YeS-TR Ulusal Yeşil Sertifika ve LEED Yeşil Bina Derecelendirme Sistemi Kentsel Isı Adası Etkisini Hangi Stratejilerle Düşürüyor.
Isı Adası Etkisi Nedir?
Isı adası etkisi (Urban Heat Island – UHI), kentleşmiş alanların çevresindeki kırsal veya daha az yapılaşmış bölgelere kıyasla daha yüksek sıcaklıklara ulaşması olarak tanımlanan kentsel iklim olgusudur. Kentlerde doğal ve geçirgen yüzeylerin; binalar, yollar, kaldırımlar, otoparklar ve diğer yapay yüzeylerle değiştirilmesi, yüzey enerji dengesini önemli ölçüde değiştirir. Özellikle güneş ışınımını yüksek oranda soğuran ve bünyesinde ısı depolayan koyu renkli çatı ve kaplama malzemeleri gün boyunca ısınmakta, depoladıkları enerjinin bir bölümünü akşam ve gece saatlerinde çevreye geri yaymaktadır. Buna karşılık ağaçlar, bitki örtüsü, toprak ve su yüzeyleri gölgeleme ile evapotranspirasyon mekanizmaları sayesinde doğal bir soğutma etkisi sağlamaktadır. Dolayısıyla kentleşmeyle birlikte yeşil alanların azalması ve yapay yüzeylerin artması, kentsel alanlarda çevre bölgelere göre belirgin bir sıcaklık farkının oluşmasına neden olmaktadır (Phelan et al., 2015; U.S. Environmental Protection Agency [EPA], n.d.).

Isı adası etkisinin oluşumunda yalnızca yüzey kaplama malzemeleri değil, kentsel morfoloji ve yapı yoğunluğu da belirleyici rol oynamaktadır. Yüksek ve birbirine yakın binaların oluşturduğu “kentsel kanyonlar”, gökyüzüne olan açıklığı azaltarak yüzeylerde biriken ısının gece atmosfere yayılmasını sınırlandırabilir; aynı zamanda doğal hava dolaşımını ve rüzgârla gerçekleşen soğutmayı azaltabilir. Buna araçlar, endüstriyel faaliyetler, binalar ve özellikle iklimlendirme sistemleri tarafından çevreye verilen antropojenik atık ısı da eklenmektedir. Bu nedenle ısı adası etkisinin şiddeti; yapılaşma yoğunluğu, bina geometrisi, yüzeylerin güneş yansıtma (solar reflectance/albedo) ve ısıl yayınım (thermal emittance) özellikleri, yeşil alan miktarı, geçirimsiz yüzey oranı, antropojenik ısı üretimi, rüzgâr koşulları ve yerel iklim gibi çok sayıda değişkenin birlikte etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Isı adaları ayrıca yüzey ısı adası (surface urban heat island) ve atmosferik ısı adası (atmospheric urban heat island) olarak farklı ölçeklerde ele alınabilmektedir (EPA, n.d.; IPCC, 2022).
Isı adası etkisi yalnızca kent merkezlerinin birkaç derece daha sıcak olması anlamına gelen yerel bir mikroiklim problemi değildir; iklim değişikliğiyle birleştiğinde kentsel iklim direncini, insan sağlığını, enerji tüketimini ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir sürdürülebilirlik sorunudur. IPCC, gelecekteki kentleşmenin şehirlerdeki sıcaklık artışını daha da güçlendireceğini ve özellikle sıcak hava dalgalarıyla birleştiğinde kentsel ısı stresinin artacağını belirtmektedir. Kentsel sıcaklıkların yükselmesi binaların soğutma enerjisi talebini ve pik elektrik yüklerini artırabilir; hava kalitesini olumsuz etkileyebilir ve sıcaklığa bağlı hastalık ve ölüm risklerini yükseltebilir. Bu nedenle kentsel ısı adası etkisinin azaltılması yalnızca bir peyzaj veya kent estetiği konusu değil; sürdürülebilir şehircilik, yeşil bina tasarımı, iklim değişikliğine uyum ve halk sağlığı politikalarının ortak çalışma alanıdır. Bu yaklaşım, YeS-TR ve LEED gibi yeşil bina değerlendirme sistemlerinde; yüksek güneş yansıtıcılığına sahip yüzeyler, yeşil çatılar, gölgeleme, bitkilendirme ve uygun açık alan tasarımı gibi stratejilerin neden özellikle teşvik edildiğinin de bilimsel temelini oluşturmaktadır (Cheval et al., 2024; IPCC, 2022; EPA, n.d.).
Isı Adası Etkisi’nin Kent Yaşamına, Ekolojiye, Enerji Tüketimine ve Turizme Olan Zararları Nelerdir?
Kentsel ısı adası etkisinin en doğrudan sonuçlarından biri, kentlerde yaşayan insanların termal konforunun ve yaşam kalitesinin azalmasıdır. Özellikle sıcak hava dalgaları sırasında kentsel ısı adası ile bölgesel sıcaklık artışının birlikte etkili olması, kent merkezlerinde yaşayan nüfusun maruz kaldığı ısı stresini daha da ağırlaştırabilmektedir. Gece saatlerinde yapıların ve sert zeminlerin gün boyunca depoladığı ısıyı atmosfere geri vermesi, kentlerin yeterince soğuyamamasına ve insanların yüksek sıcaklıklara maruz kalma süresinin uzamasına neden olur. Bu durum; sıcaklıkla ilişkili hastalıkları ve ölüm riskini artırabilmekte, uyku ve dinlenme koşullarını bozabilmekte ve açık kamusal alanların kullanılabilirliğini azaltabilmektedir. Ayrıca yüksek kentsel sıcaklıklar, özellikle yer seviyesindeki ozon oluşumunu destekleyerek hava kalitesi sorunlarını ağırlaştırabilir. Dolayısıyla ısı adası etkisi yalnızca bir “sıcaklık farkı” değil; halk sağlığı, çevresel konfor, kamusal alan kalitesi ve iklim dirençliliği açısından çok boyutlu bir kentsel risk olarak değerlendirilmelidir (Santamouris, 2020). (ScienceDirect)

Isı adası etkisinin ikinci önemli zarar alanı kentsel ekosistemler ve biyolojik çeşitliliktir. Kent içindeki yüksek yüzey ve hava sıcaklıkları; bitkilerin su ve ısı stresini artırabilir, toprak nemini azaltabilir ve kent ekosistemlerindeki türlerin yaşam, beslenme ve üreme koşullarını değiştirebilir. Bu etkiler yalnızca bitki örtüsüyle sınırlı değildir. Örneğin Çin kentlerini inceleyen geniş ölçekli bir araştırma, yüzey ısı adası etkisinin kuşların hem tür çeşitliliği hem de fonksiyonel çeşitliliği üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu; kuşların kent merkezlerinden daha serin banliyö alanlarına yönelmesi ile beslenme ve üreme davranışlarının da etkilenebildiğini göstermektedir (Zhao et al., 2023). Daha yeni araştırmalar da yüksek kentsel sıcaklıkların kuş ve yarasa topluluklarının dağılımı ve çeşitliliği üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret etmektedir. Bu nedenle kentsel ısı adası etkisi, yeşil altyapı, ekolojik koridorlar, kentsel ağaçlandırma ve habitat sürekliliğiyle birlikte ele alınması gereken bir biyolojik çeşitlilik sorunudur. Isı adasının azaltılması amacıyla kentlerde ağaç örtüsünün, nitelikli yeşil alanların ve mavi-yeşil altyapının artırılması bu açıdan yalnızca termal konfor sağlamaz; aynı zamanda kentsel ekosistemlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını da destekler.
Kentsel ısı adasının ekonomik açıdan en önemli sonuçlarından biri ise binaların soğutma enerjisi tüketimini ve kent ölçeğindeki pik elektrik talebini artırmasıdır. Dış hava sıcaklığı yükseldikçe klima ve diğer mekanik soğutma sistemleri daha uzun süre ve daha yüksek kapasitede çalışmakta; bu durum hem bina enerji tüketimini hem de özellikle sıcak yaz günlerinde elektrik şebekesi üzerindeki yükü artırmaktadır. Bilimsel literatürü değerlendiren kapsamlı bir çalışmada, kentsel ısı adasının binaların soğutma enerjisi tüketiminde medyan yaklaşık %19 artışa neden olabildiği belirlenmiştir; farklı kent ve koşullardaki sonuçların ise oldukça geniş bir aralıkta değişebildiği vurgulanmaktadır (Li et al., 2019). Başka bir kapsamlı incelemede, ortam sıcaklığındaki her 1 °C artış için incelenen çalışmalarda pik elektrik talebindeki artışın yaklaşık %0,45–%4,6, toplam elektrik tüketimindeki artışın ise yaklaşık %0,5–%8,5 arasında değiştiği raporlanmıştır (Santamouris et al., 2015). Bu ilişki aynı zamanda olumsuz bir geri besleme mekanizması oluşturabilir: sıcak kent daha fazla soğutma enerjisi gerektirir; klima sistemleri daha fazla elektrik tüketir ve dış ortama atık ısı verir; elektrik üretiminin karbon yoğun olduğu sistemlerde artan talep sera gazı emisyonlarını da yükseltebilir. Bu nedenle ısı adasıyla mücadele, bina ölçeğinde enerji verimliliğinin ötesinde kent ölçeğinde enerji ve dekarbonizasyon stratejisinin de önemli bir bileşenidir. (ScienceDirect)
Kentsel aşırı ısınma, turizm ve kent ekonomisi açısından da giderek önem kazanan bir risk faktörüdür. Özellikle tarihi kent merkezleri, meydanlar, yaya bölgeleri, açık hava müzeleri, alışveriş caddeleri, kıyı alanları ve diğer açık turistik mekânlarda ziyaretçi deneyimi doğrudan dış ortam termal konforuyla ilişkilidir. Yüksek hava ve yüzey sıcaklıkları ile yoğun güneş ışınımı, turistlerin açık alanda geçirdikleri süreyi, yürüyüş rotalarını, ziyaret saatlerini ve açık hava etkinliklerine katılımını etkileyebilir; aşırı sıcak dönemlerde gölgeli ve daha serin alanlara yönelim artabilir. Nitekim Porto’da gerçekleştirilen saha araştırması, turistik alanlarda termal konforun değerlendirilmesinin destinasyon planlaması açısından önem taşıdığını ve turistlerin termal algılarının açık alan kullanım biçimleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir (Andrade et al., 2021). Bu nedenle kentsel ısı adası etkisinin azaltılması, yalnızca çevresel performans veya enerji verimliliği açısından değil, kentlerin yaz aylarındaki yaşanabilirliğini, kamusal mekânların çekiciliğini ve turizm destinasyonlarının iklim değişikliğine karşı rekabet gücünü korumak açısından da stratejik önem taşımaktadır. Gölgelendirilmiş yaya aksları, kent ağaçları, parklar, yeşil koridorlar, su öğeleri ve düşük ısı biriktiren/yüksek güneş yansıtıcılığına sahip yüzeyler bu nedenle sürdürülebilir turizm ile iklime duyarlı kentsel tasarımın kesişiminde değerlendirilmelidir. (ScienceDirect)

YeS-TR Ulusal Yeşil Sertifika'nın Isı Adası Etki Azaltım Stratejileri
YeS-TR ulusal yeşil bina sertifikası, ısı adası etkisini bina ve yerleşme ölçeğinde birbirini tamamlayan dört yaklaşımla ele almaktadır. İNO 01 K2 kredisi; parklar, ortak bahçeler, yeşil çatılar ve diğer açık-yeşil alanlar aracılığıyla kullanıcıların yaşam kalitesini artırmayı öngörürken, bu uygulamaların bakım ve sürekliliğini de değerlendirmektedir. KET 06 K3 kredisi, binaların hava akışını destekleyecek biçimde konumlandırılması ile dış mekânlarda ısı etkisini azaltan zemin kaplamalarının kullanılmasına odaklanmaktadır. UHA 04 K3 kredisi, ulaşım yollarında ısı etkisini azaltan yüzey malzemelerini veya bitkilendirilmiş yaya koridorlarını alternatif çözümler olarak teşvik etmektedir. UHA 04 K6 kredisi ise araç kullanımını ve otopark kapasitesini kontrol altına alarak geniş sert yüzeylerin oluşmasını sınırlamayı, böylece hem ısı adası etkisinin hem de ulaşımdan kaynaklanan karbon salımlarının azaltılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Aşağıda sizler için YeS-TR'nin öncelikle doğrudan ve sonrasında ise dolaylı olarak tüm ısı adası etkisi azaltma stratejilerini kriter başlıkları bazında özetledik.
Blog Yazımızı Okumak İçin:
YeS-TR'nin Doğrudan Isı Adası Etkisi Azaltma Stratejileri
YeS-TR ulusal yeşil bina sertifikası, ısı adası etkisini bina ve yerleşme ölçeğinde birbirini tamamlayan dört yaklaşımla ele almaktadır. İNO 01 K2 kredisi; parklar, ortak bahçeler, yeşil çatılar ve diğer açık-yeşil alanlar aracılığıyla kullanıcıların yaşam kalitesini artırmayı öngörürken, bu uygulamaların bakım ve sürekliliğini de değerlendirmektedir. KET 06 K3 kredisi, binaların hava akışını destekleyecek biçimde konumlandırılması ile dış mekânlarda ısı etkisini azaltan zemin kaplamalarının kullanılmasına odaklanmaktadır. UHA 04 K3 kredisi, ulaşım yollarında ısı etkisini azaltan yüzey malzemelerini veya bitkilendirilmiş yaya koridorlarını alternatif çözümler olarak teşvik etmektedir. UHA 04 K6 kredisi ise araç kullanımını ve otopark kapasitesini kontrol altına alarak geniş sert yüzeylerin oluşmasını sınırlamayı, böylece hem ısı adası etkisinin hem de ulaşımdan kaynaklanan karbon salımlarının azaltılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Aşağıda sizler için YeS-TR'nin doğrudan ısı adası etkisi stratejilerini özetledik.

İNO 01 K2 — İyileştirme: Geliştirilecek yenilikçi uygulamalar ile bina kullanıcılarının yaşam kalitesini artırıcı iyileştirmeler sağlanması
Bu kredi, ısı adası etkisinin azaltılmasını bina kullanıcılarının yaşam kalitesini geliştiren yenilikçi uygulamalar arasında ele alır. Rehberde parklar, ortak kat bahçeleri, hobi bahçeleri ve yeşil çatılar gibi açık ve yeşil alanlar örneklenir. Isı adası açısından bu uygulamaların katkısı, bitkilendirme yoluyla gölge ve buharlaşmaya bağlı serinleme olanaklarının artırılmasıdır; ancak her açık alan düzenlemesi aynı serinletme etkisini sağlamaz. Kredi kapsamında hazırlanan Bina ve Yaşam Kalitesi Raporu, önerilen alanların kullanıcılar üzerindeki olumlu etkilerini açıklamalı; peyzajın teknik özelliklerini, bakımını, işletmesini ve sürdürülebilirliğini de değerlendirmelidir. Böylece yeşil alanların oluşturulması kadar, işlevlerini zaman içinde koruması da önem kazanır.
KET 06 K3 — Isı adası etkisinin azaltılmış olması
Bu kredi, yerleşme ölçeğinde hava akışını destekleyen yapılaşma düzenini ve ısı etkisini azaltan zemin kaplamalarını öne çıkarır. Binaların yüksekliklerinin, konumlarının, biçimlerinin ve aralarındaki mesafelerin hava dolaşımına olanak verecek şekilde düzenlenmesi değerlendirilir. Diğer strateji, dış mekânlarda ısı etkisini azaltacak zemin kaplama malzemelerinin kullanılmasıdır; rehberin amacı bitki örtüsü ile sert zemin düzenlemelerini birlikte ele alır. Çatı dışındaki yüzeylerde alınan önlemlerin ve kullanılan malzemelerin vaziyet planı üzerinde gösterildiği bir rapor istenir. Dolayısıyla yaklaşım, tek tek yüzeylerin özelliklerini iyileştirmenin yanında, yerleşmenin fiziksel düzeniyle havalandırma olanaklarını da geliştirmeyi hedefler.
UHA 04 K3 — Isı adası etkisinin azaltılmasına yönelik alternatif sistemlerin geliştirilmesi
Bu kredi, ulaşım alanlarının tasarımında iki alternatif strateji tanımlar: ulaşım yollarının yüzeylerinde ısı etkisini azaltan malzemeler kullanılması veya yeşil yaya koridorları oluşturulması. Yeşil yaya koridorlarının, rehberde belirtilen Yaya Yolları ve Kaldırımların Tasarım Kuralları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde geliştirilmesi öngörülür. Bu yaklaşım, yolları ve yaya güzergâhlarını ısı adasının azaltılmasına katkıda bulunabilecek kamusal alanlar olarak değerlendirir. Medellín’in yeşil koridorlarıyla kurulabilecek temel bağlantı da bitkilendirmeyi günlük hareketlilik güzergâhlarıyla bütünleştirme fikridir. Seçilen çözümün Ulaşım ve Hareketlilik Tasarım Raporu içinde gösterilmesi gerekir; rehber, iki stratejinin birlikte uygulanmasını zorunlu tutmaz.
UHA 04 K6 — Otopark alanlarının kontrolü
Bu kredi, otopark alanlarını kontrol ederek ısı adası etkisinin ve karbon salımlarının azaltılmasını hedefler. Stratejinin odağında, araç kullanımını azaltacak önlemler ile otopark kapasitesinin planlanması bulunur. Hazırlanacak Ulaşım ve Hareketlilik Tasarım Raporu, araç kullanımını azaltmaya yönelik tedbirleri açıklamalı ve mevcut otoparklarla önerilen otopark alanlarını haritalandırmalıdır. Otopark sayısı da rehberde Otopark Yönetmeliği ile ilişkilendirilerek değerlendirilir. Isı adası açısından bu yaklaşım, araç depolamak için ayrılan alanların büyümesini kontrol etme ve geniş sert yüzeylerin oluşum baskısını azaltma potansiyeli taşır. Böylece ulaşım talebine ilişkin kararlar, yerleşmenin açık alan kullanımı ve ısıl koşullarıyla birlikte ele alınır.
YeS TR Sisteminde Isı Adası Etkisini Azaltan Tüm Kriterler
Bina ve yerleşme ölçeğinde doğrudan ve destekleyici tüm stratejiler bu bölümde özetlenmiştir. YeS-TR, ısı adası etkisini tek bir önlemle değil; bitki örtüsü ve yeşil alanların korunması, geçirgen ve daha az ısınan yüzeyler, yağmur suyunun yönetimi, hava akışını gözeten kentsel biçim, mikroklima analizi ve otomobil bağımlılığının azaltılması gibi birbirini tamamlayan stratejilerle ele alır. Aşağıdaki seçki, kılavuzda ısı adasını doğrudan hedefleyen veya bu etkiyi azaltma potansiyeli güçlü olan kriterleri kapsar. İlişkisi yalnızca genel enerji verimliliği ya da karbon azaltımı üzerinden kurulan daha uzak başlıklar seçkiye alınmamıştır.
YeS-TR Bina Ölçeği
Yeşil çatılar, yüksek güneş yansıtıcılığına sahip çatı ve zemin malzemeleri, gölgeleme elemanları, ağaçlandırma, geçirgen yüzeyler, yeşil cepheler, su ögeleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları; bina ve çevresindeki yüzey sıcaklıklarının düşürülmesine, termal konforun artırılmasına ve soğutma enerjisi ihtiyacının azaltılmasına katkı sağlar.

BBT 01 K4 Sürdürülebilir Arazi ve Ulaşım Bağlantılarının Seçimi
Bu kredi, bina ana girişinin toplu taşıma durağına en fazla 500 metre mesafede bulunmasını veya durağa kadar bisiklet bağlantısı kurulmasını; ayrıca sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimin desteklenmesini ister. Isı adasıyla ilişkisi dolaylıdır: otomobil bağımlılığının ve yolculuk talebinin azalması, trafik kaynaklı atık ısıyı ve geniş otopark ya da yol yüzeylerine duyulan ihtiyacı sınırlayabilir.
SAY 01 K5 Yağmur Suyu Toplama Arıtma ve Kullanımı
Kredi, yerel yağış miktarı, çatı ve geçirimsiz yüzey alanı ile kullanım amacına göre yağmur suyu veriminin hesaplanmasını ve uygun depolama sisteminin tasarlanmasını teşvik eder. Toplanan suyun bahçe sulamasında kullanılabilmesi, kurak ve sıcak dönemlerde bitki örtüsünün korunmasına yardımcı olur; böylece evapotranspirasyon yoluyla çevresel serinlemeyi destekler.
İNO 01 K2 İyileştirme ile Bina Kullanıcılarının Yaşam Kalitesinin Artırılması
Bu kredi için hazırlanan Bina ve Yaşam Kalitesi Raporunda ısı adasının azaltılması, doğal yaşamın desteklenmesi, hava kirliliğinin azaltılması ve açık ya da yeşil alanların geliştirilmesi örnek iyileştirmeler arasında sayılır. Çatı terasları ve yeşil çatılar gibi uygulamalar; bakım, işletme ve süreklilik koşullarıyla birlikte ele alındığında, bina çevresindeki yüzey sıcaklıklarını düşürebilecek yenilikçi çözümlere alan açar.
YeS-TR Yerleşme Ölçeği
AKE 01 K2 Ekolojik Değer Varlığı Envanteri
Kredi, alanın gelişme öncesi ekolojik durumunun belirlenmesini, doğal değerlerin tasarımı nasıl yönlendirdiğinin açıklanmasını ve projenin arazi ekolojisi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesini ister. Mevcut bitki örtüsü ve doğal yüzeylerin erken aşamada tanınması, serinletici ekolojik bileşenlerin yapılaşma sırasında kaybedilmesini önleyen temel bir planlama aracıdır.
AKE 01 K3 Biyoçeşitliliği Koruma ve Geliştirme
Bu kredi mevcut doğal alanların korunmasını, zarar görmüş alanların iyileştirilmesini ve yerli ya da uyarlanabilir bitkilerle bitkilendirmeyi destekler. Daha önce kullanılmış alanların en az yüzde 30’unun yenilenmesi öngörülür; yoğun projelerde bitkilendirilmiş çatı yüzeyleri de hesaba katılabilir. Artan bitki örtüsü gölge ve evapotranspirasyon sağlayarak ısı birikimini azaltır.
AKE 03 K2 Açık ve Yeşil Alan Oranında Artış Sağlanması
Kredi, doğal bitki örtüsünü koruyan ve hava akımlarına izin veren bütüncül bir açık ve yeşil alan sistemi kurulmasını teşvik eder. Proje alanındaki açık ve yeşil alan oranı yükseldikçe daha fazla kredi verilir ve en yüksek düzey için alanın en az yüzde 60’ının bu şekilde tasarlanması gerekir. Bu yaklaşım, ısı depolayan yapılaşmış yüzeyleri azaltırken gölge ve buharlaşmalı serinlemeyi artırır.
AKE 05 K1 Yağmur Suyu Toplama Sistemi Kullanılması
Kredi; geçirimsiz yüzeylerden yağmur suyunun toplanıp yeniden kullanılmasını, geçirimli parke ve kaldırım çözümleriyle sızdırmanın artırılmasını ve rekreasyon alanlarının yağmur suyuyla sulanmasını puanlandırır. Geçirimli yüzeyler yüzey akışını ve güneş altında ısınan kuru sert zemin miktarını azaltabilir; sulama ise serinletici bitki örtüsünün sürekliliğini destekler.
UHA 01 K6 Yeşil ve Açık Alanlara Erişimin Sağlanması ve Artırılması
Bu kredi, yeşil ve açık alanların tür, büyüklük ve konumlarının tanımlanmasını; yerleşmeyle ilişkilerinin, erişim mesafelerinin ve yürüme rotalarının haritalandırılmasını ister. Fonksiyonlarla yeşil alanlar arasındaki bağlantıyı güçlendiren ve yaya yollarını daha çekici hale getiren öneriler, kesintili alanları bir yeşil ağ halinde birleştirerek serin koridorların oluşmasına katkı verebilir.
UHA 02 K1 Toplu Taşıma ile Uyumlu Kentsel Altyapı Stratejileri Zorunlu
Yeni ve mevcut yerleşmeler için zorunlu olan kriter; yaya ve bisiklet yolları ile açık ve yeşil alanların yoğun olduğu, toplu taşımayla güçlü bağlantı kuran yerleşmeleri hedefler. Bu düzen, özel araç kullanımını ve buna bağlı atık ısıyı azaltma potansiyelinin yanında, ulaşım alanlarının yeşil altyapıyla birlikte planlanmasını sağlar.
UHA 02 K2 Bisiklet ile Güvenli ve Rahat Ulaşım
Kredi, proje alanındaki bisiklet yollarının ve yeterli sayıdaki bisiklet park istasyonunun ilgili kılavuz ve yönetmeliklere uygun biçimde tasarlanmasını ister. Bisikletin gerçek bir ulaşım seçeneğine dönüşmesi, motorlu taşıt kullanımını ve otopark talebini azaltarak ulaşım kaynaklı ısı üretimi ile ısınan kaplama alanlarının büyümesini sınırlayabilir.
UHA 02 K3 Bisiklet Kullanımının Teşvik Edilmesi
Bu kredi, kesintisiz bisiklet yolu veya parkuru oluşturulmasını ve uzunluğun proje alanına oranına göre değerlendirilmesini öngörür. Sürekliliği olan bisiklet ağı, kısa yolculuklarda otomobilin yerini alarak trafik kaynaklı atık ısıyı azaltabilir ve yeni taşıt yolu ya da açık otopark yüzeyi oluşturma baskısını düşürebilir.
UHA 02 K4 Otomobil Bağımlılığının Azaltılması ve Yaya Erişiminin Güçlendirilmesi
Kredi; yaya yollarının uzunluk, genişlik ve işlevler arası bağlantılarının yanı sıra malzeme, aydınlatma, oturma elemanı ve bitkilendirme ayrıntılarının birlikte tasarlanmasını ister. Yürünebilirlik otomobil kullanımını azaltırken, yaya güzergâhlarında bitkilendirme ve uygun malzeme seçimi de gölge ve daha düşük yüzey sıcaklıkları sağlayabilir.
UHA 04 K2 İklim Değişikliğine Uyum Sağlayan Ulaşım Tasarımı
Kredi; araç, yaya ve bisiklet yolları ile otoparklarda bitkilendirme, malzeme, aydınlatma ve yağmur suyu toplama ayrıntılarını bütüncül biçimde ele alır. Puanlama özellikle sürdürülebilir ve yerel malzeme kullanımını ve bitkilendirmeyle mikroklima oluşturulmasını ödüllendirir. Bu iki yaklaşım, gölgeyi artırıp yüzeylerin ısınmasını sınırlandırarak ısı adasıyla doğrudan ilişki kurar.
UHA 04 K3 Isı Adası Etkisinin Azaltılmasına Yönelik Alternatif Sistemler
Bu kredi, ulaşım yollarında ısı etkisini azaltan yüzey malzemelerinin kullanılmasını veya ilgili yönetmeliğe uygun yeşil yaya koridorlarının oluşturulmasını ister. Birinci seçenek kaplamaların güneş enerjisini depolamasını azaltmayı, ikinci seçenek ise gölge ve evapotranspirasyon yoluyla yaya çevresini serinletmeyi hedefler.
UHA 04 K4 Ulaşım Alanlarında Yağmur Suyu Toplama Sistemleri
Kredi; otopark, araç yolu, bisiklet yolu ve yaya yollarından yağmur suyunun hızla uzaklaşmasını önleyen ve suyun yeniden kullanımını sağlayan sistemleri destekler. Suya duyarlı ulaşım tasarımı, geçirimsiz yüzeylerin olumsuz etkisini hafifletebilir ve bitkilendirilmiş alanların su ihtiyacını karşılayarak yaz dönemindeki serinletici işlevlerini koruyabilir.
UHA 04 K6 Otopark Alanlarının Kontrolü
Kriterin açık amacı, otopark alanlarını kontrol ederek ısı adası etkisini ve karbon salımını azaltmaktır. Araç kullanımını azaltan önlemlerin ve mevcut ya da önerilen otoparkların haritalandırılması; otopark kapasitesinin ilgili yönetmelik çerçevesinde sınırlandırılması beklenir. Böylece güneşte ısınan geniş kaplama yüzeylerinin ve otomobil kaynaklı atık ısının büyümesi denetlenir.
KET 02 K2 Yapılaşmış Alan Oranının Azaltılması
Bu kredi, binaların taban alanını azaltarak proje içindeki açık alan oranını artırır ve daha düşük yapılaşmış alan oranlarına daha fazla puan verir. Açık alanın artması tek başına serinleme garantisi oluşturmasa da bu alanların bitkilendirme, geçirgen yüzey ve gölgeleme için kullanılabilmesini sağlar; böylece ısı depolayan yapı yüzeylerinin payı düşürülebilir.
KET 02 K3 Toplu Taşıma ve Bisiklet Kullanımının Desteklenmesi
Kredi, bisiklet yollarının toplu taşıma sistemlerine bağlanmasını; güzergâhta aydınlatma, yönlendirme ve gerekli işaretlerin bulunmasını destekler. Aktif ulaşım ile toplu taşımanın birlikte çalışması, özel araç yolculuklarını ve açık otopark ihtiyacını azaltarak ısı adasına ulaşım kaynaklı dolaylı bir katkı sağlar.
KET 03 K2 Yüksek Kaliteli ve Erişilebilir Yeşil Alanlar
Kredi, yeşil rekreasyon alanlarının bina girişlerine yürüme mesafesinde bulunmasını ve açık ve yeşil alan toplamının proje alanına oranının yükselmesini ödüllendirir. Yeşil alanların hem yaygın hem erişilebilir olması, gölge ve evapotranspirasyon etkisini günlük yaşam alanlarına yaklaştırır; bu nedenle sosyal yararın yanında doğrudan mikroklimatik fayda üretir.
KET 03 K3 Toplum Bahçeleri ve Kent Tarımı
Bu kredi, proje içinde veya yakın çevresinde toplum bahçeleri ve tarımsal üretim alanları kurulmasını ya da bunlara erişimi destekler. Alan içinde uygulandığında toprak ve bitki örtüsünü artırarak geçirimsiz yüzeylerin yerini kısmen canlı peyzaja bırakabilir; sulama ve bakım sürekliliği sağlandığında yerel serinlemeye katkıda bulunur.
KET 04 K1 Karma Kullanımlı Yapılar
Kredi, günlük ihtiyaçların yürüme mesafesinde karşılanabildiği ve iş olanaklarına erişimin kolaylaştığı karma kullanımlı yerleşimleri teşvik eder. Daha kısa yolculuklar otomobil bağımlılığını ve trafik kaynaklı atık ısıyı azaltabilir; otopark ve taşıt yolu için ayrılan alanın sınırlanması da yeşil ve geçirgen yüzeylere yer açabilir.
KET 06 K1 Mikroklimayı Göz Önüne Alan Tasarım
Bu kredi, proje alanının çevresel mikroklimaya etkisini simülasyon veya başka bir çalışma ile değerlendirmeyi ve olumsuz koşulları en aza indirecek tasarım kararları geliştirmeyi ister. Rüzgâr, gölge, güneşlenme ve yüzey özelliklerinin birlikte analiz edilmesi, sıcak noktaların daha tasarım aşamasında belirlenmesine ve etkili serinletme stratejilerinin seçilmesine olanak verir.
KET 06 K2 İklim Değişikliğine Uyum Sağlayan Tasarım
Kredi, yeşil alanın yapılaşmış alana oranını ifade eden Biyotop Alan Katsayısını esas alır. Amaç, yapılaşmış alanlarda bitkilendirmeyi artırmak ve yeşil altyapıyı geliştirmektir; kılavuz bu yöntemi sıcak hava dalgası, kuraklık ve sel gibi iklim etkilerinin azaltılmasıyla ilişkilendirir. Yeterli katsayıya ulaşılması, yerleşmenin serinletici biyolojik yüzeylerini ölçülebilir biçimde güçlendirir.
KET 06 K3 Isı Adası Etkisinin Azaltılması
YeS-TR’nin ısı adasına en doğrudan odaklanan kredilerinden biri olan bu kriter, çatı dışındaki yüzeyler için alınan önlemleri ve kullanılan malzemeleri raporlamayı ister. Bina yükseklikleri, biçimleri, konumları ve aralıklarının hava akışına izin verecek biçimde düzenlenmesi ile ısı etkisini azaltan yer döşemelerinin kullanılması ayrı ayrı puanlandırılır; böylece hem havalandırma hem yüzey ısınması ele alınır.
LEED BD+C ve LEED Neighborhood Development ve LEED for Cities Sertifikalarının'nın Isı Adası Etki Azaltım Stratejileri
LEED v4, ısı adası etkisini yalnızca aynı adlı kredi üzerinden değerlendirmez. Bitki örtüsünün korunması, açık ve yeşil alan oluşturulması, yağmur suyunun yeşil altyapıyla yönetilmesi, sert zemin ve otopark alanlarının sınırlandırılması ve motorlu araç kullanımının azaltılması gibi tamamlayıcı stratejiler de kent yüzeylerinin ısınmasını azaltma potansiyeli taşır. Aşağıdaki başlıklar, ısı adasını doğrudan hedefleyen kredilerin yanı sıra rehberde ısı adasıyla açık ve güçlü bir ilişki kurulan önkoşul ve kredileri kapsamaktadır.
LEED BD+C Isı Adası Etkisi Azaltma Stratejileri
LT Kredisi: Bisiklet Olanakları — Bicycle Facilities
Bu kredi, binayı işlevsel bir bisiklet ağına bağlamayı; kısa ve uzun süreli bisiklet park yerleri ile gerekli durumlarda duş ve soyunma alanları sağlamayı teşvik eder. Temel amacı bisiklet kullanımını artırarak motorlu araçlarla kat edilen mesafeyi azaltmaktır. Isı adasına katkısı dolaylıdır: araç kullanımının azalması taşıtlardan kaynaklanan atık ısı ve emisyonları düşürebilir; ayrıca otomobile ve yüzey otoparklarına duyulan ihtiyacın zaman içinde azalmasını destekleyebilir.
LT Kredisi: Azaltılmış Otopark Alanı — Reduced Parking Footprint
Kredi, otopark kapasitesinin yerel mevzuatın zorunlu tuttuğu düzeyi aşmamasını ve standart otopark oranlarına göre azaltılmasını ister. Toplu taşımayla ilişkisi zayıf alanlarda yüzde 20, yoğun veya toplu taşıma hizmeti bulunan alanlarda yüzde 40 azaltım öngörülür; azaltımdan sonra otoparkların yüzde 5’i araç paylaşımı yapanlara ayrılır. Böylece koyu renkli asfalt ve beton yüzeylerin kapladığı alan küçültülebilir. Rehber, bu yüzeylerin güneş enerjisini depolayarak çevre sıcaklığını ve binaların soğutma gereksinimini artırdığına doğrudan dikkat çeker.
SS Kredisi: Arazi Geliştirme — Habitatın Korunması veya Onarılması
Bu kredi, mevcut doğal alanların korunmasını ve bozulmuş alanların yerel veya uyum sağlamış bitkilerle onarılmasını amaçlar. Varsa arazideki doğal alanların yüzde 40’ı yapılaşma ve inşaat faaliyetlerinden korunmalı; daha önce geliştirilmiş bölümlerin belirli bir kısmı yeniden bitkilendirilmelidir. Uygun projelerde habitat sağlayan yeşil çatılar da onarılan alana dâhil edilebilir. Bitki ve sağlıklı toprak örtüsünün artırılması; gölge, evapotranspirasyon ve yağmur suyu sızması sağlayarak sert yüzeylerin ısı depolama etkisini azaltabilir.
SS Kredisi: Açık Alan — Open Space
Kredi, toplam arazi alanının en az yüzde 30’una karşılık gelen, kullanıcıların fiziksel olarak erişebildiği dış mekânlar oluşturulmasını ister. Bu açık alanların en az yüzde 25’i bitkilendirilmeli veya ağaç ve çalıların oluşturduğu üst örtüyle kaplanmalıdır. Bahçeler, kentsel tarım alanları, korunmuş habitatlar ve belirli koşullardaki erişilebilir yeşil çatılar uygun çözümler arasındadır. Rehber, bitkilendirilmiş açık alanların yağmur suyu sızmasını artırdığını, habitat bağlantıları oluşturduğunu ve ısı adası etkisini azalttığını açıkça belirtir.
SS Kredisi: Yağmur Suyu Yönetimi — Rainwater Management
Bu kredi, yağmur suyunu hızla uzaklaştırmak yerine arazinin doğal hidrolojisini taklit eden düşük etkili gelişim ve yeşil altyapı sistemleriyle yerinde yönetmeyi hedefler. Yağmur bahçeleri, biyolojik tutma alanları, geçirgen kaplamalar, bitkilendirilmiş hendekler, ağaç kutuları ve yeşil çatılar bu yaklaşımda kullanılabilir. Kredinin temel amacı akış miktarını azaltmak ve su kalitesini iyileştirmektir; ancak bitki ve toprak içeren çözümler evapotranspirasyonu artırıp geçirimsiz yüzeyleri azalttığı için çevresel serinlemeye de katkı sağlayabilir.
SS Kredisi: Isı Adası Etkisinin Azaltılması — Heat Island Reduction
LEED BD+C’nin ısı adasını doğrudan hedefleyen temel kredisi budur. Çatı dışındaki yüzeylerde ağaç ve bitki gölgesi, bitkilendirilmiş gölgeleme elemanları, güneş enerjisi sistemlerinin sağladığı gölge, yüksek güneş yansıtıcılığına sahip kaplamalar ve en az yüzde 50’si bağlantısız açık ızgaralı döşemeler kullanılabilir. Çatılarda yüksek güneş yansıtma indeksine sahip “serin çatı” malzemeleri veya yeşil çatılar değerlendirilir. Alternatif olarak otoparkların en az yüzde 75’i yer altında, bina altında ya da uygun bir örtünün altında konumlandırılabilir. Böylece güneş ışınımını emen çatı ve sert zeminlerin alanı ile çevreye geri yaydığı ısı azaltılır.
LEED ND Neighborhood Development Isı Adası Etkisi Azaltma Stratejileri
SLL Önkoşulu: Tehlike Altındaki Türlerin ve Ekolojik Toplulukların Korunması
Bu önkoşul, proje alanında tehdit veya yok olma tehlikesi altında bulunan türlerin ve ekolojik toplulukların araştırılmasını zorunlu tutar. Böyle bir habitat bulunması durumunda yetkili uzmanlarla bir koruma planı hazırlanması; habitatın ve tampon alanların haritalandırılması, yapılaşmadan kaynaklanan tehditlerin azaltılması ve alanın izlenmesi gerekir. Önkoşul doğrudan bir sıcaklık hedefi koymaz; ancak mevcut bitki örtüsünü ve ekolojik alanları yapılaşmadan koruyarak gölge, evapotranspirasyon ve doğal toprak işlevlerinin devamını sağlayabilir.
SLL Önkoşulu: Sulak Alanların ve Su Kütlelerinin Korunması
Önkoşul, sulak alanların, su kütlelerinin ve bunların çevresindeki koruma kuşaklarının yapılaşma baskısından korunmasını amaçlar. Bu mavi-yeşil alanların korunması doğal su döngüsünün ve bitki örtüsünün devamlılığını destekler. Açık su yüzeyleri, nemli topraklar ve çevre bitkileri yerel serinleme sağlayabildiğinden, önkoşul ısı adasının büyümesini sınırlama potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte sağlanacak etki; alanın büyüklüğüne, bitki yapısına, suyun sürekliliğine ve çevresindeki kentsel biçime bağlıdır.
SLL Kredisi: Bisiklet Olanakları — Bicycle Facilities
LEED ND, binaların bisiklet ağına erişimini, kesintisiz bisiklet güzergâhlarını, kısa ve uzun süreli bisiklet parklarını ve uygun yapılarda duş olanaklarını mahalle ölçeğinde ele alır. Bu düzenlemeler gündelik yolculuklarda otomobil yerine bisiklet kullanımını kolaylaştırır. Isı adasına katkı, azalan araç hareketi ve otopark talebi üzerinden dolaylı olarak gerçekleşir; bu nedenle kredi bir yüzey sıcaklığı performansı sağlamaz, fakat daha az araç ve daha az otopark yüzeyi gerektiren bir yerleşim düzenini destekler.
SLL Kredisi: Habitat, Sulak Alan ve Su Kütlelerinin Korunmasına Yönelik Arazi Tasarımı
Bu kredi, nitelikli bir ekoloji uzmanı tarafından önemli habitatların, sulak alanların ve su kütlelerinin belirlenmesini; gerekli tampon bölgelerin oluşturulmasını ve bu alanların uzun süreli koruma altına alınmasını ister. Doğal sistemlerin korunması hidrolojik döngünün, yeraltı suyu beslenmesinin ve yerel mikroiklimlerin devamını sağlar. USGBC rehberi, korunan doğal alanların mikroiklimin sürdürülmesine doğrudan katkı sağladığını belirtmektedir.
SLL Kredisi: Habitatların, Sulak Alanların ve Su Kütlelerinin Onarılması
Kredi, bozulmuş habitatların ve su sistemlerinin uzman gözetiminde gelişme öncesindeki ekolojik yapı ve işlevlerine yaklaştırılmasını amaçlar. Yerel bitki örtüsünün yeniden kurulması, doğal hidrolojinin onarılması, kapatılmış derelerin gün ışığına çıkarılması ve sulak alanları kurutan müdahalelerin kaldırılması uygulanabilecek stratejiler arasındadır. Onarılan bitki ve su sistemleri gölgeyi, evapotranspirasyonu ve topraktaki su tutma kapasitesini artırarak mahalle mikroikliminin iyileşmesine katkıda bulunabilir.
SLL Kredisi: Habitat, Sulak Alan ve Su Kütlelerinin Uzun Süreli Koruma Yönetimi
Bu kredi, mevcut veya onarılmış doğal alanlar için en az on yıllık bir yönetim planı ve güvence altına alınmış finansman kaynağı oluşturulmasını ister. Plan; bakım sorumlularını, biyolojik hedefleri, uygulama maliyetlerini ve istilacı türler ya da kullanıcı baskısı gibi tehditleri ele almalıdır. Böylece bitkilendirme ve ekolojik onarımın yalnızca proje tesliminde mevcut olması değil, serinletici ve hidrolojik işlevlerini yıllar boyunca sürdürebilmesi hedeflenir.
NPD Kredisi: Azaltılmış Otopark Alanı — Reduced Parking Footprint
LEED ND’de bu kredi, yeni yüzey otoparklarının toplam alanını proje gelişim ayak izinin yüzde 20’siyle sınırlar ve tek bir yüzey otoparkının 0,8 hektarı aşmamasını ister. Otoparkların yer altına, çok katlı yapılara veya kullanılabilir bina alanlarının altına alınması; ortak otopark, araç paylaşımı ve araç havuzu uygulamaları teşvik edilir. Böylece güneş ışınımını emen geniş asfalt alanların oluşması sınırlandırılır. USGBC rehberi, yüzey otoparklarının ısı adası etkisini şiddetlendirdiğini açıkça belirtmektedir.
NPD Kredisi: Ağaçlandırılmış ve Gölgeli Sokaklar — Tree-Lined and Shaded Streetscapes
Bu kredi, ısı adasını açıkça hedefleyen iki seçenek sunar. İlk seçenekte proje içindeki ve sınırındaki blok uzunluklarının en az yüzde 60’ında, aralarındaki mesafe 12 metreyi aşmayacak biçimde ağaçlandırma yapılır. İkinci seçenekte kaldırımların en az yüzde 40’ı, on yıl içinde gelişmesi beklenen ağaç taçları veya kalıcı gölgeleme yapılarıyla gölgelenir. Ağaçların sağlıklı biçimde büyüyebilmesi için tür, kök ortamı ve toprak hacmi bir peyzaj uzmanı tarafından değerlendirilir. Böylece yaya yüzeylerinin güneş kazanımı azalırken evapotranspirasyon ve yaya ısıl konforu artar.
GIB Kredisi: Arazi Müdahalesinin En Aza İndirilmesi — Minimized Site Disturbance
Kredi, değerli büyük ağaçların korunmasını, inşaat etkisinin sınırlandırılmasını ve uygun projelerde yapılaşmanın daha önce geliştirilmiş alanlarda yoğunlaştırılmasını teşvik eder. Geliştirilmemiş alanların belirli bölümleri yapılaşma ve şantiye faaliyetlerinden uzak tutulur; koruma bölgeleri oluşturulur ve ağaçlar uzman gözetiminde muhafaza edilir. Mevcut olgun ağaçların korunması, yeni dikilen küçük ağaçlara göre erken dönemde çok daha geniş gölge ve evapotranspirasyon sağlayarak ısı adasının büyümesini sınırlandırabilir.
GIB Kredisi: Yağmur Suyu Yönetimi — Rainwater Management
LEED ND, seçilen yağış yüzdelik diliminde oluşan akışın yeşil altyapı ve düşük etkili gelişim teknikleriyle proje içinde yönetilmesini ister. Biyolojik tutma alanları, yağmur bahçeleri, gözenekli kaplamalar, geçirgen döşemeler ve bitkilendirilmiş sistemler; suyu sızma, evapotranspirasyon veya yeniden kullanım yoluyla yönetebilir. Bu stratejilerin asıl hedefi doğal hidrolojiyi taklit etmektir; aynı zamanda geçirimsiz yüzeyleri azaltmaları, bitki ve toprak nemini artırmaları nedeniyle serinletici bir yan fayda sağlayabilirler.
GIB Kredisi: Isı Adası Etkisinin Azaltılması — Heat Island Reduction
LEED ND’nin doğrudan ısı adasına odaklanan kredisi; çatı dışı sert zeminler, çatılar veya her ikisinin birlikte ele alındığı üç uygulama yolu sunar. Çatı dışındaki alanlarda ağaç ve yapı gölgesi, güneş enerjisi üreten gölgeleme sistemleri, yüksek yansıtıcılığa sahip kaplamalar ve açık ızgaralı geçirgen döşemeler kullanılabilir. Çatılarda yüksek SRI değerli malzemeler veya yeşil çatı sistemleri uygulanabilir. Rehber, öncelikle sert zemin miktarının azaltılmasını ve peyzaj alanının artırılmasını en etkili başlangıç stratejisi olarak tanımlar.
LEED for Cities and Communities: Plan and Design Isı Adası Etkisi Azaltma Stratejileri
LEED v4.1 for Cities and Communities, ısı adası etkisini tek bir krediyle değil; yeşil alanların artırılması, kent ormanlarının geliştirilmesi, doğal kaynakların korunması, sokakların gölgelenmesi, yeşil yağmur suyu altyapısının kurulması ve motorlu araç kullanımının azaltılması gibi birbiriyle ilişkili stratejiler üzerinden ele almaktadır. Aşağıdaki değerlendirme, ısı adasını doğrudan konu alan veya kentsel bitki örtüsünü, gölgeyi, geçirimsiz yüzeyleri ve araç kaynaklı ısıyı somut biçimde etkileyen başlıkları kapsamaktadır.
NS Önkoşulu: Ekosistem Değerlendirmesi — Ecosystem Assessment
Bu önkoşul; kentin topoğrafyasının, topraklarının, mevcut bitki örtüsünün, önemli ağaçlarının, habitatlarının, sulak alanlarının, su kütlelerinin ve yağmur suyu olanaklarının haritalandırılmasını ister. Ayrıca belirlenen koşulların sürdürülebilir kent tasarımını nasıl etkileyeceği açıklanmalıdır. Önkoşul tek başına bir serinletme uygulaması zorunlu kılmaz; ancak ağaç örtüsünün, su sistemlerinin ve bozulmuş alanların belirlenmesini sağlayarak ısı adası müdahaleleri için gerekli mekânsal bilgi altyapısını oluşturur. (Plan and Design Guide, ss. 20-21)
NS Önkoşulu: Yeşil Alanlar — Green Spaces
Plan and Design rehberi, kişi başına en az 11,25 metrekare yeşil alan sağlanmasını ve konutların yüzde 90’ının 800 metre yürüme mesafesinde bir yeşil alana erişebilmesini zorunlu tutar. Parklar, yeşil yollar, kent bostanları, topluluk bahçeleri ve çatı bahçeleri bu kapsama girebilir. Bitki örtüsü; gölge ve evapotranspirasyon yoluyla yüzeylerin ve yakın çevredeki havanın ısınmasını sınırlandırabilir. Bununla birlikte sağlanacak serinleme, yalnızca alan miktarına değil; ağaç örtüsüne, bitki yapısına, sulama koşullarına ve yeşil alanların kent içindeki dağılımına da bağlıdır. (Plan and Design Guide, ss. 23-24)
NS Kredisi: Doğal Kaynakların Korunması ve Onarılması — Natural Resources Conservation and Restoration
Kredi; doğal kaynak alanlarının korunmasını veya ekosistem değerlendirmesine dayalı bir koruma ve onarım planı hazırlanmasını teşvik eder. Ormanlar, doğal parklar, taşkın alanları, sulak alanlar, kıyılar, akarsu koridorları ve habitatlar bu kapsamda değerlendirilir. Bozulmuş yamaçların yerel ya da istilacı olmayan uyumlu bitkilerle yeniden bitkilendirilmesi, önemli habitatların korunması, istilacı türlerin kontrolü ve bozulmuş su ekosistemlerinin onarılması öngörülen stratejiler arasındadır. Bu uygulamalar, mevcut serin yüzeylerin kaybını önleyip bitki ve su sistemlerinin mikroiklim üzerindeki düzenleyici etkisini güçlendirebilir. (Plan and Design Guide, ss. 25-28)
NS Kredisi: Dayanıklılık Planlaması — Resilience Planning
Rehber, aşırı sıcaklıkları ve ısı adası etkisini kentin değerlendirmesi gereken iklimsel tehlikeler arasında açıkça sayar. Kredi; tehlikenin görülme olasılığının, şiddetinin, etkilenecek bölgelerin, altyapının ve hassas nüfus gruplarının belirlenmesini ister. Isı adasının öncelikli risklerden biri olarak seçilmesi durumunda kent, uyum ve azaltım hedefleri belirlemeli ve bunları bir dayanıklılık planında uygulama kaynaklarıyla birlikte açıklamalıdır. Dolayısıyla kredi belirli bir serinletme tekniği dayatmaz; riskin haritalandırılmasını ve ölçülebilir bir müdahale programına dönüştürülmesini sağlar. (Plan and Design Guide, ss. 31-33)
TR Kredisi: Kompakt, Karma Kullanımlı ve Toplu Taşıma Odaklı Gelişim — Compact, Mixed Use and Transit Oriented Development
Bu kredi; konut, iş, hizmet, açık alan ve toplu taşımanın yürüme mesafesinde bir araya geldiği Kompakt ve Bütüncül Merkezlerin oluşturulmasını teşvik eder. Günlük gereksinimlerin yürüyerek, bisikletle veya toplu taşımayla karşılanabilmesi, özel araç yolculuklarını ve buna bağlı otopark talebini azaltabilir. Bu katkı dolaylıdır: yoğun ve kompakt yapılaşma tek başına serin bir mikroiklim oluşturmaz ve kötü tasarlandığında hava dolaşımını sınırlayabilir. Bu nedenle kompakt gelişimin yeşil alan, ağaçlandırma, gölgeleme ve geçirgen yüzey stratejileriyle birlikte uygulanması gerekir. (Plan and Design Guide, ss. 34-37)
TR Kredisi: Yürünebilirlik ve Bisiklete Uygunluk — Walkability and Bikeability
Kredi, güvenli ve kesintisiz yaya ve bisiklet ağları oluşturmanın yanında sokakların gölgelenmesine ilişkin doğrudan bir strateji içerir. Kentin toplam sokak uzunluğunun yüzde 90’ı için belirlenen tasarım koşullarından biri, kaldırımların ve bisiklet yollarının en az yüzde 40’ında ağaçlarla gölge sağlanmasıdır. Arkadlar, tenteler, toplu taşıma durakları ve kalıcı güneş kırıcı yapılar da gölgeyi tamamlayabilir. Böylece yaya yüzeylerinin güneş kazanımı ve insanların radyant ısıya maruz kalması azalırken, ağaçların evapotranspirasyon etkisi de yerel serinlemeyi destekler. (Plan and Design Guide, ss. 38-40)
TR Kredisi: Nitelikli Toplu Taşımaya Erişim — Access to Quality Transit
Bu kredi, güvenli ve konforlu duraklar, ulaşım türleri arasında bağlantı ve yeterli sefer sıklığı sağlayarak özel araç bağımlılığını azaltmayı hedefler. Isı adasına etkisi dolaylıdır: toplu taşıma kullanımının artması araç trafiğini, yakıt tüketimini, araçlardan yayılan atık ısıyı ve geniş otopark alanlarına duyulan talebi azaltabilir. Rehber ayrıca durakların yağmur ve rüzgâra karşı örtülü ve kısmen kapalı olmasını ister. Sıcak iklimlerde bu alanların güneşten koruyacak biçimde tasarlanması, ulaşım sisteminin sıcak dönemlerde kullanılabilirliğini artırabilir. (Plan and Design Guide, ss. 41-43)
WE Kredisi: Yağmur Suyu Yönetimi — Stormwater Management
Kredi; yağmur suyunun kent içinde tutulmasını, gelişme öncesindeki akış koşullarının korunmasını veya birbirine bağlı yeşil yağmur suyu altyapısının oluşturulmasını teşvik eder. Yağmur bahçeleri, yerel bitkiler, yeşil çatılar, geçirgen kaplamalar, bitkilendirilmiş hendekler ve yağmur suyu depoları uygun çözümler arasındadır. Bu sistemler geçirimsiz yüzey miktarını azaltır; suyu sızma, depolama ve evapotranspirasyon yoluyla yönetir. Böylece yağmur suyu yönetiminin yanı sıra toprak ve bitki neminin korunması ve kent yüzeylerinin serinletilmesi için de altyapı oluşturulur. (Plan and Design Guide, ss. 56-58)
LEED for Cities and Communities: Existing Cities
NS Önkoşulu: Ekosistem Değerlendirmesi — Ecosystem Assessment
Existing Cities önkoşulu; ormanların, çayırların, parkların, bahçelerin, kent ağaç örtüsünün, kent bostanlarının, sulak alanların ve su kütlelerinin haritalandırılmasını ister. Değerlendirmede bu varlıkların dağılımı, bunlara erişimdeki eşitsizlikler ve sorunların yoğunlaştığı bölgeler de açıklanmalıdır. Bu çalışma doğrudan bir sıcaklık azaltım hedefi getirmez; ancak ağaç örtüsü ve yeşil alan eksikliği bulunan mahallelerin belirlenmesine, serinletme yatırımlarının çevresel ve sosyal açıdan öncelikli bölgelere yönlendirilmesine yardımcı olur. (Existing Cities Guide, ss. 21-25)
NS Kredisi: Yeşil Alanlar — Green Spaces
Kredi, kamusal ve erişilebilir yeşil alanların kent yüzölçümünün en az yüzde 15’ine ulaşmasını ve kent sakinlerinin bu alanlara 800 metre yürüme mesafesinden erişebilmesini değerlendirir. Alternatif uygulama yolunda kent, on yıllık dönemde kent ormanı örtüsünü artırdığını veya kentsel ısı haritasındaki sıcak alanları azalttığını göstermeli ve bir Kent Ormanı Ana Planı kabul etmelidir. Bu nedenle Green Spaces, Existing Cities sisteminde ısı adası azaltımını ölçülebilir bir sonuçla ilişkilendiren en doğrudan kredilerden biridir. (Existing Cities Guide, ss. 26-28)
NS Kredisi: Doğal Kaynakların Korunması ve Onarılması — Natural Resources Conservation and Restoration
Kredi, tehdit altındaki türlerin mevcut habitatlarının korunmasını zorunlu tutar ve doğal kaynak alanlarının kent yüzölçümünün en az yüzde 20’sine ulaşmasını veya belirlenen bozulmuş alanlar için bir koruma ve onarım planı uygulanmasını teşvik eder. Karasal ve sucul alanların iyileştirilmesi, istilacı türlerin yönetilmesi, habitat bağlantılarının geliştirilmesi ve taşkın alanlarındaki kıyı ekosistemlerinin onarılması uygun stratejilerdir. Doğal bitki, toprak ve su sistemlerinin korunması, kentin serin yüzeylerini ve evapotranspirasyon kapasitesini muhafaza eder. (Existing Cities Guide, ss. 29-30)
NS Kredisi: Dayanıklılık Planlaması — Resilience Planning
Existing Cities rehberi, ısı adası etkisini değerlendirilmesi gereken iklimsel tehlikeler arasında tanımlar. Kredi kapsamında kent; risklerin olasılığını ve şiddetini, en fazla etkilenen bölgeleri, kritik altyapıyı ve risk altındaki nüfus gruplarını belirleyebilir. Ardından uyum ve azaltım eylemlerini, paydaş katılımını, izleme göstergelerini ve uygulama kaynaklarını içeren bir dayanıklılık planı hazırlayabilir. Daha ileri düzeyde ise belirlenen tehlikelere ve en az bir hassas nüfus grubuna yönelik kırılganlığın zaman içinde azaldığı gösterilebilir. (Existing Cities Guide, ss. 33-35)
TR Önkoşulu: Ulaşım Performansı — Transportation Performance
Bu önkoşul, kentteki ulaşım türlerinin payının açıklanmasını ve kişi başına günlük araç-kilometre değerinin ölçülmesini ister. Yürüme, bisiklet, toplu taşıma, araç paylaşımı ve tek kişilik otomobil yolculukları ayrı ayrı izlenir. Daha düşük motorlu araç kullanımı; trafikten kaynaklanan atık ısıyı ve emisyonları azaltmanın yanında yol ve otopark talebini sınırlandırabilir. Bununla birlikte önkoşul doğrudan yeşil alan veya gölgeli yüzey şartı içermez; ısı adasına katkısı ulaşım davranışındaki değişim üzerinden dolaylıdır. (Existing Cities Guide, ss. 36-38)
TR Kredisi: Kompakt, Karma Kullanımlı ve Toplu Taşıma Odaklı Gelişim — Compact, Mixed Use and Transit Oriented Development
Kredi, yüksek yürüme ve toplu taşıma erişimine sahip, çeşitli günlük kullanımları bir araya getiren Kompakt ve Bütüncül Merkezleri değerlendirir. Amaç, insanların gereksinimlerini tek kişilik araç yolculuklarına bağımlı kalmadan karşılayabilmesidir. Böyle bir kent yapısı ulaşım kaynaklı ısı ve otopark baskısını azaltabilir; fakat yüksek yoğunluk kendi başına ısı adasını önlemez. Kent merkezlerinin serinletilebilmesi için bu yaklaşımın ağaç örtüsü, gölgeli yaya yolları, açık alanlar ve yeterli hava hareketini destekleyen kentsel tasarımla tamamlanması gerekir. (Existing Cities Guide, ss. 39-41)
TR Kredisi: Güvenli ve Çok Modlu Erişilebilirlik — Safe, Multimodal Accessibility
Kredi; toplu taşıma hizmetlerinin iyileştirilmesini, yaya ve bisiklet altyapısının geliştirilmesini ve ulaşım güvenliğinin artırılmasını kapsar. Yaya ve bisiklet seçeneğinde, mevcut ve planlanan kaldırımların toplam uzunluğunun en az yüzde 40’ının ağaçlar veya kalıcı yapılarla gölgelenmesi uygun stratejilerden biridir. Gölgeleme doğrudan yüzey sıcaklığını ve yayaların güneş ışınımına maruz kalmasını azaltır. Güvenli yaya, bisiklet ve toplu taşıma ağlarının yaygınlaşması ise özel araç kullanımını ve otopark talebini azaltarak ikincil bir katkı sağlar. (Existing Cities Guide, ss. 42-45)
TR Kredisi: Hareketlilik Yönetimi — Mobility Management
Bu kredi, tek kişilik araç yolculuklarını azaltmak için ulaşım talebi ve otopark yönetimi politikaları uygulanmasını teşvik eder. Toplu taşıma destekleri, bisiklet olanakları, araç paylaşımı, ortak yolculuk programları ve uzaktan çalışma bu kapsamda değerlendirilebilir. Otopark seçeneği; kapasite üst sınırları belirlenmesini, otopark maliyetinin konut ve işyeri bedelinden ayrılmasını, ortak otopark kullanımını ve mevcut yüzey otoparklarının kamusal ya da yeşil alanlara dönüştürülmesini içerir. Özellikle son strateji, ısı depolayan asfalt yüzeylerin azaltılmasını ve yerlerine serinletici alanlar oluşturulmasını sağlar. (Existing Cities Guide, ss. 49-51)
WE Kredisi: Yağmur Suyu Yönetimi — Stormwater Management
Kredi, kent alanının en az yüzde 35’ında birbirine bağlı yeşil yağmur suyu altyapısı oluşturulmasını veya geçirimsiz yüzey oranının yüzde 50’yi aşmamasını uygun uygulama yolları olarak tanımlar. Alternatif olarak kent, düşük etkili gelişim ilkeleri ve en iyi yönetim uygulamalarını içeren bir yağmur suyu yönetmeliği kabul edebilir. Yeşil çatılar, yağmur bahçeleri, biyolojik hendekler, geçirgen kaplamalar ve sarnıçlar desteklenen çözümler arasındadır. Bu sistemler hem suyun doğal döngüsünü taklit eder hem de bitki, toprak ve nem içeren daha serin bir kentsel yüzey ağı oluşturur. (Existing Cities Guide, ss. 61-63)
Kaynakça
Cheval, S., Amihăesei, V.-A., Chitu, Z., Dumitrescu, A., Falcescu, V., Irașoc, A., Micu, D. M., Mihulet, E., Ontel, I., Paraschiv, M.-G., & Tudose, N. C. (2024). A systematic review of urban heat island and heat waves research (1991–2022). Climate Risk Management, 44, 100603. https://doi.org/10.1016/j.crm.2024.100603
Intergovernmental Panel on Climate Change. (2022). Cities, settlements and key infrastructure. In Climate change 2022: Impacts, adaptation and vulnerability. Cambridge University Press.
Phelan, P. E., Kaloush, K., Miner, M., Golden, J., Phelan, B., Silva, H., & Taylor, R. A. (2015). Urban heat island: Mechanisms, implications, and possible remedies. Annual Review of Environment and Resources, 40, 285–307. https://doi.org/10.1146/annurev-environ-102014-021155
U.S. Environmental Protection Agency. (n.d.). What are heat islands? Heat Island Effect.
Andrade, H., Alcoforado, M. J., & Oliveira, S. (2021). Perceptions of human thermal comfort in an urban tourism destination – A case study of Porto (Portugal). Building and Environment, 205, 108246. https://doi.org/10.1016/j.buildenv.2021.108246
Li, X., Zhou, Y., Yu, S., Jia, G., Li, H., & Li, W. (2019). Urban heat island impacts on building energy consumption: A review of approaches and findings. Energy, 174, 407–419. https://doi.org/10.1016/j.energy.2019.02.183
Santamouris, M. (2020). Recent progress on urban overheating and heat island research. Integrated assessment of the energy, environmental, vulnerability and health impact. Synergies with the global climate change. Energy and Buildings, 207, 109482. https://doi.org/10.1016/j.enbuild.2019.109482
Santamouris, M., Cartalis, C., Synnefa, A., & Kolokotsa, D. (2015). On the impact of urban heat island and global warming on the power demand and electricity consumption of buildings—A review. Energy and Buildings, 98, 119–124. https://doi.org/10.1016/j.enbuild.2014.09.052
Zhao, C., et al. (2023). The surface urban heat island effect decreases bird diversity in Chinese cities. Science of the Total Environment, 902, 166200. https://doi.org/10.1016/j.scitotenv.2023.166200
Ekler
Ek 1 — Terimler sözlüğü
Ağaç taç örtüsü: Ağaçların dal ve yapraklarının yukarıdan bakıldığında kapladığı alan.
Buharlaşma: Sıvı suyun enerji alarak gaz hâline geçmesi.
Evapotranspirasyon: Yüzeylerden buharlaşma ile bitkilerin terlemesinin toplamı.
Geçirgen yüzey: Suyun zemine sızmasına olanak veren yüzey.
Isı adası: Bir alanın uygun referans çevresinden daha sıcak olması; hava ve yüzey göstergeleri ayrılmalıdır.
Işınım yükü: İnsanın veya yüzeyin güneşten ve çevresinden ışınımla aldığı ısıl enerji yükü.
Karşılaştırma alanı: Müdahalenin etkisini değerlendirmek için birlikte izlenen, benzer özellikteki alan.
Mikroiklim: Sokak veya küçük bir alanın yerel iklim koşulları.
Sistematik haritalama derlemesi: Araştırmaları belirli arama ve seçim kurallarıyla sınıflandırarak kanıtların dağılımını ve boşluklarını inceleyen çalışma.
Termal konfor: İnsanın ısıl çevresinden duyduğu memnuniyet; tek bir sıcaklık değeriyle özdeş değildir.
Uzaktan algılama: Yüzey hakkında, doğrudan temas etmeden sensörlerle bilgi edinme.
Yeşil koridor: Bitkili alanları yol veya su yolu gibi doğrusal bir güzergâhta birbirine bağlayan düzenleme.
Ek 2 — Kısaltmalar
Kısaltma | Açılım |
APA | American Psychological Association; burada kaynak gösterme düzenini belirtir. |
DOI | Digital Object Identifier — dijital nesne tanımlayıcısı. |
EPA | U.S. Environmental Protection Agency — ABD Çevre Koruma Ajansı. |
NIES | National Institute for Environmental Studies — Japonya Ulusal Çevre Araştırmaları Enstitüsü. |
UNEP | United Nations Environment Programme — Birleşmiş Milletler Çevre Programı. |
UAV | Unmanned aerial vehicle — insansız hava aracı; kaynak başlığında kullanılır. |
t.y. | Tarih yok; doğrulanmış yayın tarihi bulunmayan kaynaklarda kullanılır. |




Yorumlar