top of page

Prof. Dr. Raci Bademli: Plan Yapmayı Değil, Planlamayı Öğreten Şehirci

Güncelleme tarihi: 4 Eyl

Türkiye’de şehir ve bölge planlama mesleğinin gelişimine yön veren, ODTÜ şehircilik ekolünün düşünsel omurgasını oluşturan isimlerden biri olan Prof. Dr. Raci Bademli’yi anlatmak, yalnızca önemli bir akademisyenin yaşamına ve çalışmalarına bakmak değildir. Onu anlatmak; binlerce öğrencisine aktardığı düşünme biçimini, akademi ile uygulama arasında kurduğu güçlü köprüyü, şehir planlamasını masa başında hazırlanan planların ötesine taşıyan anlayışını ve mesleğe bıraktığı derin izi yeniden hatırlamaktır. Raci Hoca, bilgisini paylaşmaktan hiçbir zaman kaçınmayan, öğrencileri ve meslektaşlarıyla dayanışmayı önemseyen, insanı ve yaşamı şehircilik düşüncesinin merkezine koyan bir öğretmen, bir akademisyen ve her şeyden önce güçlü bir insandı.


Ardında yalnızca bilimsel çalışmalar, planlar ve projeler bırakmadı; yetiştirdiği kuşaklar, unutulmayan dersler, hafızalara kazınan özlü sözler, nüktedan kişiliğini yansıtan fıkralar ve bugün dahi şehircilik tartışmalarına ışık tutan bir düşünce mirası bıraktı. “Plan yapmayı değil, planlamayı” öğreten; öğrencilerine yalnızca mesleğin teknik bilgisini değil, sorgulamayı, kamu yararını savunmayı ve kente karşı sorumluluk duymayı da aşılayan Raci Hoca’nın etkisi, yetiştirdiği şehir plancıları aracılığıyla yaşamaya devam ediyor. Bu blog yazısını, Türkiye şehircilik tarihinin bu müstesna insanını, Prof. Dr. Raci Bademli’yi, düşünceleri, mesleğe katkıları ve insani yönleriyle bir kez daha hatırlamak ve hatırlatmak için kaleme aldık. Aziz hatırası önünde sevgi, özlem ve derin bir saygıyla eğiliyoruz.


Prof. Dr. Raci Bademli, 1 Eylül 2003 tarihinde, henüz 56 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Zamansız ölümü, yalnızca ailesi, öğrencileri ve çalışma arkadaşları için değil, ODTÜ ve Türkiye şehircilik camiası için de büyük bir kayıp oldu. Ardında tamamlanmış çalışmalarından çok daha büyük bir miras bıraktı: yetiştirdiği öğrenciler, paylaştığı bilgi, unutulmayan sözler, dostluklar ve kente, insana, kamu yararına adanmış bir meslek anlayışı… Raci Hoca’nın yaşamı sona ermiş olsa da düşünceleri ve şehircilik anlayışı, yetiştirdiği kuşaklar aracılığıyla yaşamaya devam ediyor.


Prof. Dr. Raci Bademli ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde yetişen kuşaklar için “Raci Hoca”, yalnızca ders veren bir akademisyen değildi. Planlamaya bakış biçimini değiştiren, öğrencilerini soru sormaya zorlayan, planı nihai bir çizim olmaktan çıkarıp ekonomik, sosyal, siyasal ve mekânsal süreçlerin yönetimi olarak ele alan bir düşünce insanıydı.
Prof. Dr. Raci Bademli ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde yetişen kuşaklar için “Raci Hoca”, yalnızca ders veren bir akademisyen değildi. Planlamaya bakış biçimini değiştiren, öğrencilerini soru sormaya zorlayan, planı nihai bir çizim olmaktan çıkarıp ekonomik, sosyal, siyasal ve mekânsal süreçlerin yönetimi olarak ele alan bir düşünce insanıydı.

Türkiye’de şehir ve bölge planlama mesleğinin gelişiminde bazı isimler yalnızca yaptıkları planlarla değil, planlamanın nasıl düşünülmesi gerektiğine ilişkin bıraktıkları zihinsel mirasla iz bırakmıştır. Prof. Dr. Raci Bademli bu isimlerin başında gelir.


ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde yetişen kuşaklar için Prof.Dr. Raci Bademli “Raci Hoca”, yalnızca ders veren bir akademisyen değildi. Planlamaya bakış biçimini değiştiren, öğrencilerini soru sormaya zorlayan, planı nihai bir çizim olmaktan çıkarıp ekonomik, sosyal, siyasal ve mekânsal süreçlerin yönetimi olarak ele alan bir düşünce insanıydı.

Bademli’nin önemi belki de en iyi şu ayrımla açıklanabilir: Plan ile planlama aynı şey değildir.

Plan, belirli bir anda ortaya çıkan üründür. Planlama ise sürekli değişen bir kentte; sorunları tanımlama, seçenekler geliştirme, kamu yararını gözetme, aktörleri bir araya getirme, karar verme, uygulama ve sonuçları yeniden değerlendirme sürecidir.

Bademli’nin mesleki mirasının merkezinde tam olarak bu düşünce bulunmaktadır.


ODTÜ’den MIT’ye, Akademiden Uygulamaya

Raci Bademli, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü mezunuydu. ODTÜ’de 1970 yılında Ankara kent planlaması üzerine yüksek lisans çalışmasını tamamladı; daha sonra ABD’de Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) doktora yaptı. Akademik kariyerini büyük ölçüde ODTÜ’de sürdürdü; 1986’da doçent, 1993’te profesör oldu. Kaynaklarda MIT’de konuk öğretim üyeliği yaptığı ve Kopenhag ile Paris’te mesleki çalışmalar yürüttüğü de belirtilmektedir.


Prof Dr. Raci Bademli, ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğrencileri tarafından en sevilen akademisyenlerdendi. Zaman zaman öğrencilerine İzmir, Paşalimanı'nda yer alan mütevazi yazlığının anahtarını verir onların tatil yapmasını sağlardı.
Prof Dr. Raci Bademli, ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğrencileri tarafından en sevilen akademisyenlerdendi. Zaman zaman öğrencilerine İzmir, Paşalimanı'nda yer alan mütevazi yazlığının anahtarını verir onların tatil yapmasını sağlardı.

ODTÜ’de verdiği derslerin isimleri dahi onun planlama anlayışını anlatır: Kent ve Planlamaya Giriş, Kentsel Tasarım ve Planlama Süreçleri, Planlama Stüdyosu, Yaratıcı Düşünce ve Problem Çözme.


Özellikle sonuncusu önemlidir. Çünkü Bademli’nin yaklaşımında şehir plancısı yalnızca mevzuatı uygulayan veya plan paftası hazırlayan bir teknik eleman değildir. Plancı esas olarak problem tanımlayan, sorgulayan, alternatif geliştiren ve çözüm üreten bir profesyoneldir.


Nitekim öğrencilerinin aktardığı ders notlarında ona atfedilen düşüncelerden biri bunu son derece açık ifade eder: “Plancı, planları yapan değil, sorunları çözen kişidir.”

Bu cümle, aradan geçen on yıllara rağmen modern planlama teorisinin temel meselelerinden birini olağanüstü yalın biçimde özetlemektedir.


“Planlama bir süreçtir”

Raci Bademli’nin planlama düşüncesinin merkezinde süreç kavramı bulunur.

Onun öğrencileri tarafından aktarılan sözleri arasında “Önemli olan son resmi planlamak değil, süreci planlamaktır” ve “İyi plan, değişenlere göre yeniden düzenlenebilir plandır” ifadeleri bulunmaktadır. Bu yaklaşım aslında son derece çağdaştır.


Çünkü kentler statik değildir. Nüfus değişir, ekonomi dönüşür, ulaşım tercihleri farklılaşır, teknoloji gelişir, toplumsal talepler değişir ve bugün artık iklim değişikliği kentlerin geleceğini doğrudan belirleyen temel değişkenlerden biri haline gelmiştir.

Dolayısıyla 20 veya 30 yıl sonrasının kentini değişmez bir fiziksel şema içerisinde tanımlamaya çalışan katı planlama anlayışı doğal olarak yetersiz kalır. Bademli’nin yaklaşımında plancı geleceğin kesin biçimini çizmek yerine, değişimi yönetebilecek bir sistem kurmalıdır. Bu nedenle onun planlama anlayışı bugün konuştuğumuz stratejik planlama, katılımcı planlama, adaptif planlama ve kentsel dayanıklılık yaklaşımlarıyla birlikte yeniden okunmayı hak etmektedir.


“Şehirci mi, seyirci mi?” Raci Bademli’nin öğrencilerine aktarılan en çarpıcı düşüncelerinden biri, şehir plancısının kendi mesleği karşısındaki konumuna ilişkindir:

“Şehirci mi, seyirci mi olacağınıza siz karar vereceksiniz.”

Bu söz, mesleki sorumluluk bakımından son derece güçlüdür.

Çünkü Bademli’nin eleştirdiği plancı modeli, kentte gerçekleşen dönüşümleri dışarıdan izleyen, kendisine sunulan planları yalnızca mevzuat açısından inceleyen ve karar süreçlerinin dışında kalan edilgen plancıdır.


“Şehirci mi, seyirci mi olacağınıza siz karar vereceksiniz.” Prof. Dr. Raci Bademli

Baykan Günay’ın Raci Bademli’nin planlama anlayışını değerlendirdiği çalışmada da bu nokta özellikle vurgulanmaktadır. Bademli, yerel yönetim bünyesinde yalnızca başkalarının hazırladığı planları kontrol eden bir planlama yapısı yerine, plan üreten, uygulama araçlarını geliştiren ve uygulamanın gerçekleşmesi için ilgili kişi ve kurumları bir araya getirebilen aktif bir şehirci modeli geliştirmeye çalışmıştır. Dolayısıyla “şehirci mi, seyirci mi?” sorusu basit bir kelime oyunu değildir. Mesleğin kamusal sorumluluğuna ilişkin bir çağrıdır.


“Planlama mı, pilavlama mı?”

Raci Hoca’nın öğrencilerinin hafızasında kalan bir başka çarpıcı ifade de:

“Planlama mı, pilavlama mı?” sorusudur. Bu sözü 1993 mezunları çok iyi hatırlar. Bu sözün değerini kelimelerin mizahında değil, altında bulunan mesleki eleştiride aramak gerekir. Planlama, farklı çıkarların taleplerini bir araya getirip ortaya herkesin istediğinden biraz bulunan bir “karışım” üretmek değildir. Özellikle kent toprağının ekonomik değerinin son derece yüksek olduğu büyük kentlerde planlama kararları aynı zamanda rantın oluşumunu ve dağılımını belirleyen kararlardır. Dolayısıyla planlama; bireysel taleplerin veya parsel bazındaki rant beklentilerinin toplamı olamaz.


Bademli’nin düşüncesinde şehir plancısının temel referansı kamu yararıdır. Öğrencilerinin aktardığı notlarında da kent plancısını kamu yararını gözeten kişi olarak tanımladığı görülmektedir. Bu açıdan “Planlama mı, pilavlama mı?” sorusu bugün Türkiye şehirlerinin karşı karşıya bulunduğu plan değişiklikleri, yoğunluk artışları, parsel bazlı kararlar ve kentsel rantın dağılımı tartışmaları açısından hâlâ son derece güncel bir mesleki uyarı olarak okunabilir
Prof. Dr. Raci Bademli’nin “Planlama mı, pilavlama mı?” sözü, şehir planlamasının temelinde kamu yararınınbulunması gerektiğini hatırlatan güçlü bir mesleki uyarıdır. Bademli’ye göre planlama; kentsel rantın değil, toplumun ve kentin ortak geleceğinin hizmetinde olmalıdır.

Bademli’nin düşüncesinde şehir plancısının temel referansı kamu yararıdır. Öğrencilerinin aktardığı notlarında da kent plancısını kamu yararını gözeten kişi olarak tanımladığı görülmektedir. Bu açıdan “Planlama mı, pilavlama mı?” sorusu bugün Türkiye şehirlerinin karşı karşıya bulunduğu plan değişiklikleri, yoğunluk artışları, parsel bazlı kararlar ve kentsel rantın dağılımı tartışmaları açısından hâlâ son derece güncel bir mesleki uyarı olarak okunabilir.


“Planlama boşluğu, rant hoşluğu”

Bademli’ye atfedilen en çarpıcı sözlerden biri de: “Planlama boşluğu, rant hoşluğu.” ifadesidir. Bu birkaç kelimelik cümle aslında şehir ekonomisi ile planlama arasındaki ilişkinin güçlü bir özetidir. Kentte planlama otoritesinin zayıfladığı, kamusal stratejinin ortadan kalktığı veya planlama kararlarının sürekli değiştirilebilir hale geldiği ortamda oluşan boşluk ortadan kaybolmaz. O boşluğu çoğu zaman piyasa aktörleri, spekülatif beklentiler ve kentsel rant talepleri doldurur. Bu nedenle kamu adına yapılan planlama yalnızca yapılaşmayı düzenleyen teknik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda kentte yaratılan ekonomik değerin toplum ile özel çıkarlar arasındaki dağılımını etkileyen önemli bir kamusal mekanizmadır. Bademli’nin düşüncesinin güçlü taraflarından biri de şehir plancısına tam olarak bu ekonomik ve politik gerçekliği hatırlatmasıdır.


Ankara: Teorinin uygulamayla buluştuğu laboratuvar

Raci Bademli’yi yalnızca akademisyen olarak değerlendirmek eksik olur.

1989 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi Başkanlığı görevini üstlenmesi, onun planlama düşüncesini gerçek bir metropol üzerinde uygulama fırsatı yaratmıştır. Kaynaklarda görev döneminin bitişi konusunda 1994 ve 1995 şeklinde küçük farklılıklar bulunmakla birlikte, bu dönem Türkiye’nin yerel yönetim ve planlama deneyimi açısından önemli kabul edilmektedir. Bademli döneminde İmar Dairesi’nin yalnızca arazi kullanım kararları veren bir bürokratik yapı olmaktan çıkarılarak kentin farklı ölçeklerdeki sorunlarına müdahale edebilecek şekilde yeniden örgütlenmeye çalışıldığı görülmektedir.


Üst, orta ve alt ölçeklerde planlama birimlerinin oluşturulmasının arkasında önemli bir düşünce vardır: Planlama ölçekler arasında süreklilik göstermelidir.

Strateji, plan, proje ve uygulama birbirinden kopuk faaliyetler değildir. Baykan Günay, Bademli’nin şehircilik anlayışını beş temel başlık altında değerlendirir: edilgen planlamadan etkin planlamaya geçiş; stratejik düşünce ve strateji-proje bütünlüğü; kamu yararı açısından kabul edilebilir olanı mümkün kılmak; merkezi ve yerel yönetimler arasında kurumsal eşgüdüm ve alan yönetimi; son olarak da kentin kendi yapısından hareket eden “bünyesel planlama”. Bu çerçeve Raci Bademli’nin Türkiye planlama düşüncesine yaptığı en önemli teorik katkılardan biridir.


Ankara Büyükşehir Belediyesi Dönemi: Planlamayı Uygulamaya Dönüştürmek

Raci Bademli’nin mesleki yaşamındaki en önemli dönemlerden biri, 1989-1994 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi Başkanlığı görevini üstlendiği dönemdir. Bu görev Bademli açısından yalnızca yönetsel bir sorumluluk değil, üniversitede geliştirdiği planlama düşüncesini gerçek bir metropol üzerinde sınama ve uygulama fırsatıydı. Baykan Günay’ın değerlendirmesine göre Bademli, belediyelerde yaygın olan, hazırlanmış planları denetlemek ve imar uygulamalarını yürütmekle sınırlı “edilgen planlama” anlayışına karşı “etkin planlama” modelini savunuyordu. Ankara’daki görevi sırasında da İmar Dairesi’nin yalnızca arazi kullanım kararları veren bürokratik bir birim olmaktan çıkıp kentin bütün bileşenlerine ilişkin stratejik kararlar üretebilen bir planlama örgütüne dönüşmesini amaçladı. Böylece planlamayı bir plan paftasının hazırlanmasıyla sonuçlanan teknik işlem değil, strateji geliştirme, proje üretme, uygulama ve uygulamanın yönetimini kapsayan sürekli bir süreç olarak ele aldı.


Bademli döneminin en önemli özelliklerinden biri, stratejik planlama ile somut kentsel projeler arasında bağ kurulmaya çalışılmasıydı. Onun şehircilik anlayışında üst ölçekte alınan kararların alt ölçekte uygulanabilir projelere dönüşmesi gerekiyordu; Günay bunu “strateji-proje bütünlüğü” olarak tanımlamaktadır. Bademli’nin Ankara için geliştirdiği yaklaşım; kentin mevcut bünyesini, ekonomik ve toplumsal dinamiklerini dikkate alan, kamu yararı açısından kabul edilebilir olanı gerçekleştirilebilir hale getirmeye çalışan bir planlama anlayışına dayanıyordu. Bu dönemde “Eski Ankara”, “Bütünleşik Ankara”, “Yeni Ankara”, “Yeşil Ankara” ve “Güzel Ankara” başlıkları altında kentin tarihsel dokusundan gelişme alanlarına, çevresel değerlerinden kent bütünlüğüne uzanan farklı sorun alanlarının birlikte ele alınması, onun Ankara’yı birbirinden kopuk imar müdahaleleri yerine bütüncül bir metropol olarak değerlendirme çabasının önemli bir göstergesiydi.


Bu dönemin en somut ve kalıcı çalışmalarından biri Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma Islah İmar Planı’nın onaylanması ve uygulama sürecinin yönetilmesidir. Bademli ve ODTÜ ekibinin 1986’daki yarışmada birincilik kazanmasının ardından 1987-1989 yıllarında geliştirilen plan, 1989’da Koruma Kurulu tarafından uygun bulunmuş, 15 Ocak 1990’da Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanmıştır. Yaklaşık 110 hektarlık tarihî kent merkezini kapsayan çalışma; korumayı yalnızca tarihî yapıların tek tek muhafaza edilmesi olarak görmemiş, arazi kullanımı, mülkiyet, yapılaşma, ulaşım ve yaya dolaşımı, otopark, altyapı, peyzaj, kamusal alanlar, kent mobilyaları ve uygulama süreçlerini birlikte ele almıştır. Plan içerisinde proje alanlarının tanımlanması ve Hacı Bayram Camii çevresi gibi alanlarda uygulamaya geçilmesi, Bademli’nin “plan yapmak” ile yetinmeyip planı projeye ve uygulamaya dönüştürme anlayışının önemli örneklerinden olmuştur.


Bademli’nin Ankara dönemindeki bir başka önemli katkısı, koruma ile kentsel gelişmeyi birbirinin karşıtı olarak görmemesidir. Ulus çalışmasında tarihî merkezin korunabilmesi için yalnızca koruma sınırları çizmenin yeterli olmadığı; metropolün gelişme yönlerinin, merkezi iş alanlarının, ulaşım sisteminin ve ekonomik faaliyetlerin de birlikte yönetilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ulus’un antik dönem, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden oluşan tarihsel katmanlarının birlikte değerlendirilmesi; Çıkrıkçılar Yokuşu ve Saraçlar Sokak gibi yaşayan ticaret alanlarının planın parçası haline getirilmesi; kamusal proje alanları aracılığıyla uygulama mekanizmalarının tarif edilmesi bu yaklaşımın sonucudur. Akademik değerlendirmelerde Ulus Planı’nın farklı ölçekleri ve aktörleri bir araya getiren, katılım ve müzakereyi uygulama sürecine dahil eden yapısal bir planlama yaklaşımı taşıdığı özellikle vurgulanmaktadır. Bu yönüyle Bademli, tarihî merkezi dondurulacak bir “müze alanı” olarak değil, korunarak yaşamaya ve dönüşmeye devam edecek bir kent parçası olarak ele almıştır.


Raci Bademli’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi dönemindeki başarısı bu nedenle yalnızca gerçekleştirdiği projelerin sayısıyla ölçülmemelidir. Daha önemli olan, belediyecilik içerisinde farklı bir planlama kültürü oluşturmaya çalışmış olmasıdır. Etkin planlama, strateji-proje bütünlüğü, kamu yararı, merkezi ve yerel kurumlar arasında eşgüdüm, alan yönetimi ve kentin kendi yapısından hareket eden “bünyesel planlama”, onun Ankara deneyiminin temel ilkelerini oluşturmuştur. Bademli’nin yaklaşımında şehir plancısı, kendisine gelen imar taleplerini değerlendiren bir bürokrat değil; kentin geleceğini araştıran, alternatifler geliştiren, farklı aktörleri uzlaştıran, kamu yararını savunan ve alınan kararların uygulanmasını takip eden aktif bir şehir yöneticisidir. Bu bakımdan Ankara Büyükşehir Belediyesi’ndeki dönemi, Raci Bademli’nin sıkça vurguladığı “plan değil, planlama” düşüncesinin teoriden çıkarak gerçek kent yönetimine taşındığı en önemli deneyimlerden biri olarak değerlendirilebilir.


“Bünyesel planlama”: Kenti kendi gerçekliği içinde anlamak

Bademli’nin düşüncesindeki önemli kavramlardan biri bünyesel planlamadır.

Bunun temelinde basit fakat güçlü bir kabul vardır: Her kent kendi ekonomik, toplumsal, tarihsel ve mekânsal yapısına sahiptir. Dolayısıyla planlama, kente dışarıdan ideal bir geometrik düzen empoze etmek yerine önce kentin bünyesini anlamalıdır.

Kentin nasıl çalıştığını, hangi ekonomik ilişkilerle dönüştüğünü, ulaşım sistemini, merkez-çeper ilişkisini, konut üretim biçimlerini ve toplumsal yapısını çözümlemek gerekir.

Ancak bundan sonra gerçekçi müdahale araçları geliştirilebilir. Bu yaklaşım Bademli’yi salt fiziksel planlama anlayışından belirgin biçimde ayırmaktadır.


ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümüne bıraktığı miras

Raci Bademli’nin belki de en büyük etkisi yaptığı planlardan ziyade yetiştirdiği şehir plancıları üzerinden devam etmektedir. ODTÜ’deki öğretim anlayışında öğrencinin yalnızca teknik bilgi edinmesi yeterli değildir. Öğrenciye; soru sormak, sorgulamak, araştırmak, alternatif üretmek ve çözüm geliştirmek öğretilmelidir.


Raci Bademli’nin ODTÜ’de bıraktığı en güçlü miras, yalnızca yaptığı planlar değil; sorgulamayı, araştırmayı, alternatif üretmeyi ve bilgiyi uygulamaya dönüştürmeyi öğrenen şehir plancılarıdır. Onun planlama anlayışında bilmek yetmez; bilgi kente dokunmalı ve yaşamı değiştirmelidir.
Raci Bademli’nin ODTÜ’de bıraktığı en güçlü miras, yalnızca yaptığı planlar değil; sorgulamayı, araştırmayı, alternatif üretmeyi ve bilgiyi uygulamaya dönüştürmeyi öğrenen şehir plancılarıdır. Onun planlama anlayışında bilmek yetmez; bilgi kente dokunmalı ve yaşamı değiştirmelidir.

Şehir Plancıları Odası tarafından yayımlanan ve Bademli’nin öğrencileri için hazırladığı notlardan derlenen Kentsel Planlama ve Tasarım Öğrencilerine Notlar kitabına ilişkin değerlendirmede de bu yaklaşım görülmektedir. Notlarda genellikle gerçek bir planlama problemi ortaya konulmakta, ardından problemin ele alınmasına ilişkin yöntem geliştirilmekte ve çözüm yolları tartışılmaktadır. Amaç, öğrenciye eleştirel düşünme yeteneği kazandırmaktır. ODTÜ’nün tez arşivi de Bademli’nin uzun yıllar boyunca farklı ülkelerden ve farklı araştırma alanlarından lisansüstü öğrencilerine danışmanlık yaptığını göstermektedir. Bu nedenle Raci Bademli’nin ODTÜ’ye katkısını yalnızca verdiği derslerle ölçmek doğru olmaz. Onun asıl katkısı bir planlama kültürü yaratılmasına yaptığı katkıdır.


Bilmek yetmez, yapmak gerekir

Bademli’nin akademisyen kimliğini farklılaştıran özelliklerinden biri de teori ile uygulama arasında kurduğu ilişkidir. 2021 yılında ODTÜ Yayıncılık tarafından yayımlanan Şehircilik Yazıları – Raci Bademli derlemesine ilişkin değerlendirmede onun şehircilik anlayışında bilim, sanat ve strateji-siyasa arasındaki zorunlu ilişkiye dikkat çektiği; şehircilik faaliyetinin toplumdan ve toplumsal gerçeklikten koparılamayacağını savunduğu belirtilmektedir. Bu nedenle Bademli’nin düşüncesinde akademik bilgi kendi başına yeterli değildir. Bilginin kente dokunması gerekir. Planlamanın gerçek başarısı hazırlanan raporların veya çizilen planların niteliğinden önce kentte yarattığı sonuçla ölçülmelidir.


Bu anlayışın en güzel kanıtlarından biri de ölümünden sonra adına verilen ödülün niteliğidir.

TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından 2003’ten itibaren iki yılda bir düzenlenen Raci Bademli İyi Uygulamalar Ödülü, yalnızca iyi hazırlanmış planları değil, uygulanmış ve sorunların çözümünde başarılı olmuş plan ve projelerideğerlendirmektedir.

Bu tercih tesadüf değildir. Raci Bademli’nin mesleki mirasının özünü yansıtmaktadır.


Uluslararası bir şehirci

Bademli’nin çalışma alanı Türkiye ile de sınırlı değildi. Kaynaklar Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası kapsamında Cezayir, Afganistan, Vietnam ve Çin’deki projelerdegörev yaptığını göstermektedir. Ankara Ulus Meydanı ve çevresine ilişkin proje yarışmasını kazanan ekibin yürütücülüğünü yaptığı da belirtilmektedir. ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün güncel plan arşivinde de 1989 tarihli Ulus Tarihi Kent Merkezi Planlama Projesi, Raci Bademli ve ODTÜ Mimarlık Fakültesi ile ilişkilendirilerek kayıt altına alınmıştır.

Bu çalışmalar onun şehircilik anlayışının yalnızca teorik bir yaklaşım olmadığını göstermektedir.


Bir şehir plancısının sorumluluğu

Raci Bademli’nin öğrencilerinin hafızasında kalan sözlerinin ortak bir özelliği vardır:

Hepsi şehir plancısına sorumluluğunu hatırlatır. Planlama yalnızca teknik yeterlilik değildir.

Kente müdahale etme yetkisine sahip olmak aynı zamanda o müdahalenin sonuçlarından sorumlu olmak anlamına gelir. Bu nedenle ona atfedilen ve farklı biçimleriyle kuşaktan kuşağa aktarılan “doktorların hataları gömülür, siyasetçilerin hataları yüzyıllarda ayakta kalır…” benzetmesinin özü de burada aranmalıdır. Bu sözün internette farklı versiyonları bulunduğu için kelimesi kelimesine Raci Bademli’ye ait kesin bir alıntı olarak sunmak yerine, Raci Hoca’ya atfedilen bir söz olarak değerlendirmek daha akademik açıdan doğru olacaktır.


Sözün mesajı ise son derece güçlüdür: Bir planlama kararının etkisi bugünle sınırlı değildir.

Yanlış yerde açılan bir yol, yanlış yoğunluk kararı, yok edilen bir doğal alan, yanlış konumlandırılan bir kent merkezi veya kontrolsüz biçimde oluşturulan bir gelişme alanı on yıllar boyunca kentin yapısını belirleyebilir. Bir başka ifadeyle, şehir plancısı yalnızca bugünkü kullanıcılar adına değil, henüz o kentte yaşamaya başlamamış kuşaklar adına da karar vermektedir. Bu nedenle planlama mesleği özünde kuşaklararası bir sorumluluk mesleğidir.


Akademik Birikimden Uygulamaya Uzanan Bir Şehircilik Kariyeri

Prof. Dr. Raci Bademli’nin mesleki yaşamı, akademik bilgi ile planlama pratiğini bütünleştiren çok yönlü bir şehircilik kariyerinin güçlü bir örneğidir. 1967’de ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden mezun olan Bademli, 1970’te ODTÜ’de yüksek lisansını, 1977’de ise Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) doktorasını tamamladı; 1986’da doçent, 1993’te profesör oldu. Meslek yaşamının daha ilk yıllarından itibaren Adana Nazım Planı, Paris’teki bölge planlama çalışmaları, Çorum Binevler Konut Projesi gibi farklı ölçeklerdeki projelerde görev aldı. Akademik çalışmalarında ise küçük üretim, sanayileşme, göç, istihdam, gecekondu, tarihsel çevrenin korunması ve kentsel gelişme gibi Türkiye kentleşmesinin temel meselelerine odaklandı. Böylece şehir planlamasını yalnızca fiziksel mekânın düzenlenmesi olarak değil; ekonomik, toplumsal ve mekânsal süreçlerin birlikte anlaşılması gereken çok boyutlu bir disiplin olarak ele aldı.


Bademli’nin akademik birikimini doğrudan uygulamaya taşıdığı en önemli dönemlerden biri, 1989-1995 yılları arasında yürüttüğü Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi Başkanlığı oldu. Bu dönemde “Eski Ankara”, “Bütünleşik Ankara”, “Yeni Ankara”, “Yeşil Ankara” ve “Güzel Ankara” gibi kenti farklı boyutlarıyla ele alan çalışmaları yönetti. 1987’de ekibiyle Ankara Ulus Tarihi Kent Merkezi Planlama Projesi Yarışması’nı kazanması, tarihsel çevrenin korunması ile çağdaş kent yaşamının bütünleştirilmesine verdiği önemin önemli örneklerinden biridir. Mesleki deneyimi Türkiye ile de sınırlı kalmadı; Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası kapsamında Cezayir, Afganistan, Vietnam ve Çin’de çalışarak özellikle afet sonrası yeniden yapılanma, kentsel rehabilitasyon ve planlama konularında uluslararası deneyim kazandı. Gelibolu Yarımadası Barış Parkı çalışmaları ve doğal-tarihî mirasın korunmasına yönelik görevleri de bu geniş mesleki perspektifin parçalarıdır. Bademli’nin özgeçmişi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; üniversite, belediye, uluslararası kuruluşlar ve gerçek kent sorunları arasında sürekli bağ kuran, planlama düşüncesini uygulamayla sınayan bir şehirci profili ortaya çıkmaktadır.


Raci Bademli neden bugün hâlâ önemli?

Raci Bademli 1 Eylül 2003 tarihinde yaşamını yitirdi. Ancak ölümünün üzerinden yirmi yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen düşüncelerinin güncelliğini koruması dikkat çekicidir.

Hatta bugün Türkiye kentlerinin karşı karşıya bulunduğu sorunlara bakıldığında bazı sözlerinin geçmişten çok bugünü anlattığı düşünülebilir.


İmar planlarının sık sık değiştirilmesi, parsel bazında yoğunluk artışları, ulaşım ile arazi kullanımının birbirinden koparılması, kentlerin kontrolsüz biçimde çeperlere yayılması, doğal alanların yapılaşma baskısı altında kalması, kentsel rantın planlama kararları üzerindeki etkisi ve iklim değişikliğine yeterince dirençli olmayan kentlerin ortaya çıkması…

Bütün bunlar planlamayı yeniden bir kamu yararı meselesi olarak düşünmemizi gerektiriyor.

Raci Bademli’nin mirası tam da bu noktada önem kazanıyor. Çünkü o şehir plancısına hazır cevaplar vermekten çok doğru soruları sormayı öğretiyordu.

  • Planlama mı yapıyoruz, yoksa yalnızca plan mı üretiyoruz?

  • Kenti mi yönetiyoruz, rant taleplerini mi?

  • Geleceği mi planlıyoruz, bugünkü sorunları geleceğe mi aktarıyoruz?

  • Şehirci miyiz, seyirci mi?


Şehirci miyiz, seyirci mi?

Raci Bademli’nin Türkiye şehircilik tarihindeki yerini yalnızca geçmişte yaptığı çalışmalarla değerlendirmek bu nedenle eksik kalacaktır. Onun esas mirası; eleştirel düşünen, kamu yararını savunan, kentin gerçek yapısını anlamaya çalışan, teori ile uygulamayı birleştiren ve yaptığı planın sonuçlarının sorumluluğunu üstlenen şehir plancısı anlayışıdır. ODTÜ’de yetiştirdiği kuşaklara bıraktığı en değerli miras da belki budur. Plan yapmayı değil, planlamayı öğretmek. Ve planlamayı yalnızca bir meslek değil, kente ve topluma karşı üstlenilmiş bir sorumluluk olarak görmek.


Prof. Dr. Raci Bademli Hocamızın Özgeçmişi

1967 yılında ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nü bitirdi. 1970 yılında ODTÜ’de yüksek lisans, 1977 yılında “Distorted and Lower Forms of Capitalist Industrial Production in Underdeveloped Countries: Contemporary Artisan Shops and Workshops in Eskişehir and Gaziantep, Turkey” başlıklı çalışması ile Massachusetts Institute of Technology’den doktora derecesini aldı. 1986’da doçent, 1993 yılında profesör oldu. 1967 yılında Berksan-Topaloğlu Bürosu’nda yürütülmekte olan Adana Nazım Plan çalışmalarında yer aldı. 1967-1968 yıllarında Paris’te “Bureau d’Etudes et de Realisations Urbaines” de “Bassin Miniere” Bölge Planlama Projesi’nde çalıştı. 1969 yılında İmar ve İskân Bakanlığı’nda çalıştı. 1971 yılında Çinici Mimarlık Bürosu’nda yürütülmekte olan “Çorum Binevler Konut Projesi”nde yer aldı. 1989-1995 yılları arasında Ankara Büyükşehir İmar Daire Başkanlığı görevini yürüttü. Bu dönemde “Eski Ankara”, “Bütünleşik Ankara”, “Yeni Ankara”, “Yeşil Ankara” ve “Güzel Ankara” Projelerini yönetti. 1987 yılında “Ankara Ulus Tarihi Kent Merkezi Planlama Projesi Yarışması’nda ekibiyle birincilik elde etti. Yurt dışında Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası’nın Cezayir, Afganistan, Vietnam ve Çin’de gerçekleştirilen projelerinde çalıştı. “Afganistan’ın Afet Sonrası Kentsel Yeniden İnşa Kapasitesinin Değerlendirilmesi”, “Cezayir El-Asnam Kenti Afet Sonrası Yeniden İnşasının Planlaması”, “Cezayir Casbah Kentinin Rehabilitasyonu” üzerine uzman raporları hazırladı. Gelibolu Yarımadası Barış Parkı Uluslararası Düşünce ve Tasarım Yarışması Projesi’ni yürüttü. Orta Anadolu Doğal ve Tarihi Anıtları Koruma Bölge Kurulu başkanlığını yaptı. Sanayide küçük üretim, göç ve istihdam, gecekondu ve tarihsel koruma alanında çok sayıda araştırma ve uygulama projesinde yer aldı. (ODTÜ, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Web Sitesi, 2026)


Raci Bademli aramızdan ayrıldı; ama bazı insanlar gittiklerinde geride bir boşluk değil, bir yol bırakırlar. Raci Hoca’nın yolu bugün hâlâ ODTÜ’nün koridorlarında, öğrencilerinin hafızasında, Ankara’nın sokaklarında ve yetiştirdiği şehir plancılarının mesleğe bakışında yaşamaya devam ediyor. Ondan geriye yalnızca planlar, projeler, kitaplar ve ders notları kalmadı; bir düşünme biçimi, bir meslek ahlakı, insana ve kente duyulan derin bir sevgi kaldı. Belki de bir hocanın ulaşabileceği en büyük ölümsüzlük budur: Söylediği bir sözün yıllar sonra bir öğrencisinin zihninde yeniden yankılanması, öğrettiği bir ilkenin hiç tanımadığı insanların aldığı kararlarda yaşamaya devam etmesi… Bugün kentlerimize baktığımızda onun soruları hâlâ önümüzde duruyor; “Planlama mı, pilavlama mı?”, “Şehirci mi, seyirci mi?” Ve biz biliyoruz ki Raci Hoca’nın asıl mirası, bu soruların cevaplarında değil, onları sormaktan hiçbir zaman vazgeçmememizde saklıdır. İyi ki bu topraklardan bir Raci Bademli geçti. İyi ki öğrencilerine yalnızca şehirleri değil, insanı anlamayı; yalnızca plan yapmayı değil, planlamayı öğretti.


Aziz hatırası önünde sevgiyle, özlemle ve derin bir saygıyla eğiliyoruz... Sen ölmedin hocamız, hep içimizdesin...


Kaynakça

  • Bademli, R. & Keskinok, H. Ç. (Ed.). (2021). Şehircilik Yazıları – Raci Bademli. Ankara: ODTÜ Yayıncılık.

  • Keskinok, H. Ç. (2013). Raci Bademli 10. Yıl Anma Sergisi. METU Journal of the Faculty of Architecture, 30(2). Sergide Bademli’nin Ulus Tarihi Kent Merkezi, Hacı Bayram çevresi ve Gelibolu Yarımadası gibi önemli planlama çalışmalarına yer verilmiştir.

  • ODTÜ Mimarlık Fakültesi. (2004). Raci Bademli Anma Yazıları. ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi (METU JFA), 2004/1–2.

  • İzmir Büyükşehir Belediyesi. (2015). Büyük Ödül İzmir’in – Raci Bademli kimdir? Bademli’nin ODTÜ’deki akademik çalışmaları, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi Başkanlığı, uluslararası projeleri ve Ulus Tarihi Kent Merkezi çalışmalarına ilişkin biyografik bilgiler içermektedir.

  • TMMOB Şehir Plancıları Odası. (2013). Raci Bademli 10. Yıl Anma Sergisi. Bademli’nin Ulus Tarihi Kent Merkezi Düzenleme Yarışması, Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma Islah İmar Planı, Hacı Bayram Camisi Çevresi Kentsel Tasarım Planı ve Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı çalışmalarına ilişkin mesleki kayıtlar.

  • TMMOB Şehir Plancıları Odası. (2013). Raci Bademli İyi Uygulamalar Ödülü. Bademli’nin mesleki mirasının yaşatılması amacıyla düzenlenen şehircilik ve planlama uygulamaları ödülüne ilişkin kurumsal bilgiler.

  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Şehir Planlama Müdürlüğü. (2023). Raci Bademli İyi Uygulamalar Ödülü. TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından sürdürülen Raci Bademli İyi Uygulamalar Ödülü ve katılımcı planlama uygulamalarına ilişkin bilgiler.

  • Ülkenli, Z. K. Akademik özgeçmiş. TED Üniversitesi AVESİS.

  • Murat DOĞRU, ODTÜ ve Yerel Yönetimler Anı Derlemesi, 2026

 
 
 

Yorumlar


bottom of page