top of page

Şehirlerin Geleceği Binalarda Başlar

Güncelleme tarihi: 1 Nis

Ceyda Öner’in moderasyonunda gerçekleşen söyleşiden, iklim değişikliği ve yeşil şehircilik odaklı bir bölüm.
Ceyda Öner’in moderasyonunda gerçekleşen söyleşiden, iklim değişikliği ve yeşil şehircilik odaklı bir bölüm.

Sürdürülebilir Şehirler ve Yapılar Sohbetleri – 5. Bölüm’den Notlar

Şehirler, insanlığın inşa ettiği en büyük ve en karmaşık yapılardır. Sokaklarıyla, binalarıyla, altyapısıyla ve görünmeyen sistemleriyle yaşayan organizmalar gibidirler. Bugün iklim krizi, kaynak kıtlığı ve yaşam kalitesi tartışmalarının merkezinde yer alan şehirleri dönüştürmekten söz ediyorsak, bu dönüşümün en somut ve en etkili başlangıç noktası da binalardır.


Saint Gobain ve Arkitera iş birliğiyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Şehirler ve Yapılar Sohbetleri serisinin 5. bölümünde, bu temel kabulleri tartışmak ve sahadan gelen gerçek deneyimleri paylaşmak üzere bir araya geldik.


Ceyda Öner’in moderasyonunda gerçekleşen bu söyleşinin çekimleri, 16 Aralık 2025 tarihinde ECOBUILD ofisinde yapıldı. Program boyunca yöneltilen sorular, sürdürülebilirlik kavramının teoriyle sınırlı kalmadığı; doğrudan şehirlerimizin, ekonomimizin ve insan sağlığının geleceğini ilgilendiren bir konu olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koydu.

Program sırasında sürdürülebilir yapılar ve şehirler üzerine yapılan teknik ve kavramsal değerlendirmelerden bir an.
Program sırasında sürdürülebilir yapılar ve şehirler üzerine yapılan teknik ve kavramsal değerlendirmelerden bir an.

Şehir Ölçeğinden Bina Ölçeğine Uzanan Bir Farkındalık

Şehir ve Bölge Planlama disiplininden gelen bir bakış açısıyla, sürdürülebilirlik dönüşümünde neden binayı temel müdahale noktası olarak gördüğüm sıkça soruluyor. Bunun temel nedeni nettir:

Binalar, küresel ölçekte çevresel etkilerin yaklaşık %70’inden sorumludur. Enerji tüketimi, su kullanımı, malzeme seçimi, atık üretimi ve karbon salımı büyük ölçüde yapı sektörü üzerinden şekillenir.


Bu gerçek, bina sektörünü aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelenin en kritik çözüm alanı haline getiriyor. Kaynak verimliliği, iç mekân sağlığı, afetlere dayanıklılık ve yaşam döngüsü yaklaşımı gibi başlıkların tamamı, doğru tasarlanmış ve doğru inşa edilmiş binalarla doğrudan ilişkilidir. Türkiye gibi hızlı kentleşen ve büyük bir yapı stokuna sahip bir ülkede, bu dönüşüm potansiyelinin son derece yüksek olduğuna inanıyorum. ECOBUILD olarak bu inançla çalıştık ve 2020 yılında elde ettiğimiz uluslararası başarı, bu yaklaşımın sahadaki karşılığının güçlü bir göstergesi oldu.


Çekim sürecinin perde arkası: ECOBUILD ofisinde gerçekleşen kayıt ortamı ve ekip çalışması.
Çekim sürecinin perde arkası: ECOBUILD ofisinde gerçekleşen kayıt ortamı ve ekip çalışması.

“Sürdürülebilir Yapı” Ne Anlama Geliyor?

Sürdürülebilir yapı kavramı bugün çok farklı şekillerde yorumlanabiliyor. Oysa bu konu kişisel bakış açılarını aşan, uluslararası standartlara dayanan teknik ve çok boyutlu bir alandır.

Sürdürülebilir bir yapı; enerji ve suyu daha verimli kullanan, çevresel etkisi azaltılmış malzemelerle inşa edilen, kullanıcı sağlığını ve konforunu önceleyen, dayanıklı ve uzun ömürlü bir yaşam döngüsü kurgusuna sahip olan yapıdır.


Bu noktada mimarlık ve mühendislik disiplinlerinin birlikte ve eşgüdüm içinde çalışması kritik önemdedir. Mimar, bu çok boyutlu çerçevenin liderliğini üstlenirken; mühendislik bilgisiyle desteklenen teknik çözümler, sürdürülebilirliğin sahada karşılık bulmasını sağlar.


İdeal ile Gerçek Arasında: Uygulanabilir Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik çoğu zaman ideal hedefler üzerinden konuşulur. Oysa gerçek hayatta yatırımcı beklentileri, bütçeler, mevzuatlar ve zaman kısıtları vardır. Bu noktada bizim yaklaşımımız nettir:

Önce uygulanabilir olanı hayata geçirmek.


Bir yapının küçük dokunuşlarla dahi ciddi çevresel kazanımlar elde etmesi mümkündür. “Alçaktaki meyveleri toplamak” olarak tanımladığımız bu yaklaşım, projeyi zorlamadan, yatırımcıyı ikna ederek ve somut faydalar üreterek ilerlemeyi esas alır. ECOBUILD olarak, sıfır enerji hedefli sanayi yapılarından karma kullanımlı projelere kadar çok farklı ölçeklerde bu yaklaşımı başarıyla uyguladık.

Sürdürülebilir Şehirler ve Yapılar Sohbetleri – 5. Bölüm çekimleri öncesinde, ECOBUILD ofisinde program ekibiyle birlikte.
Sürdürülebilir Şehirler ve Yapılar Sohbetleri – 5. Bölüm çekimleri öncesinde, ECOBUILD ofisinde program ekibiyle birlikte.

Tarihi Yapılar, Kimlik ve Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik yalnızca yeni yapılarla sınırlı değildir. Tarihi yapıların korunması ve çağdaş sürdürülebilirlik kriterleriyle uyumlu hale getirilmesi, ayrı bir uzmanlık alanı gerektirir. Barcelona’da 250 yıllık bir yapının LEED Gold sertifikası alacak şekilde dönüştürülmesi ya da Adana Şehir Müzesi projesi, bu yaklaşımın mümkün ve değerli olduğunun somut örnekleridir.


Buradaki temel denge, yapıyı dondurmak değil; kimliğini koruyarak yaşatmak ve geleceğe hazırlamaktır.


Bugünün Kararları, Yarının Şehirleri

2050’ye giden yolda bugün inşa edilen yapıların büyük bölümü hâlâ ayakta olacak. Ne yazık ki Türkiye’de şehirler; enerji, su tüketimi ve iklim dayanımı açısından ciddi sorunlar barındırıyor. Yürünebilirlikten uzak, birbirine benzeyen, kimliğini kaybetmiş kentler üretiyoruz.

Programdaki çekimler sırasında kamera arkası görüntüsü.

Bu tabloyu değiştirmek mümkündür. Ancak bunun için şehirleri, yalnızca ekonomik birer yatırım alanı olarak değil; insan, çevre ve gelecek odaklı sistemler olarak ele almak gerekir. ECOBUILD olarak tüm çalışmalarımızda bu bakış açısını savunuyor, bina ölçeğinden başlayarak şehir ölçeğine yayılan bir dönüşüm için çalışıyoruz.


Bu değerli sohbet serisini mümkün kılan Saint Gobain ve Arkitera ekiplerine, ayrıca süreci titizlikle yöneten Ceyda Öner’e teşekkür ederim. Bu tür platformların, sürdürülebilirlik tartışmalarını derinleştirdiğine ve doğru soruları çoğalttığına inanıyorum.


Saint-Gobain Türkiye ve Arkitera iş birliğiyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Şehirler ve Yapılar Sohbetleri'nin 5. bölümünde, sürdürülebilir bina ve şehircilik danışmanı Murat Doğru ile gerçekleştirilen mülakatın tam dökümü aşağıdadır:


Giriş ve Şehirlerin Mevcut Durumu

Ceyda Öner: İklim değişikliğinin etkileri Türkiye'deki şehirlerimize vuruyor ve şehirlerimizin enerji tüketimleri Avrupa'daki şehirlerin yaklaşık 6 katı, su tüketimleri ise 3 katı kadardır. Ülkemizin şehirlerinin ısı adası etkisi oluşturmayan, yürünebilir cadde tasarımı olan, gölgelendirilmiş, ekolojik ve emisyonları planlanmış alanlara dönüşmesi gerekiyor. Bugün konuğumuz, sahayla teoriyi aynı masada buluşturan sürdürülebilir bina ve şehircilik danışmanı Murat Doğru.


Şehir Ölçeğinden Binaya Geçiş

Ceyda Öner: Yolculuğunuz ODTÜ Şehir Bölge Planlama ile başlıyor, daha sonra 2009'da ECOBUILD’i kuruyorsunuz ve Türkiye’ye dünya çapında ödüller getiriyorsunuz. Şehir ölçeğinde düşünmeye alışkın biri olarak, sizi sürdürülebilirlik dönüşümünde binayı temel müdahale noktası olarak görmeye iten ne oldu?

Murat Doğru: İnsanoğlunun yaptığı en büyük makine şehirlerdir ve şehirler binalar ile altyapılardan oluşur. Dünyadaki çevresel etkinin %70'ini binalar ve altyapılar, dolayısıyla şehirler oluşturmaktadır. Temel gayem ülkemin ekolojisini korumak, enerjisini az sarf etmesini sağlamak ve ekonomisine katkı sağlamaktır. Tüm bu bağlamı ele alan en önemli hücre binadır; süreç binadan başlar, altyapıyla birleşir ve şehri oluşturur.


Yeşil Bina Nedir?

Ceyda Öner: Sürdürülebilir yapı kavramı herkese göre farklı bir anlam ifade ediyor. Sizin gözünüzden, tüm tanımlamaların ötesinde yeşil bina nedir?

Murat Doğru: Sürdürülebilirlik aslında teknik sınırları belirlenmiş, rehberlere ve standartlara bağlanmış bir çerçevedir. En kısa tanımıyla yeşil bina; içinde yaşattığı insanlara ve çevresine, nitelikli yapıldığı için daha az olumsuz etki eden binadır. Mutlaka kaynak verimliliği (enerji, su) sağlayan, iç çevre kalitesini koruyan, malzeme verimliliği sunan, iklime dayanımlı ve sosyal adalet getiren yapılardır. Bu kavram sıfır açlıktan toplumsal adalete, kuşlara duyarlı cephe tasarımından rejeneratif (onarıcı) özelliklere kadar çok boyutlu bir entegre tasarım anlayışını temsil eder.


Sertifikalar ve Maliyet Analizi

Ceyda Öner: Bu binaların sertifikalanması gerekiyor mu ve maliyetleri nasıl etkiliyor?

Murat Doğru: Sertifika, özellikle büyük kapitale sahip firmalar için üçüncü bir göz (Tip 3) tarafından kontrol edildiği için borsa değerleri ve hukuki süreçlerde önemli bir belgedir. Ancak sertifikaya sahip olmadan da sürdürülebilir binalar yapılabilir. Maliyet konusuna gelirsek; eğer arazi seçiminden itibaren karar verildiyse maliyet artışı %1-%2 gibi çok düşük seviyelerdedir. Ancak kararlar geciktikçe maliyet artar; örneğin platin seviyesinde bir bina için yapı maliyetinde %10 civarı bir artış öngörülebilir. Tasarıma ne kadar erken müdahale edilirse maliyet o kadar düşük olur.


Müşteri Tipolojisi ve "Gri Alan" Riski

Ceyda Öner: Gerçek hayat pratiğinde sizi en çok zorlayan nedir? İdeal olanla mümkün olan arasındaki o gri alanda kalıyor musunuz?

Murat Doğru: Yeşil binayı sadece bir pazarlama aracı (marketing tool) olarak gören müşteri tipolojisini tercih etmiyoruz. Sürdürülebilirliği ilke edinmiş, yönetim kurullarında karar almış firmalarla çalışmayı seviyoruz. Eğer bir projenin istenen performansı vermeyeceği veya ileride yaşamayacağı bir "gri alan" varsa, o alanın içerisinde olmayı mesleki bir risk olarak görüp reddediyoruz.


Tarihi Yapıların Sürdürülebilir Dönüşümü

Ceyda Öner: Tarihi yapıları dondurmalı mı yoksa dönüştürmeli miyiz?

Murat Doğru: Tarihi binalar mutlaka sürdürülebilir yapılara dönüştürülmelidir. Avrupa Birliği binalarda hidrojen kullanımı ve elektrifikasyon gibi hedefler koymuştur. Örneğin Barselona'da 250 yaşında bir apartmanı LEED Goldbinaya çevirdik. Burada radon koruması yaptık, havalandırma sistemlerini yeniledik ve tarihi dokuyu korumak için izolasyonu içeriden gerçekleştirdik. Türkiye'deki bina stoğunun da bu yönde dönüşmesi kaçınılmazdır çünkü cari açığımızın %70'i fosil yakıtlardan kaynaklanmaktadır ve binalar bu yakıtların en büyük kullanıcısıdır.


Mevcut Bina Stoğu ve Türkiye Gerçeği

Ceyda Öner: Türkiye'de 25 milyon bina var ve çoğu 2000 yılı öncesine ait; bu yapılı çevrenin dönüşümü mümkün mü?

Murat Doğru: Eğer binalar strüktürel olarak sağlamsa dönüşüm mümkündür ancak yeni binadan daha maliyetli olabilir. Yine de kentsel hafıza ve kültürel değerler açısından bu maliyete katlanılması gereklidir.


Küresel Zorluklar: Emisyonlar ve Kaynak Kullanımı

Murat Doğru: İnşaat sektörü dünyadaki çevresel etkinin %70'inden sorumludur. Burada hem madenden montaja kadar olan gömülü emisyonlar hem de kullanım sırasındaki operasyonel karbon disiplin altına alınmalıdır. İklim değişikliği artık sadece kutupları değil, Akdeniz kuşağını vuruyor. Mardin ile Muğla arasına bir çizgi çizdiğimizde, bu hattaki illerimiz artık Kahire iklim kuşağına taşınmıştır. Dünyadaki bakir malzemelerin %40'ı bina yapımı için kullanılmakta ve biz dünyanın yıllık kaynaklarını daha Temmuz ayında tüketmekteyiz. Bu yüzden geri dönüşümlü içerik ve düşük emisyonlu üretim stratejileri hayati önem taşır.


2050 Vizyonu ve Geleceğin Binaları

Ceyda Öner: 2050'ye giden yolda bizi ne tür bir bina kuşağı bekliyor?

Murat Doğru: Türkiye'de şehirler birbirine benzemeye başladı ve bir kimlik sorunu var. Ancak yağmur suyu yönetimi ve enerji verimliliği gibi konularda yeni yönetmelikler umut verici. 2050'ye giden yolda; tamamen elektrikli veya hidrojen kullanan, kendi enerjisini stoklayan ve şebekeden bağımsız (network-independent) afetlere dayanıklı bina stoğuna evrilmemiz şarttır. Türkiye'nin bu konuda dünya standartlarının üzerinde bir mühendislik ve mimari bilgi birikimi vardır; kararlarımızda daha cüretkar olmalıyız.

Ceyda Öner: Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyorum Murat Bey.

Murat Doğru: Ben de çok teşekkür ederim.

 



 
 
 

4 Yorum


Hiệu năng vận hành là tiêu chí quan trọng khi đánh giá một nền tảng giải trí trực tuyến có nhiều danh mục hoạt động đồng thời. Những hệ thống không tối ưu thường dễ gặp tình trạng chậm hoặc gián đoạn khi thao tác liên tục. Khi trải nghiệm các nền tảng như luck8 có thể thấy sự kết hợp giữa casino trực tuyến và các trò nổ hũ được xử lý khá ổn định trong cùng một hệ thống. Việc duy trì tốc độ phản hồi hợp lý khi chuyển đổi giữa các nội dung cho thấy hệ thống đã được tối ưu ở mức nhất định. Khi hiệu năng được giữ ổn định trong thời gian dài, trải…


Düzenlendi
Beğen

Việc lưu trữ và hiển thị dữ liệu lịch sử đóng vai trò quan trọng trong việc giúp người dùng theo dõi các hoạt động đã diễn ra trong quá trình sử dụng. Khi thông tin được trình bày theo từng mốc rõ ràng, việc kiểm tra và so sánh sẽ trở nên dễ dàng hơn trong thời gian dài. Trong mô hình này, https://82vn.online/ cung cấp dữ liệu lịch sử liên quan đến các nội dung và kết quả theo từng phiên cụ thể. Điều này cho thấy dữ liệu lịch sử ảnh hưởng trực tiếp đến khả năng theo dõi và phân tích


Beğen

Sometimes the biggest issue during login isn’t the password but the timing of verification messages, especially when OTP codes arrive late or in the wrong order. I’ve had cases where multiple codes showed up, and it wasn’t clear which one was still valid. While looking into how others deal with this, I noticed https://91clubb.in/ being referenced when users try to track how OTP sequences behave during login attempts. The system may only accept the latest code, which affects how I handle verification when messages overlap or arrive with delays


Beğen

Bəzən günün axarında fərq edirəm ki, diqqət sabit bir şey deyil, əksinə, müxtəlif mühitlərə uyğun olaraq davamlı dəyişən bir prosesdir. Bu müşahidələr zamanı Pinco casino az sadəcə ümumi kontekstin içində bir istinad kimi qarşıma çıxdı, əsas mövzuya çevrilmədən. Maraqlı olan platformanın özü yox, mənim diqqətimin ritm, struktur və vizual dəyişikliklərə necə cavab verməsi idi: bəzi anlarda fokus daha aydın və davamlı olur, bəzi hallarda isə hiss olunmadan yayılır. Bu cür yanaşma mənə diqqətin necə formalaşdığını və kiçik detallardan necə təsirləndiyini daha yaxşı anlamağa imkan verdi. Nəticədə əsas fikir konkret bir məkan deyil, diqqətin daxili axınını müşahidə etmək və bu dəyişiklikləri gündəlik həyatın bir hissəsi kimi daha şüurlu şəkildə dərk etməkdir.

Beğen
bottom of page