamlı bir bilimsel ortam, enerji sistemlerine yalnızca üretim veya depolama teknolojileri perspektifinden değil, üretim–depolama–dağıtım–tüketim zincirinin tamamı üzerinden bakılmasına olanak sağladı. Bizim çalışmamız da bu zincirin son derece kritik olan tüketim tarafına, özellikle de yüksek performanslı binalara odaklandı.








Konferansın açılış programında ve keynote oturumlarında Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Prof. Dr. Hussam Jouhara, Prof. Dr. Neven Duić, Prof. Dr. Seda Keskin Avcı gibi enerji alanında uluslararası çalışmaları bulunan bilim insanları yer aldı.
Konferansın açılış programında ve keynote oturumlarında Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Prof. Dr. Hussam Jouhara, Prof. Dr. Neven Duić, Prof. Dr. Seda Keskin Avcı gibi enerji alanında uluslararası çalışmaları bulunan bilim insanları yer aldı.














Bildirimizin Sunulduğu Oturum


Bildirimiz, 10 Ağustos 2026 tarihinde saat 14.45–16.00 arasında Hall B – TESLA 02 salonunda gerçekleştirilen “Thermal Energy Storage and Conversion” başlıklı 2. oturumda sunuldu. Oturum başkanlığını Nader Javani yürüttü. Aynı oturumda enerji dönüşümü, yapay zekâ, rüzgâr enerjisi altyapıları, termoakustik sistemler ve enerji depolama gibi farklı alanlarda çalışan bilim insanlarının araştırmaları da sunuldu.

Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat DOĞRU olarak hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bilimsel bildiri, 9–12 Ağustos 2026 tarihlerinde İstanbul Atlas Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 6. World Energy Storage Conference – WESC-2026 kapsamında 10 Ağustos 2026 tarihinde başarıyla sunuldu.
Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat DOĞRU olarak hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bilimsel bildiri, 9–12 Ağustos 2026 tarihlerinde İstanbul Atlas Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 6. World Energy Storage Conference – WESC-2026 kapsamında 10 Ağustos 2026 tarihinde başarıyla sunuldu.


Bunlar arasında:

#58 – “Thermoelectric Properties of K0.1Cu1.9S Nanocomposite for Energy Conversion” başlıklı çalışma Marzhan Kubenova, Malik Balapanov ve Kairat Kuterbekov tarafından;


#48 – “Machine Learning and Hybrid Metaheuristic-Driven Health Monitoring of Offshore Wind Turbine Foundations for Reliable Grid-Scale Energy Storage Integration” başlıklı çalışma Amin Ghannadiasl tarafından;


#62 – “Design and Optimization of a Low-Cost Generator Inline Coupled with a Thermoacoustic Engine” başlıklı çalışma Patcharin Saechan ve Isares Dhuchakallaya tarafından;


#44 – “Latent Heat Versus Electrochemical Storage for Coincident Peak Shaving: A Technoeconomic Comparison”başlıklı çalışma ise Dogan Erdemir ve Ibrahim Dincer tarafından sunuldu.


Bizim #67 numaralı “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz de Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru imzasıyla aynı bilimsel oturumda yer aldı.


“Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz de Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru imzasıyla aynı bilimsel oturumda yer aldı.
“Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz de Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru imzasıyla aynı bilimsel oturumda yer aldı.

Bu oturumun önemli özelliklerinden biri, enerji dönüşümünün farklı teknolojik ölçeklerini aynı çatı altında buluşturmasıydı. Termoelektrik malzemelerden yapay zekâ destekli altyapı izlemeye, termoakustik enerji dönüşümünden bina ölçeğinde enerji optimizasyonuna ve pik yüklerin enerji depolama yoluyla azaltılmasına kadar uzanan çalışmalar, geleceğin enerji sistemlerinin disiplinler arası karakterini açık biçimde ortaya koydu. Bu nedenle oturumdaki bildirilerin konferansa önemli bilimsel katkılar sağladığını değerlendiriyoruz.,

Murat Doğru, ECOBUILD, Yeşil Bina, Altyapı ve Şehircilik Uzmanı
Murat Doğru, ECOBUILD, Yeşil Bina, Altyapı ve Şehircilik Uzmanı

Neden Akademik Kütüphane Binaları?

Üniversite kütüphaneleri enerji performansı açısından sıradan binalar değildir.

Bu yapılar uzun çalışma saatlerine, değişken kullanıcı yoğunluklarına, yüksek aydınlatma gereksinimlerine, bilgisayar ve diğer elektrikli ekipmanlardan kaynaklanan önemli iç yüklere ve yüksek taze hava ihtiyacına sahiptir. Kitapların, arşivlerin ve özel koleksiyonların korunması ise sıcaklık ve nem koşullarının daha hassas kontrol edilmesini gerektirebilir.

Dolayısıyla akademik kütüphanelerde enerji performansı yalnızca “daha az enerji tüketmek” şeklinde ele alınamaz.


Temel mühendislik sorusu şudur:

Enerji tüketimi azaltılırken kullanıcıların termal konforu, iç hava kalitesi ve binanın fonksiyonel gereksinimleri aynı anda nasıl korunabilir?

Bütüncül bina enerji modellemesi tam olarak bu soruya yanıt verebilen araçlardan biridir.

Çalışmamızın çıkış noktalarından biri de buydu. Bina kabuğu, cam sistemleri, aydınlatma, HVAC sistemleri, havalandırma, pompalar, kullanım programları ve kullanıcı davranışları birbirinden bağımsız parametreler olarak değil, birbirleriyle sürekli etkileşim halinde olan tek bir enerji sistemi olarak değerlendirildi.


 Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Prof. Dr. Hussam Jouhara, Prof. Dr. Neven Duić, Prof. Dr. Seda Keskin Avcı gibi önemli isimler konferansda yer aldılar.
 Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Prof. Dr. Hussam Jouhara, Prof. Dr. Neven Duić, Prof. Dr. Seda Keskin Avcı gibi önemli isimler konferansda yer aldılar.

Bütüncül Bina Enerji Modellemesi Neden Önemli?

Geleneksel tasarım yaklaşımında bina sistemleri çoğu zaman ayrı ayrı değerlendirilir. Mimari ekip bina kabuğunu ve cepheyi, elektrik tasarım grubu aydınlatmayı, mekanik tasarım grubu HVAC sistemlerini ele alır. Ancak enerji açısından bina bu şekilde çalışmaz.

Örneğin pencere özelliklerinin değiştirilmesi soğutma ve ısıtma yüklerini etkiler. Aydınlatma gücünün azaltılması yalnızca elektrik tüketimini düşürmez; aynı zamanda iç ısı kazançlarını ve dolayısıyla soğutma yükünü de değiştirir. Taze hava miktarının artırılması iç hava kalitesini yükseltebilir ancak fan ve şartlandırma enerjisini artırabilir. Bu nedenle yüksek performanslı bina tasarımında temel yaklaşım, entegre tasarım olmalıdır.

Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru olarak hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz bilimsel oturumda Murat Doğru tarafından sunuldu.
Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru olarak hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz bilimsel oturumda Murat Doğru tarafından sunuldu.

Literatür değerlendirmemiz de bu yaklaşımı desteklemektedir. Üniversite ve kurumsal binalar üzerinde gerçekleştirilen önceki araştırmalar; bina kabuğu, HVAC, aydınlatma ve işletme stratejilerinin birlikte optimize edilmesi durumunda önemli enerji tasarrufu potansiyellerinin ortaya çıkabildiğini göstermektedir. Buna karşılık tasarım modeli ile gerçek işletme performansı arasında önemli farklılıkların oluşabileceği de bilinmektedir. Kullanıcı davranışları, commissioning eksiklikleri, öngörülmeyen ekipman yükleri ve gerçek çalışma programları bu farklılığın temel nedenleri arasındadır.


Bu durum enerji modellemesinin yalnızca sertifikasyon amacıyla kullanılan bir hesaplama aracı olmadığını, tasarım ve işletme kararlarının verilmesinde kullanılan bir mühendislik karar destek sistemi olması gerektiğini göstermektedir.


İncelenen Üniversite Kütüphanesi Binalarda Enerji Verimliliği Optimizasyonu Yeşil Bina

Çalışmamız kapsamında İstanbul’da yer alan yeni bir üniversite kütüphanesi incelendi.

Nihai bildiride değerlendirilen binanın toplam koşullandırılmış alanı yaklaşık 8.937 m² olarak tanımlandı. Arazi kot farklılıkları nedeniyle bina toplam yedi kattan; beş bodrum ve iki zemin üstü kattan oluşmaktadır.


Enerji modelinde kullanılan temel geometrik parametreler şu şekildedir:

  • Koşullandırılmış alan: 8.937 m²

  • Zemin üstü dış duvar alanı: 2.729 m²

  • Düşey cam alanı: 885 m²

  • Window-to-Wall Ratio – WWR: %32,4

  • Çatı alanı: 1.530 m²

  • Skylight alanı: 86 m²

  • Skylight oranı: %5,6

Bu geometrik yapı, bina kabuğu ile mekanik ve elektrik sistemlerinin performansını birlikte değerlendirmek için detaylı enerji modeline aktarıldı.


ASHRAE 90.1 Appendix G Esaslı Karşılaştırma

Çalışmanın en önemli metodolojik özelliklerinden biri, enerji performansının yalnızca tasarlanan binanın yıllık enerji tüketimine bakılarak değerlendirilmemesidir.

Performans, ASHRAE Standard 90.1-2010 Appendix G Performance Rating Method kapsamında oluşturulan referans bina – Baseline Building – ile karşılaştırıldı.


Böylece temel soru:“Bu bina yılda ne kadar enerji tüketiyor?”olmaktan çıkarak:“Aynı bina, standart bir referans tasarıma göre ne kadar daha iyi performans gösteriyor?” şeklinde tanımlandı.

Referans bina dört ana yön için 0°, 90°, 180° ve 270° döndürülerek ayrı ayrı simüle edildi ve dört simülasyonun aritmetik ortalaması referans bina performansı olarak kabul edildi. Önerilen bina ise gerçek mimari yönlenmesi, gerçek malzeme katmanları ve tasarlanan mekanik-elektrik sistem özellikleriyle modellendi. Bu yöntem, bina yönlenmesinden kaynaklanan avantaj veya dezavantajların karşılaştırma sonucunu yapay biçimde etkilemesini engelleyen Appendix G metodolojisinin önemli unsurlarından biridir.


Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru olarak hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz bilimsel oturumda Murat Doğru tarafından sunuldu. Sertifikamız takdim edildi.
Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru olarak hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz bilimsel oturumda Murat Doğru tarafından sunuldu. Sertifikamız takdim edildi.

8.760 Saatlik Dinamik Enerji Simülasyonu

Enerji simülasyonunda Carrier HAP – Hourly Analysis Program v5.10 kullanıldı.

Model, bir yılın tamamını temsil eden 8.760 saatlik iklim verisi üzerinden çalıştırıldı ve ASHRAE 90.1-2010 Appendix G kuralları ve varsayımları doğrultusunda geliştirildi.

Saatlik enerji simülasyonunun en önemli avantajı, binayı statik bir sistem olarak değerlendirmemesidir.

Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru olarak hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz bilimsel oturumda Murat Doğru tarafından sunuldu. Sertifikamız takdim edildi.
Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve Murat Doğru olarak hazırladığımız “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı bildirimiz bilimsel oturumda Murat Doğru tarafından sunuldu. Sertifikamız takdim edildi.

Dış hava sıcaklığı, güneş radyasyonu, kullanıcı yoğunluğu, ekipman yükleri, aydınlatma, havalandırma ve HVAC işletmesi gün ve yıl boyunca sürekli değişmektedir. Dinamik modelleme, bu değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini saatlik olarak hesaplayarak yıllık performansın çok daha gerçekçi biçimde analiz edilmesini sağlar.


Referans Bina ile Yüksek Performanslı Tasarım Arasındaki Fark

Araştırmanın en önemli bölümlerinden biri, standart referans bina ile önerilen yüksek performanslı tasarım arasındaki teknik farklılıkların ortaya konulmasıdır.


Yüksek Performanslı Bina Kabuğu

Referans binada dış duvar U-değeri 0,324 W/m²K iken önerilen tasarımda bu değer 0,220 W/m²K seviyesine düşürüldü.

Çatı U-değeri ise 0,273 W/m²K’den 0,180 W/m²K’ye indirildi.

Bu değişiklikler bina kabuğundan gerçekleşen ısı transferinin azaltılması açısından kritik öneme sahiptir.

Bina kabuğunun performansının yükseltilmesi, özellikle HVAC sistemlerinin karşılaması gereken ısıtma ve soğutma yüklerinin kaynağında azaltılmasını sağlar. Bu nedenle yüksek performanslı bina tasarımında mekanik sistem verimliliğinden önce yüklerin azaltılması temel tasarım prensiplerinden biri olmalıdır.


Yüksek Performanslı Cam ve Doğrama Sistemi

Referans binada pencere U-değeri 2,670 W/m²K ve SHGC değeri 0,40 iken önerilen binada pencere U-değeri 1,30 W/m²K, SHGC ise 0,31 olarak modellenmiştir.

Bu iyileştirme, cam yüzeylerinden gerçekleşen ısı geçişini azaltırken güneş kaynaklı ısı kazançlarının da kontrol altında tutulmasına katkı sağlamaktadır.

Burada kritik tasarım yaklaşımı, cam alanını mümkün olduğunca artırmak değil; günışığı, manzara, ısı kaybı ve güneş kazancı arasında optimum dengeyi kurmaktır.

Binanın yaklaşık %32,4 WWR değerine sahip olması bu dengenin enerji modeli içerisinde değerlendirilmesine olanak sağlamıştır.


Aydınlatmada Büyük Enerji Tasarrufu

Akademik kütüphanelerde aydınlatma, hem doğrudan elektrik tüketimi hem de oluşturduğu iç ısı kazancı nedeniyle kritik bir enerji bileşenidir.

Referans modelde iç aydınlatma güç yoğunluğu 11,4 W/m² iken önerilen tasarımda bu değer yaklaşık 5,2 W/m²seviyesine düşürülmüştür.

Yüksek verimli LED aydınlatma sistemleri, günışığı ve kullanıcı algılamasına dayalı kontrol sistemleriyle desteklenmiştir.


Sonuç son derece dikkat çekicidir:

İç aydınlatma enerji tüketimi 268.720 kWh/yıl seviyesinden yaklaşık 125.510 kWh/yıl seviyesine gerilemiş ve %53,3 oranında tasarruf sağlanmıştır.

Dış aydınlatmada da %33,3 tasarruf elde edilmiştir. Bu bulgu, enerji verimli binalarda yalnızca yüksek verimli armatür seçiminin yeterli olmadığını; armatür verimliliği + doğru LPD + günışığı kontrolü + varlık algılama + otomasyon kombinasyonunun esas olduğunu göstermektedir.


HVAC Sistemlerinde Bütüncül Optimizasyon

Referans bina ASHRAE Appendix G kapsamında System 5/7, VAV, gaz kazanı ve chiller yaklaşımıyla değerlendirilirken, önerilen tasarımda yüksek verimli VAV sistemi ve ısı geri kazanımlı klima santralleri kullanılmıştır.

Kazan verimliliğindeki gelişme özellikle önemlidir.

Referans sistemin termal verimi %80 iken önerilen tasarımda %94,5 verimli yoğuşmalı kazan kullanılmıştır.


Buna ek olarak değişken hızlı pompalar, yüksek performanslı soğutma sistemleri ve talebe bağlı havalandırma stratejileri enerji modeline dahil edilmiştir.

Sonuç olarak pompaların yıllık elektrik tüketiminde %35,9 oranında azalma elde edilmiştir.

Ancak çalışmanın bilimsel açıdan dikkat çekici bulgularından biri, her enerji kaleminin mutlaka azalmasının gerekmediğini göstermesidir.

Önerilen tasarımda iç fan elektrik tüketimi artmıştır. Benzer şekilde soğutma elektrik tüketiminde de artış görülmektedir.

Bu ilk bakışta bir olumsuzluk gibi görünse de sistem seviyesindeki analiz farklı bir sonuç ortaya koymaktadır. ASHRAE 62.1 gerekliliklerine uygun daha yüksek taze hava debileri iç hava kalitesini korurken fan enerji tüketimini artırabilmektedir. Dolayısıyla enerji verimliliği, herhangi bir ekipmanın tek başına minimum enerji tüketmesi değil; bütün binanın enerji, iç hava kalitesi ve termal konfor hedeflerini birlikte sağlamasıdır.


Sonuçlar: Toplam Enerjide %26,4 Tasarruf

Araştırmanın en önemli bulgularından biri toplam yıllık saha enerjisi tüketimindeki değişimdir.

Referans binanın toplam yıllık site energy tüketimi 1.840,8 MWh/yıl olarak hesaplanırken önerilen tasarımda bu değer 1.354,5 MWh/yıl seviyesine gerilemiştir.


Bu sonuç:

486,3 MWh/yıl enerji tasarrufuna ve %26,4 toplam site enerji azalmasına karşılık gelmektedir.

Enerji Kullanım Yoğunluğu – Energy Use Intensity (EUI) açısından da aynı oranda önemli bir iyileşme elde edilmiştir.

Referans bina:

204,8 kWh/m²·yıl

Önerilen bina:

150,7 kWh/m²·yıl

Sonuç:

%26,4 EUI iyileşmesi.

Kaynak enerji tüketimi de 4.303,5 MWh/yıl’dan 3.478,3 MWh/yıl’a düşmüş ve %19,2 oranında kaynak enerji tasarrufu elde edilmiştir.


Elektrik ve Doğal Gaz Performansı

Elektrik tüketimi referans binada yaklaşık 1.134.268 kWh/yıl iken önerilen binada 983.777 kWh/yıl olarak hesaplanmıştır.

Bu değer yaklaşık:

150.491 kWh/yıl veya %13,3 elektrik tasarrufu anlamına gelmektedir.

Doğal gaz tarafındaki iyileşme ise çok daha yüksektir.

Referans binanın doğal gaz tüketimi 24.107,6 Therm/yıl, önerilen binanın tüketimi ise 12.648 Therm/yıl seviyesindedir.


Böylece:

11.459,6 Therm/yıl veya %47,5 doğal gaz tasarrufu elde edilmiştir.

Bu yüksek oran, bina kabuğunun iyileştirilmesiyle yüksek verimli yoğuşmalı kazan teknolojisinin birlikte uygulanmasının önemini göstermektedir. Başka bir ifadeyle, yalnızca daha verimli bir kazan seçilmemiş; önce binanın ısı kayıpları azaltılmış, ardından kalan ısıtma talebi daha yüksek verimli bir sistemle karşılanmıştır.

Bu yaklaşım yüksek performanslı bina mühendisliğinin temel prensiplerinden biridir: Önce enerji talebini azalt, sonra kalan talebi mümkün olan en verimli sistemle karşıla.

Yıllık Enerji Maliyetinde %20,1 Azalma

Enerji verimliliği yalnızca çevresel performans açısından değil, binanın yaşam döngüsü boyunca oluşacak işletme maliyetleri açısından da değerlendirilmelidir.

Referans binanın yıllık elektrik maliyeti 113.427 USD, doğal gaz maliyeti ise 28.254 USD olarak hesaplanmıştır.

Toplam yıllık enerji maliyeti böylece:

141.681 USD/yıl

seviyesindedir.

Önerilen tasarımda elektrik maliyeti 98.377 USD, doğal gaz maliyeti 14.824 USD seviyesine düşmektedir.

Toplam yıllık enerji maliyeti:

113.201 USD/yıl

olmaktadır.

Sonuç olarak yüksek performanslı tasarım:

28.480 USD/yıl enerji maliyeti tasarrufu ve %20,1 toplam yıllık enerji maliyeti azalması sağlamaktadır.

Bu sonuç, enerji verimliliğinin yalnızca çevresel bir sürdürülebilirlik stratejisi olmadığını; aynı zamanda doğrudan ölçülebilir ekonomik sonuçlar üreten bir yatırım stratejisi olduğunu göstermektedir.


Enerji Verimliliği Termal Konfordan Ödün Vermeden Sağlandı

Enerji verimliliği projelerinde önemli sorulardan biri şudur:

Enerji tüketimini azaltırken kullanıcı konforundan ödün veriliyor mu?

Çalışmamızda bu soru ayrıca analiz edilmiştir.

Nihai enerji modeli çıktılarında toplam 116 saatlik unmet load değeri elde edilmiştir. Bu değer ASHRAE 90.1-2010 kapsamında kullanılan 300 saatlik üst sınırın oldukça altında kalmıştır.

Dolayısıyla elde edilen enerji tasarrufu, binanın yıl boyunca kabul edilebilir termal performans sağlamasını engellememiştir.

Bu bulgu yüksek performanslı bina tasarımında son derece önemlidir.

Amaç kullanıcı konforunu azaltarak enerji tüketimini düşürmek değildir.


Amaç: daha az enerji kullanarak aynı veya daha yüksek çevresel kaliteyi sağlamaktır.

LEED v4 Açısından Sonuçlar

Çalışma aynı zamanda LEED v4 BD+C enerji performansı açısından değerlendirilmiştir.

Bütüncül enerji verimliliği stratejileri sonucunda bina LEED v4 EAp2 Minimum Energy Performance ön koşulunu tam olarak karşılamakta ve EAc2 Optimize Energy Performance kapsamında 6 puan elde etmektedir.

Bu sonuç, enerji modellemesinin LEED projelerinde yalnızca sertifika dosyasının hazırlanmasının son aşamasında gerçekleştirilecek bir doğrulama çalışması olarak görülmemesi gerektiğini göstermektedir.

Enerji modeli konsept ve tasarım geliştirme aşamalarında kullanıldığında mimarlara ve mühendislere şu soruların nicel cevaplarını verebilir:

Hangi duvar ve çatı performansı optimumdur?

Camların U-değeri ve SHGC değeri ne olmalıdır?

WWR ne düzeyde tutulmalıdır?

Aydınlatma güç yoğunluğunun azaltılması toplam bina performansını ne kadar etkiler?

HVAC sistemi nasıl seçilmelidir?

Pompa ve fan sistemlerinde değişken hızlı kontrol ne kadar tasarruf sağlar?

Taze hava miktarındaki değişiklik fan ve soğutma enerjisini nasıl etkiler?

Bu sorular tasarım sürecinde cevaplandığında enerji modellemesi bir sertifikasyon hesabından çıkarak gerçek bir tasarım optimizasyon aracına dönüşür.


Araştırmanın En Önemli Bulgusu: Tek Bir “Mucize Teknoloji” Yok

Detaylı çalışma taslağımızın ortaya koyduğu temel mühendislik sonucu özellikle önemlidir:

Yüksek bina enerji performansı tek bir enerji verimliliği önlemine bağlanamaz.

Performans;

  • bina mimarisi,

  • termal kabuk,

  • cam sistemi,

  • aydınlatma,

  • kullanıcı yoğunluğu,

  • HVAC kontrolleri,

  • işletme programları

  • ve havalandırma stratejilerinin birlikte çalışması sonucunda oluşmaktadır.


Çalışmanın detaylı değerlendirmesi, enerji performansının bu parametrelerin kümülatif etkileşiminin sonucu olduğunu ve bunun LEED ile ASHRAE tarafından desteklenen bütünleşik bina tasarımı yaklaşımını doğruladığını ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla geleceğin yüksek performanslı binalarının tasarımında temel yaklaşım “hangi enerji verimli ekipmanı kullanalım?” sorusundan çok daha kapsamlı olmalıdır.


Asıl soru: “Bütün bina sistemini nasıl optimize edebiliriz?” olmalıdır.

Tasarımcılar İçin Pratik Mühendislik Sonuçları

Çalışmanın genişletilmiş teknik değerlendirmesi, yüksek performanslı eğitim ve kurumsal binaların tasarımı açısından bazı önemli uygulama sonuçları ortaya koymaktadır.

Öncelikle bina kabuğu optimizasyonu HVAC ekipmanlarının boyutlandırılmasından önce yapılmalıdır. Çünkü termal yüklerin azaltılması yalnızca yıllık enerji tüketimini değil, gerekli mekanik sistem kapasitesini de azaltabilir.


İkinci olarak cam tasarımı, yalnızca mümkün olduğunca fazla günışığı elde etmeye veya mümkün olduğunca geniş şeffaf cephe oluşturmaya dayanmamalıdır. Cam oranı; termal performans, güneş kazancı, günışığı ve görsel konfor arasında dengelenmelidir.

Üçüncü olarak aydınlatma güç yoğunluğunun azaltılması, akıllı aydınlatma kontrol sistemleriyle birlikte ele alınmalıdır.


Dördüncü olarak enerji modelinde kullanılan kullanıcı programları, mümkün olduğunca binanın gerçek işletme karakteristiğini yansıtmalıdır.

Beşinci olarak özellikle kütüphane gibi farklı kullanım yoğunluklarına sahip mekanlardan oluşan yapılarda detaylı termal zonlama, HVAC sistemlerinin verimli çalışması açısından önem taşımaktadır.


En önemlisi ise bütüncül bina enerji simülasyonunun yalnızca sertifikasyon amacıyla değil, erken tasarım aşamasından itibaren karar destek aracı olarak kullanılmasıdır.


Enerji Depolama Açısından Çalışmanın Geleceğe Açılan Yönü

Araştırmamızın mevcut kapsamı esas olarak bina enerji performansı ve maliyet optimizasyonuna odaklanmaktadır. Ancak çalışmanın sonuçları enerji depolama açısından da gelecekte önemli araştırma alanları ortaya koymaktadır.

Bir binaya enerji depolama sistemi eklemeden önce binanın enerji talebinin optimize edilmesi gerekir.


Enerji verimsiz bir binaya büyük bir fotovoltaik sistem ve büyük bir batarya eklemek yerine, öncelikle bina kabuğu, aydınlatma ve HVAC yüklerinin azaltılması; ardından yenilenebilir enerji ve enerji depolama sistemlerinin optimize edilmiş talebe göre boyutlandırılması çok daha rasyonel bir mühendislik yaklaşımıdır.

Bu nedenle çalışmanın gelecekteki aşamalarında:

  • fotovoltaik elektrik üretimi,

  • batarya enerji depolama sistemleri,

  • demand-response stratejileri,

  • yenilenebilir enerji entegrasyonu

  • ve yaşam döngüsü karbon emisyonlarının

enerji modeline entegre edilmesi önemli bir araştırma alanı olacaktır. Genişletilmiş çalışma taslağında da gelecekteki araştırmalar için bu konular açık biçimde önerilmektedir.

Bu yaklaşım özellikle enerji depolama konferansının genel teması açısından önemlidir. Çünkü geleceğin binaları yalnızca düşük enerji tüketen yapılar olmayacaktır. Geleceğin yüksek performanslı binaları aynı zamanda enerji üreten, enerjiyi depolayan, talebini yöneten ve gerektiğinde elektrik şebekesiyle etkileşime giren aktif enerji sistemleri haline gelecektir.


Çalışmanın Sınırları ve Gelecekteki Araştırmalar

Bilimsel çalışmaların sonuçları kadar sınırlarının da açık biçimde ortaya konulması gerekir.

Bu araştırma simülasyona dayanmaktadır ve henüz post-occupancy gerçek enerji tüketim verileriyle kalibre edilmiş bir çalışma değildir.


Kullanılan iklim verileri tipik meteorolojik yılı temsil etmektedir; dolayısıyla gelecekte iklim değişikliğinin yaratabileceği sıcaklık ve aşırı hava koşullarını doğrudan içermemektedir.

Benzer şekilde kullanıcı programları tasarım varsayımlarına dayanmaktadır ve gerçek işletme sırasında farklılık gösterebilir.


Mevcut simülasyon kapsamında yenilenebilir enerji üretimi, batarya depolama ve demand-response sistemleri bulunmamaktadır. Projeye özgü emisyon faktörleri model çıktılarında bulunmadığından detaylı karbon emisyon analizi de bu aşamada gerçekleştirilmemiştir.

Bu nedenle araştırmanın doğal devamı, bina işletmeye alındıktan sonra gerçek enerji tüketim verilerinin toplanması ve enerji modelinin calibrated energy model yaklaşımıyla güncellenmesidir.


Böyle bir çalışma tasarım performansı ile gerçek işletme performansı arasındaki farkı ortaya koyacak ve gelecekteki benzer projeler için daha güçlü bir veri tabanı sağlayacaktır.


WESC-2026’da Başarıyla Gerçekleştirilen Sunum

Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ile birlikte hazırladığımız bu çalışma, 10 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul Atlas Üniversitesi, Hall B – TESLA 02 salonunda gerçekleştirilen WESC-2026 oturumunda başarıyla sunuldu.

Bildirinin uluslararası bir enerji konferansında sunulması, bina enerji verimliliğinin daha geniş enerji dönüşümü perspektifi içerisinde değerlendirilmesi açısından bizim için ayrıca önem taşıdı.


Çalışmamızın temel mesajı son derece açıktır:

En temiz ve en ekonomik enerji, öncelikle ihtiyaç duyulmayan enerjidir.

Enerji üretimi ve depolama teknolojilerinde ne kadar büyük ilerleme sağlanırsa sağlansın, binaların enerji talebi gereksiz derecede yüksek kalmaya devam ederse enerji dönüşümünün toplam maliyeti de yüksek olacaktır. Bu nedenle enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve enerji depolama birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan üç temel stratejidir.




Dünya Ölçeğinde Önem Taşıyan Bulgular

Çalışmanın önemi yalnızca incelenen üniversite kütüphanesinin enerji tüketimini azaltmasından kaynaklanmamaktadır. Araştırmanın daha geniş ölçekte verdiği mesaj, yüksek performanslı kurumsal binalarda enerji verimliliğinin tekil teknolojilerden ziyade bütünleşik tasarım yoluyla elde edilebileceğidir.

Bir akademik kütüphanede:

  • toplam site enerjisinin %26,4 azaltılması,

  • doğal gaz tüketiminin %47,5 azaltılması,

  • iç aydınlatma tüketiminin %53,3 azaltılması,

  • pompa enerjisinin %35,9 azaltılması,

  • enerji maliyetinin %20,1 düşürülmesi,

  • EUI değerinin 204,8’den 150,7 kWh/m²·yıl’a indirilmesi

ve bütün bunların termal konfor koşulları korunarak gerçekleştirilmesi, benzer iklimsel ve fonksiyonel koşullardaki eğitim ve kurumsal binalar için önemli bir örnek oluşturmaktadır.

Çalışmanın dünya ölçeğinde önem taşıyan tarafı, yalnızca belirli bir binaya ait performans rakamlarını sunması değil; enerji modeli destekli entegre tasarımın tekrarlanabilir bir mühendislik metodolojisi olduğunu göstermesidir. Bu metodoloji üniversite kampüslerine, kütüphanelere, kamu yapılarına ve diğer yüksek kullanımlı kurumsal binalara uyarlanabilir.


Sonuç: Geleceğin Binaları Enerji Sisteminin Aktif Bir Parçası Olacak

WESC-2026 kapsamında sunduğumuz çalışma, bina enerji performansının yalnızca sürdürülebilir mimarlığın bir alt başlığı olmadığını; geleceğin enerji sisteminin temel bileşenlerinden biri olduğunu göstermektedir.

Araştırmanın sonuçları, yüksek performanslı bir bina için başarılı enerji stratejisinin tek bir teknolojiye dayanmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır.


Yüksek performans;

iyi tasarlanmış bina kabuğu + yüksek performanslı camlar + optimize edilmiş aydınlatma + verimli HVAC + gelişmiş otomasyon + gerçekçi kullanım programları + doğru enerji modellemesi

birlikte ele alındığında ortaya çıkmaktadır.


Dinamik enerji simülasyonu bu sistemlerin birbirleriyle etkileşimini henüz tasarım aşamasında görmemizi sağlar. Böylece yalnızca enerji tüketimini tahmin etmekle kalmaz; farklı tasarım alternatiflerinin enerji, maliyet ve konfor üzerindeki etkilerini karşılaştırarak karar sürecini bilimsel verilerle destekler.


WESC-2026’da farklı ülkelerden ve farklı uzmanlık alanlarından bilim insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen oturumlar; enerji dönüşümünün malzeme biliminden yapay zekâya, termal enerji depolamadan hidrojen teknolojilerine, enerji sistemlerinden yüksek performanslı binalara kadar geniş bir bilimsel ekosisteme ihtiyaç duyduğunu bir kez daha gösterdi.

Bu kapsamda Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ile birlikte hazırladığımız çalışmanın WESC-2026’da başarıyla sunulmuş olması ve bina enerji modellemesinin enerji dönüşümündeki rolünün uluslararası bilimsel ortamda tartışmaya açılması bizim için ayrıca değerlidir.

Çalışmamızın ulaştığı temel sonuç ise geleceğin sürdürülebilir bina yaklaşımını özetlemektedir:


Önce enerji talebini azaltmak, ardından kalan enerjiyi mümkün olan en verimli şekilde karşılamak; daha sonra yenilenebilir enerji üretimi, enerji depolama ve akıllı talep yönetimini sisteme entegre etmek.


Bu yaklaşım yalnızca daha düşük enerji tüketen binalar değil; daha düşük karbonlu, ekonomik, dayanıklı ve geleceğin enerji sistemleriyle bütünleşebilen yapılar oluşturmanın temelidir.


Kaynakça

WESC-2026 Bildirisinde Kullanılan Bilimsel Kaynaklar

  1. Tsantili, A., Koronaki, I. & Polydoros, V. (2023). Maximizing energy performance of university campus buildings through BIM software and multicriteria optimization methods. Energies, 16, 2291.

  2. Uduokhai, D.O., Nwafor, M.I., Stephen, G-OID. & Adio, S.A. (2022). Simulation-based framework for energy efficiency optimization in educational and institutional buildings. Gyanshauryam International Scientific Refereed Research Journal, 5(5), 305–321.

  3. Romaios, A., Paravantis, J.A., Giannadakis, A., Malefaki, S., Souliotis, M., Antzoulatou, A. & Mihalakakou, G. (2026). Simulation-based and machine learning methodologies for energy optimization in buildings. Wiley Interdisciplinary Reviews: Energy and Environment, 15, e70021.

  4. Sharif, S.A. & Hammad, A. (2019). Simulation-based multi-objective optimization of institutional building renovation considering energy consumption, life-cycle cost and life-cycle assessment. Journal of Building Engineering, 21, 429–445.

  5. Salehi, M., Terim Cavka, B., Frisque, A., Whitehead, D. & Bushe, W. (2013). Improving the performance of a whole-building energy modeling tool by using post-occupancy measured data. Building Simulation Conference Proceedings.

  6. Al-Janabi, A., Kavgic, M., Mohammadzadeh, A. & Azzouz, A. (2019). Comparison of EnergyPlus and IES to model a complex university building using three scenarios: Free-floating, ideal air load system, and detailed.Journal of Building Engineering, 22, 262–280.

  7. Mankani, K., Nour, M. & Chaudhry, H. (2025). Thermal analysis of energy efficiency performance and indoor comfort in a LEED-certified campus building in the United Arab Emirates. Energies, 18(15), 4155.

  8. Yılmaz, A. & Sözen, A. (2021). Enerji simülasyonu yöntemiyle kamu binalarında enerji verimliliği ve LEED uyumluluk analizi. Politeknik Dergisi, 24, 1105–1116.

  9. Miao, Y., Chen, Z., Chen, Y. & Tao, Y. (2024). Sustainable architecture for future climates: Optimizing a library building through multi-objective design. Buildings, 14(6), 1877.

  10. El-Hafez, A.A., Alamri, U.A., Abdallah, A.S.H., Nayel, M.A., Abbas, H.S. & Hendy, M.A. (2026). Time-based energy conservation measures in an academic building. Buildings, 16(10), 1893.

  11. Lara Arambula, R., Carnieletto, L. & Pasut, W. (2023). Toward a resilient campus: Analysis of university buildings to evaluate fast implementing strategies to reduce the energy consumption. Building Simulation 2023, Vol. 18, pp. 637–644, IBPSA.

Bu kaynaklar, WESC-2026 için hazırlanan nihai bildirinin kaynakça bölümünde yer alan referanslardır.


Detaylı Çalışma Taslağında Kullanılan İlave Teknik Kaynaklar

  1. ANSI/ASHRAE/IES. (2010). ASHRAE Standard 90.1-2010: Energy Standard for Buildings Except Low-Rise Residential Buildings. ASHRAE.

  2. ASHRAE. (2011). ASHRAE Standard 62.1-2010: Ventilation for Acceptable Indoor Air Quality. ASHRAE.

  3. U.S. Green Building Council – USGBC. (2021). LEED v4 BD+C Reference Guide: Energy and Atmosphere.USGBC.

  4. Carrier Corporation. (2023). Hourly Analysis Program (HAP) Version 5.10 Engineering Reference Manual.

  5. Crawley, D.B., et al. (2008). Contrasting the capabilities of building energy performance simulation programs.Building and Environment, 43(4), 661–673.

  6. Attia, S. (2018). Net Zero Energy Buildings. Elsevier.

  7. Dincer, I. & Rosen, M.A. (2021). Energy, Environment and Sustainable Development. Elsevier.

  8. International Energy Agency – IEA. (2023). Buildings Sector Energy Report.

  9. ISO 52016-1:2017. Energy Performance of Buildings – Calculation of Energy Needs for Heating and Cooling.

  10. EN ISO 52000-1:2017. Energy Performance of Buildings – General Framework.

  11. ASHRAE. (2021). ASHRAE Handbook—Fundamentals. American Society of Heating, Refrigerating and Air-Conditioning Engineers.

  12. Torcellini, P., et al. (2006). Zero Energy Buildings: A Critical Look at the Definition. National Renewable Energy Laboratory – NREL.

  13. Reinhart, C.F. & Fitz, A. (2006). Findings from a survey on the current use of daylight simulations. Energy and Buildings, 38(7), 824–835.

  14. Deru, M., et al. (2011). U.S. Department of Energy Commercial Reference Buildings. NREL.

  15. Pérez-Lombard, L., Ortiz, J. & Pout, C. (2008). A review on buildings energy consumption information. Energy and Buildings, 40(3), 394–398.


Detaylı çalışma taslağında kullanılan bu teknik kaynaklar ASHRAE enerji ve havalandırma standartlarından LEED v4 BD+C’ye, HAP mühendislik referanslarından bina enerji simülasyonu ve sıfır enerji binaları literatürüne kadar çalışmanın metodolojik çerçevesini desteklemektedir.


Prof. Dr. Nurdan Yıldırım Kimdir?

Prof.Dr. Nurdan Yıldırım, Yaşar Üniversitesi, Makine Mühendisliği Bölümü, Makine Mühendisi, Yes-TR Yetkili Uzmanı, Enerji Yöneticisi, Bina Enerji Verimliliği Uzmanı
Prof.Dr. Nurdan Yıldırım, Yaşar Üniversitesi, Makine Mühendisliği Bölümü, Makine Mühendisi, Yes-TR Yetkili Uzmanı, Enerji Yöneticisi, Bina Enerji Verimliliği Uzmanı

Prof. Dr. Nurdan Yıldırım, enerji sistemleri, bina enerji verimliliği, termodinamik, yenilenebilir enerji, jeotermal enerji, enerji yönetimi ve sürdürülebilir bina teknolojileri alanlarında uzun yıllara dayanan akademik ve uygulamalı deneyime sahip bir Makine Mühendisidir. 2023 yılından 2026 yılına kadar Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevini yapmıştır ve halen Profesör olarak görev yapmaktadır. 2018–2023 yılları arasında aynı bölümde Doçent ve Bölüm Başkanı, 2014–2018 yılları arasında ise Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü’nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapmıştır.


Akademik eğitimini enerji ve termoakışkan sistemleri ekseninde şekillendiren Yıldırım, lisans derecesini Dokuz Eylül Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden, yüksek lisans ve doktora derecelerini ise İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Makine Mühendisliği Bölümü’nden almıştır. Doktora çalışmasında, flaş buharlı jeotermal enerji santrallarında yoğuşmayan gazların uzaklaştırılması sistemlerinin modellenmesi, simülasyonu ve optimizasyonu üzerine çalışmıştır. Ayrıca Belçika’daki Von Karman Institute for Fluid Dynamics bünyesinde Environmental and Applied Fluid Dynamics alanında lisansüstü diploma programını tamamlamış, İzlanda’da United Nations University Geothermal Training Programme kapsamında jeotermal enerji kullanımı üzerine ileri düzey eğitim almıştır.


Prof. Dr. Yıldırım’ın uzmanlık alanları özellikle bina enerji performansı, termal konfor, enerji ve ekserji analizleri, HVAC sistemleri, yenilenebilir enerji sistemleri, jeotermal enerji, bölgesel ısıtma-soğutma sistemleri, enerji yönetimi ve enerji sistemlerinin optimizasyonu üzerinde yoğunlaşmaktadır. Akademik kariyerinin yanı sıra enerji sektöründe uygulama deneyimine de sahiptir. 2010–2013 yılları arasında özel sektörde proje yöneticisi olarak görev yapmış ve çeşitli jeotermal enerji projelerinin arama aşamasından işletmeye alınmasına kadar geliştirilmesi ve yönetiminde sorumluluk üstlenmiştir.


Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Sertifikalı Enerji Yöneticisi olan Prof. Dr. Yıldırım, aynı zamanda Sertifikalı Sanayi Etüt Proje Yöneticisi unvanına sahiptir. Yaşar Üniversitesi Enerji Verimliliği ve Yönetimi Koordinasyon Kurulu üyeliği yapmakta ve üniversitenin TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi İç Tetkikçisi olarak görev almaktadır. Ayrıca üniversitenin Yeşil Üniversite çalışmalarında görev yapmakta, Makina Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen bina ve sanayi enerji yöneticisi eğitimlerinde ekonomik analiz yöntemleri konusunda eğitmenlik yapmaktadır. TÜBİTAK projelerinde hakemlik ve KOSGEB proje değerlendirme süreçlerinde kurul üyeliği gibi bilimsel ve teknik görevler de yürütmüştür.


Prof. Dr. Yıldırım’ın akademik çalışmaları bina enerji verimliliği ile doğrudan ilişkili çok sayıda araştırmayı kapsamaktadır. Yürütücülüğünü yaptığı projeler arasında “Enerji Verimliliği için İklim ve Konfor Koşullarına Bağlı Olarak Binaların Optimum İşletme Koşullarının Belirlenmesi” başlıklı araştırma bulunmaktadır. Bunun yanı sıra mikroalg panel reaktörlerinin bina cephelerinde kullanılması, güneş enerjisi destekli klima sistemleri, Türkiye’nin farklı iklim bölgelerinde termal konforun bina enerji tüketimine etkisi ve jeotermal enerji uygulamalarının çevresel performansı gibi çok disiplinli projelerde araştırmacı olarak görev almıştır.


Uluslararası araştırma projelerinde de aktif olarak görev yapan Yıldırım; iklim değişikliğine uyum, sürdürülebilir ulaşım ve su yönetimi, Avrupa şehirleri arasında iklim adaptasyonu iş birlikleri ve BIM ile bina enerji verimliliğini birleştiren GreenBIM yüksek lisans programı gibi projelerde araştırmacı olarak yer almıştır. Bu çalışmalar, enerji verimliliğinin yalnızca tek bina ölçeğinde değil, iklim uyumu, kentsel sürdürülebilirlik ve dijital tasarım teknolojileri ile birlikte değerlendirilmesi açısından önemli bir akademik birikim ortaya koymaktadır.


Bilimsel yayınlarında bina enerji performansı, termal konfor, jeotermal sistemler, yenilenebilir enerji, yaşam döngüsü değerlendirmesi, bina karbonsuzlaştırması ve enerji-ekserji analizleri öne çıkmaktadır. Yayınları arasında bina tasarım kararlarının karbonsuzlaştırma üzerindeki yaşam döngüsü etkileri, farklı bina ısıtma sistemlerinin ekserjetik performansı, üniversite binalarında pencere açılmasının enerji tüketimine etkisi, üniversite binalarında termal konfor ve enerji performansı, bina cephelerinde mikroalg biyoreaktörleri ve okul binalarında fotovoltaik sistem performansı gibi doğrudan yüksek performanslı bina tasarımıyla ilişkili çalışmalar bulunmaktadır.


Özgeçmişinde Ağustos 2024 itibarıyla Google Scholar’da 672 atıf ve h-indeks 11 bilgisi yer almakta; farklı yıllarda Yaşar Üniversitesi tarafından SCI/SSCI/A&HCI yayınları, ulusal yayınlar ve atıf performansı kapsamında başarılı araştırmacı ödüllerine layık görüldüğü belirtilmektedir. Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen Women in Energy programında akademi kategorisinde aday gösterilmiş ve Avrupa Birliği H2020 programı kapsamında enerji ve sürdürülebilir şehirler alanında “Above-Threshold Award” alan bir çalışmada yer almıştır.


Prof. Dr. Yıldırım’ın akademik uzmanlığının önemli bir bölümü eğitim faaliyetlerine de yansımaktadır. Lisans ve lisansüstü düzeyde Termodinamik, HVAC-R Sistemleri, Isı Transferi, Akışkanlar Mekaniği, Jeotermal Enerji Sistemleri, Yenilenebilir Enerji Sistemleri, Temiz Enerji Teknolojileri, Enerji Sistemleri Analizi, Enerji Sistemleri Tasarımı ve Enerji Sistemleri Modellemesi gibi dersler vermiştir. Bu geniş ders portföyü, araştırmalarındaki bütüncül enerji sistemi yaklaşımının akademik eğitim boyutundaki karşılığını oluşturmaktadır.


Prof. Dr. Nurdan Yıldırım’ın akademik geçmişi, özellikle üniversite ve eğitim binalarının enerji performansı, termal konfor, HVAC sistemleri, bina enerji modellemesi ve enerji optimizasyonu alanındaki çalışmaları dikkate alındığında, WESC-2026 kapsamında birlikte hazırladığımız üniversite kütüphanesi enerji performansı çalışmasının bilimsel altyapısıyla doğrudan örtüşmektedir. Enerji mühendisliği, akademik araştırma ve uygulamalı enerji yönetimini bir araya getiren bu birikim, bildiride gerçekleştirilen bütüncül bina enerji performansı değerlendirmesine güçlü bir bilimsel perspektif kazandırmıştır.


Murat DOĞRU Kimdir?

Murat DOĞRU, ECOBUILD, Yeşil Bina ve Yeşil Şehircilik Uzmanı, LEED AP BD+C, Envision SP, Yes-TR Yetkili Uzmanı
Murat DOĞRU, ECOBUILD, Yeşil Bina ve Yeşil Şehircilik Uzmanı, LEED AP BD+C, Envision SP, Yes-TR Yetkili Uzmanı

Murat DOĞRU, sürdürülebilir bina tasarımı, yeşil bina sertifikasyonu, bina enerji verimliliği, sürdürülebilir şehircilik, iklim değişikliği eylem planları, kentsel sera gazı emisyon envanterleri ve sürdürülebilir altyapı alanlarında Türkiye’de ve uluslararası ölçekte uzun yıllara dayanan deneyime sahip bir Şehir ve Bölge Plancısı, LEED AP BD+C ve Envision Sustainability Professional (Envision SP) uzmanıdır. Aynı zamanda sürdürülebilir bina, altyapı ve şehircilik alanında mühendislik ve danışmanlık hizmetleri veren ECOBUILD Sustainable Design and Consultancy’nin kurucusudur.


Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden 1993 yılında mezun olan Doğru, daha sonra Gazi Üniversitesi’nde İşletme alanında MBA yüksek lisansını tamamlamıştır. Mesleki uzmanlığını sürdürülebilir yapı ve altyapı alanında geliştiren Doğru, 2009 yılında U.S. Green Building Council – USGBC tarafından LEED AP BD+C, 2012 yılında ise Institute for Sustainable Infrastructure – ISI tarafından Envision SP yetkinliklerini kazanmıştır. ECOBUILD web sitesindeki profesyonel profilinde de eğitim ve mesleki akreditasyonları bu şekilde tanımlanmaktadır. (⁠ecobuild)


Murat Doğru’nun mesleki uzmanlık alanları; yeşil bina tasarımı ve yapımı, bina enerji verimliliği, yeşil yapı malzemeleri, sürdürülebilir altyapı, yeşil şehircilik, iklim değişikliğine uyum ve azaltım, SECAP – Sustainable Energy and Climate Action Plan, kent ölçeğinde sera gazı emisyon envanterleri ve entegre su yönetimi gibi birbirini tamamlayan disiplinleri kapsamaktadır. Türkiye’de ve yurtdışında bina emisyonlarının azaltılması, enerji verimli bina tasarımı, yeşil bina uygulamaları, sürdürülebilir altyapı, iklim eylem planları ve şehir-bölge planlama projelerinde teknik uzman ve proje yöneticisi olarak görev yapmış; Dünya Bankası projelerinde de kilit uzman olarak yer almıştır.


Mesleki kariyerinin önemli bir bölümü kamu yönetimi, büyük ölçekli kentsel projeler ve altyapı yatırımlarında geçmiştir. 1999–2009 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde başdanışmanlık görevlerinin yanı sıra Bilgi İşlem Daire Başkanlığı, Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı ve Fen İşleri Daire Başkanlığı görevlerinde bulunmuş; aynı dönemde çeşitli kamu şirketlerinde yönetim kurulu üyeliği ve yönetim kurulu başkanlığı görevleri yürütmüştür. Bu görevleri sırasında ulaşım altyapısı, kentsel dönüşüm, rekreasyon alanları, mimari yapılar, bilgi sistemleri ve büyük ölçekli kamu yatırımlarının planlama, tasarım ve uygulama süreçlerinin yönetiminde sorumluluk üstlenmiştir.


Doğru’nun kamu dönemindeki çalışmaları yalnızca bina projeleriyle sınırlı kalmamıştır. Ankara’da çok sayıda ulaşım altyapısı, alt ve üst geçit, tünel, yol, kentsel dönüşüm ve rekreasyon projesinin yönetiminde görev almış; 62 alt-üst geçit projesi ve 146 km kentsel yol projesinde proje direktörlüğü gibi büyük ölçekli teknik sorumluluklar üstlenmiştir. Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi, Dikmen Vadisi 3. Etap, Harikalar Diyarı, Gençlik Parkı ve çok sayıda kentsel yeşil alan çalışması bu dönemde yönettiği projeler arasında yer almaktadır.


2009 yılında kamu görevinden ayrılan Murat Doğru, uzmanlık alanını sürdürülebilir bina ve şehircilik konularında yoğunlaştırarak Ankara’da ECOBUILD’i kurmuştur. ECOBUILD bünyesinde yeşil yapı malzemeleri, yüksek performanslı binalar, LEED sertifikasyonu, bina enerji verimliliği, sürdürülebilir altyapı ve yeşil şehircilik projeleri üzerinde çalışmaya başlamıştır. Şirketin Türkiye ve uluslararası ölçekte yürüttüğü projeler, zaman içerisinde USGBC ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından verilen çeşitli ödüllerle de tanınmıştır.


Murat Doğru’nun sürdürülebilir bina alanındaki profesyonel deneyimi çok farklı yapı tiplerini kapsamaktadır. Havalimanları, hastaneler, üniversite yapıları, araştırma merkezleri, fabrikalar, veri merkezleri, ofisler, oteller, spor tesisleri, konut projeleri ve kamu binaları başta olmak üzere Türkiye’de ve yurtdışında çok sayıda projede sürdürülebilir tasarım, LEED danışmanlığı, enerji verimliliği ve yeşil bina stratejileri alanında görev yapmıştır. Proje portföyünde ABD Dışişleri Bakanlığı büyükelçilik yapıları, İzmir Adnan Menderes Havalimanı, İstanbul Finans Merkezi, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Bursa Şehir Hastanesi, ASELSAN Teknopark İstanbul, Türk Telekom Veri Merkezi, Konya Stadyumu, TÜBİTAK Bilim Merkezi ve çeşitli sanayi yapıları gibi geniş ölçekli çalışmalar bulunmaktadır.


Bina ölçeğinin yanı sıra sürdürülebilir şehircilik ve iklim planlaması Murat Doğru’nun diğer temel uzmanlık alanıdır. Bodrum ve Kocaeli SECAP çalışmaları, belediyeler için kurumsal sera gazı emisyon envanterleri ve azaltım eylem planları, Eskişehir Kocakır Ekolojik Şehir Projesi, Mekke Ekolojik Sıfır Karbon Şehir çalışması, Sultangazi Yeşil Şehircilik Projesi, organize sanayi bölgelerine yönelik sürdürülebilirlik çalışmaları ve bölgesel planlama projelerinde görev almıştır. Bu deneyim, bina enerji performansını yalnızca tek yapı ölçeğinde değil; kent, altyapı, enerji ve iklim politikalarının birbirleriyle ilişkisi içinde ele almasına olanak sağlamaktadır.


Murat Doğru, bilgi birikimini mesleki eğitim ve akademik paylaşım yoluyla da aktarmaktadır. LEED v3, v4 ve v4.1 Yeşil Bina Teknik Eğitimleri, LEED for Cities, Sürdürülebilir Şehircilik, Şehir Sera Gazı Emisyon Envanteri, Kurumsal Sera Gazı Emisyon Envanteri ve İklim Değişikliği ve Enerji konularında eğitim programları hazırlamış ve farklı kurumlarda sunmuştur. Eğitim verdiği kuruluşlar arasında çeşitli bakanlıklar, büyükşehir belediyeleri, üniversiteler, enerji kurumları, sanayi şirketleri, havacılık kuruluşları, inşaat şirketleri ve teknoloji firmaları bulunmaktadır.


Uluslararası bilimsel ve mesleki etkinlikler de kariyerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Özgeçmişinde, uzmanlık alanında 90’dan fazla uluslararası bildiri sunduğu; Türkiye’nin yanı sıra ABD, Belçika, Almanya, Fransa, İtalya, Güney Kore, Hırvatistan, Çin, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde mesleki çalışmalar ve bilimsel sunumlar gerçekleştirdiği belirtilmektedir. ECOBUILD’in güncel profesyonel profilinde ayrıca Türkiye’de ve yurtdışında 40’tan fazla üniversitede sürdürülebilir binalar, altyapılar ve şehirler konusunda ders ve konferanslar verdiği ifade edilmektedir. (⁠ecobuild)


Murat Doğru aynı zamanda şehircilik, mimarlık, tarihi çevre ve sürdürülebilir tasarım konularında çeşitli ulusal ve uluslararası yarışmalarda jüri üyeliği yapmıştır. İzmir S-HUB Sıfır Karbon Sürdürülebilirlik Merkezi gibi sürdürülebilir yapı odaklı yarışmaların yanı sıra, Ankara’da mimarlık ve kentsel tasarım yarışmalarında görev almış; geçmişte Ankara Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu ve UKOME çalışmalarında kurum temsilcisi olarak bulunmuştur.


Mesleki çalışmalarının uluslararası ve ulusal düzeyde çeşitli ödüllerle karşılık bulduğu görülmektedir. Özgeçmişinde yer alan ödüller arasında USGBC LEED Yılın Projesi Ödülü (2020), USGBC LEED Sıradışı Performans Gösteren Konut Projesi Ödülü (2020), USGBC Yeşil Bina Lideri Ödülü (2018), Green World Champion (2017), Dünya Çevresel Gelişim Ödülü (2017), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Ulusal Enerji Verimliliği Ödülü (2012) ve ESRI Special Achievement in GIS Award bulunmaktadır. ECOBUILD’in güncel profesyonel profilinde de bu ödüller kariyerinin önemli kilometre taşları arasında gösterilmektedir. (⁠ecobuild)


Bu akademik bildirinin hazırlanması açısından Murat Doğru’nun özellikle bina enerji verimliliği, LEED sertifikasyonu, yüksek performanslı bina tasarımı ve bütüncül sürdürülebilirlik yaklaşımındaki profesyonel deneyimi önem taşımaktadır. Üniversite kütüphanesinin ASHRAE 90.1 Appendix G kapsamında enerji modellemesiyle incelendiği WESC-2026 çalışması; yalnızca teorik enerji hesaplamalarına değil, farklı bina tipleri üzerinde yıllar içerisinde edinilmiş tasarım, sertifikasyon ve uygulama deneyimine de dayanan bir perspektif sunmaktadır.


Prof. Dr. Nurdan Yıldırım’ın enerji sistemleri, termodinamik, HVAC ve akademik enerji modelleme alanındaki uzmanlığı ile Murat Doğru’nun yeşil bina, LEED, bina enerji verimliliği ve sürdürülebilir tasarım konusundaki uygulama deneyiminin birleşmesi, “Energy Performance Optimization and Cost Reduction Strategies for Academic Library Buildings: A Whole-Building Simulation Approach” başlıklı WESC-2026 bildirisinin disiplinler arası niteliğini güçlendirmiştir.


Bu yönüyle Murat Doğru’nun mesleki yaklaşımı, tek tek teknolojilerin uygulanmasından çok binanın mimarisi, enerji performansı, mekanik ve elektrik sistemleri, kullanıcı konforu, sertifikasyon hedefleri ve yaşam döngüsü performansının bütüncül biçimde ele alınmasına dayanmaktadır. Bu yaklaşım, WESC-2026’da sunulan üniversite kütüphanesi çalışmasının da temel düşüncesini oluşturmaktadır: yüksek performanslı bir bina, tek bir enerji verimliliği teknolojisinin değil, entegre tasarım ve bilimsel enerji modellemesinin sonucudur.


Kongrenin mimarı olan Prof. Dr. Zafer Utlu çok başarılı bir organizasyonu daha tamamladı.
Kongrenin mimarı olan Prof. Dr. Zafer Utlu çok başarılı bir organizasyonu daha tamamladı.

WESC-2026’nın Gerçekleştirilmesinde Prof. Dr. Zafer Utlu’nun Katkısı

6. World Energy Storage Conference – WESC-2026’nın İstanbul Atlas Üniversitesi’nde başarıyla gerçekleştirilmesinde Konferans Başkanı Prof. Dr. Zafer Utlu’nun liderliği ve organizasyonel katkısı özellikle vurgulanmalıdır. Prof. Dr. Utlu başkanlığında gerçekleştirilen konferans; enerji depolama teknolojileri, termodinamik, enerji sistemleri mühendisliği, sürdürülebilir enerji çözümleri, yenilenebilir enerji entegrasyonu, şebeke esnekliği, karbonsuzlaşma, yapay zekâ ve veri odaklı optimizasyon gibi günümüz enerji dönüşümünün birbirini tamamlayan alanlarını aynı bilimsel platformda buluşturmuştur. Konferans programının plenary ve keynote konuşmalarını, hakem değerlendirmesinden geçen sözlü ve poster bildirilerini ve disiplinler arası bilimsel tartışmaları bir araya getirecek şekilde oluşturulması; araştırmacılar, mühendisler, sektör temsilcileri ve politika yapıcılar arasında uluslararası bilgi paylaşımı için güçlü bir ortam yaratmıştır. İstanbul Atlas Üniversitesi’nin resmi duyurusunda da WESC-2026, modern enerji sistemlerinin geliştirilmesine yönelik temel ve uygulamalı sorunları ele alan uluslararası bir bilimsel platform olarak tanımlanmaktadır.

Prof. Dr. Zafer Utlu  Konferans açılış konuşmasında. Utlu, konuşmasında enerji depolamanın insanlık geleceği için önemli olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Zafer Utlu Konferans açılış konuşmasında.

Prof. Dr. Zafer Utlu’nun konferansın açılış mesajında ortaya koyduğu yaklaşım da WESC-2026’nın yalnızca bildirilerin sunulduğu klasik bir akademik kongre olmasının ötesinde, bilimsel etkileşimi, disiplinler arası iş birliğini ve sürdürülebilir enerji depolama sistemlerinin gelişimini destekleyen uluslararası bir buluşma noktası olarak tasarlandığını göstermektedir. Konferans Başkanlığı görevini üstlenen Prof. Dr. Utlu’nun koordinasyonunda, farklı ülkelerden ve farklı enerji disiplinlerinden bilim insanlarının İstanbul’da bir araya getirilmesi ve enerji depolamanın malzeme ölçeğinden bütünleşik enerji sistemlerine kadar geniş bir perspektifte tartışılabilmesi önemli bir başarıdır. WESC-2026’nın bu bilimsel çeşitliliği ve uluslararası niteliği, Prof. Dr. Zafer Utlu ve organizasyon ekibinin yoğun çalışmalarının somut bir sonucudur. Bu nedenle kendisine ve organizasyon komitesine, Türkiye’de uluslararası ölçekte nitelikli bir bilimsel platformun gerçekleştirilmesine ve enerji alanındaki akademik iş birliklerinin güçlendirilmesine sağladıkları katkı için teşekkür etmek gerekir.


Prof. Dr. Arif Hepbaşlı “En başarılı bilim insanları” listesinde yer aldı

Dünyanın en önde gelen bilim insanlarından olan Prof. Dr. Arif Hepbaşlı'da Konferansda önemli sunumlar ve konuşmalar yaptı.
Prof. Dr. Arif Hepbaşlı'da Konferansda önemli sunumlar ve konuşmalar yaptı.

Konferans'da dünya çapında önemllibilim adamları yer aldı. Aralarında en önemli isim ise Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı idi.


AD Scientific Index 2021 yılı dünyanın en üretken 10 bin bilim insanı sıralamasını yayınladı. Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, ülkemizden listeye giren 44 bilim insanı arasında yer aldı. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Asli Üyesi de olan Prof. Dr. Hepbaşlı, alanında, dünyada 67. Avrupa’da ise 10. sırada yer aldı.


AD Scientific Index, dünyada 195 ülkedeki 11 bin 941 üniversiteden 708 bin 527 bilim insanının; toplam ve son beş yıldaki Google Scholar H index ve i10 index değerleri ile atıf sayısına göre, üretkenlik katsayısını ve aynı zamanda üniversite, ülke, bölge, dünya, temel alan ve branşlardaki sıralama ile değerlendirmesini yapıyor. Yayınlanan AD Scientific Index 2021’de sıralamaya giren ilk 10 bin bilim insanı arasında, ülkemizden de 44 bilim insanı bulunuyor. Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, bu 44 bilim insanı arasında yer aldı. Prof. Dr. Hepbaşlı, listenin “Mechanical Engineering” (Makine Mühendisliği) alanında dünyada 67’inci, Avrupa’da 10’uncu, Türkiye’de ise ikinci sırada yer aldı.

Farklı kuruluşlar tarafından oluşturulan dünyanın en etkili bilim insanları listelerinde de yer alan Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, bilim dünyasında, yayınların ve atıfların büyük önemi olduğunu belirten bir isim. Enerji alanındaki çalışmalarıyla ülkemizin sayılı bilim insanları arasında yer alan TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Hepbaşlı, Selçuk Yaşar Ödülü Seçici Kurul’da da bulunuyor. Arif Hepbaşlı’nın çalışmaları; enerji ve ekserjiye dayalı analizler ve değerlendirmeler ile sürdürülebilir enerji teknolojileri üzerinde yoğunlaşıyor. Prof. Dr. Hepbaşlı’nın, aynı zamanda, enerji verimliliği ve yönetim sistemi, araçlarda enerji tasarrufu, binalarda yenilenebilir enerjinin kullanımı ve enerji verimliliğinin sağlanması, jeotermal ısı pompaları ve uygulamaları, yapılarda enerji kullanımının çevresel etkilerinin değerlendirilmesi ve ülkemiz için yararlı olabilecek enerjiyle ilgili değişik uygulamalara dönük çalışmaları da bulunuyor. Çok sayıda ulusal uluslararası bilimsel etkinliklerin organizasyonunda yer alan Prof. Dr. Hepbaşlı, enerjiyle ilgili çok sayıda ulusal ve uluslararası dergilerde de hakemlik, editörlük gibi görevler üstleniyor.


ECOBUILD ve RECOSYS’in Bina Enerji Verimliliği Alanındaki Çalışmaları

Bu çalışmada ortaya konulan bütüncül bina enerji modellemesi, enerji performansının optimizasyonu ve yüksek performanslı bina tasarımı yaklaşımı, aynı zamanda  ⁠ECOBUILD tarafından uzun yıllardır profesyonel danışmanlık projelerinde uygulanan temel çalışma alanları arasındadır. ECOBUILD; sürdürülebilir bina tasarımı, LEED sertifikasyonu, bina enerji verimliliği ve enerji modellemesi alanlarında hizmet vermekte; bilgisayar simülasyonlarına dayalı enerji modelleri ile binaların enerji tüketimini henüz proje aşamasında değerlendirmekte ve tasarım alternatiflerinin performans üzerindeki etkilerini analiz etmektedir. Firma özellikle ASHRAE 90.1 ile karşılaştırmalı enerji modellemesi, bina kabuğu ve cam performansı, HVAC sistemleri, aydınlatma, bina otomasyonu, işletme planları, devreye alma ile ölçüm ve doğrulama gibi bileşenleri birlikte ele alan çok boyutlu bir enerji verimliliği yaklaşımı uygulamaktadır. ECOBUILD web sitesinde firmanın 145 farklı sektörel deneyim alanında proje gerçekleştirdiği, 165 resmi kurum ve firmaya hizmet sunduğu ve dokuz farklı ülkede danışmanlık hizmeti sağladığı belirtilmektedir.


Bu alandaki çalışmaların diğer önemli uygulama ve araştırma ayağını ise  ⁠RECOSYS Enerji Danışmanlık oluşturmaktadır. 2023 yılında enerji, enerji verimliliği ve yönetimi ile yenilenebilir enerji alanlarında sürdürülebilir mühendislik çözümleri geliştirmek amacıyla kurulan RECOSYS; enerji verimliliğini yenilenebilir enerji, fotovoltaik sistemler, enerji modelleme ve simülasyon, enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik perspektifiyle birlikte ele almaktadır. Firmanın uzman kadrosunda Prof. Dr. Nurdan Yıldırım’ın enerji verimliliği ve ISO 50001, Dr. Emrah Bıyık’ın fotovoltaik sistemler ve enerji verimliliği, Dr. Nezir Yağız Çam’ın ise enerji verimliliği ile enerji modelleme ve simülasyon alanlarında uzmanlaşmış olması, WESC-2026’da sunulan çalışmanın yaklaşımıyla güçlü bir teknik paralellik göstermektedir. Binalarda Enerji Verimliliği Optimizasyonu Yeşil Bina konusu RECOSYS'in en temel çalışma alanlarından birisi. Bu çerçevede ECOBUILD ve RECOSYS’in farklı ancak birbirini tamamlayan uzmanlıkları; yüksek performanslı binaların enerji talebinin azaltılması, performansın simülasyonlarla doğrulanması, yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonu ve gelecekte enerji depolama teknolojileriyle desteklenmesi açısından önemli bir mühendislik altyapısı oluşturmaktadır.


Not: Sunum görsellerinde AI ile düzenlemeler yapılmıştır.

Yorumlar


bottom of page