top of page

Yeşil Bina Sertifikaları


Yeşil Bina Sertifikaları ile ilgili çalışmalar 1998 yılında başladı. Bu çalışmalar en başta Avrupa ve ABD’de araştırılmaya ve geliştirilmeye başlandı. Bu çalışmaların ile temeli devletlerin daha düşük enerji tüketen binalar ve oradan varılmak istenilen şehirler hedefi ile halkın daha tasarruflu yapılaşmaya teşviki, doğanın korunması ve ekonominin canlandırılması idi.

LEED Sertifikası ve BREEAM Sertifikası yeşil binalar konusunda ilk ciddi rehber hazırlayan sistemler olarak karşımıza çıktı. Daha Sonra Almanların DGNB sistemi sektörde tanındı. Ancak Bu sistemlerden BREEAM ve DGNB kendi ülke sınırları olan İngiltere ve Almanya’da sınırlı kalır iken USGBC’nin LEED Sertifikası tüm dünyada kabul gördü ve küresel bir yeşil bina tasarım ve derecelendirme aracı haline geldi. LEED Eğitimi, LEED Danışmanlığı, LEED AP Kadroları, LEED Rehberleri ve diğer tüm bileşenleri ile LEED Dünya Yeşil Bina Sertifika Sistemi haline geldi. Tüm diğer ülkelerin kendi çalışmaları da kendi ülke sınırları ile mukim kaldı. Özellikle uluslararası sermayenin LEED sistemini tercih etmesi onu rakipsiz kıldı. Ayrıca şu an yürürlükte olan LEED V4 sertifika sistemi en geçerli ve kapsamlı rehbere sahip olmasının avantajı ile akademik olarak da desteklendi. LEED for Cities Yeşil Şehir Sertifikası, LEED for Neighborhood Development Yeşil Kentsel Gelişim ve Dönüşüm sistemleri LEED’in dünyada gerçek anlamda şehirlerin yeşil olması bazında lider olmasını sağladı.

USGBC LEED'in bilimsel çalışmaları neticesinde, İklim değişikliği uyum eylem planları ve sera gazı emisyon envanteri gibi konularda da yeşil bina hareketi oldukça başarılı sonuçlar aldı.

Sürdürülebilir, ekolojik, yeşil, çevre dostu vb pek çok isim altında karşımıza çıkan doğayla uyumlu yapılar, yapının arazi seçiminden başlayarak yaşam döngüsü çerçevesinde değerlendirildiği, bütüncül bir anlayışla ve sosyal & çevresel sorumluluk anlayışıyla tasarlandığı, iklim verilerine ve o yere özgü koşullara uygun, ihtiyacı kadar tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş, doğal ve atık üretmeyen malzemelerin kullanıldığı katılımı teşvik eden, ekosistemlere duyarlı yapılar olarak tarif edilebilir.

Dünya’daki Ulusal Yeşil Bina Konseylerinin deneyimi, yeşil binaların yaygınlaşmasını sağlamanın en etkili yollarından birinin bu binalara bir “yeşil etiket” vermek olduğunu ortaya koymuştur. Nasıl yediğimiz yemekler veya satın aldığımız ürünler için bir “eko etiket” söz konusu ise ayni şeyi binalar için de yapmak bu binaların teşviki ve yaygınlaşması anlamında olumlu bir adımdır. Bu etiketler sayesinde bir binanın birtakım standartlar çerçevesinde yeşilliği tescil edilir.

Bu standartlar aynı zamanda yeşil bina tasarlamak isteyen mimar ve mühendisler için kılavuz niteliği taşır. Sosyal sorumluluklarını yerine getirdiklerini kamuoyu ile paylaşmak isteyen şirketlere de geçerli bir etiket sağlar. Yeşil yapılaşmaya yönelmek şirketler için aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olarak da görülmelidir.

Binaların ve yerleşimlerin küresel ısınmaya sebep olan başlıca sera gazı olan CO2 salınımının %40’ından sorumlu olduğunu düşünürsek, mimarlar, mühendisler, şehir plancıları ve en önemlisi yönetmelikleri belirleyen devlet yetkililerine büyük sorumluluklar düştüğünü görürüz.

Bina ve yerleşimlerin çevreye olan etkileri salgıladıkları CO2 gazıyla da sınırlı değildir. Aynı zamanda su kullanımının yaklaşık %12’si, atıkların %65’i ve elektrik tüketiminin de %71’inden sorumludurlar.

LEED Sertifikalı binaların örneğinden hesaplanır ise bu rakamların büyüklüğü, binaların ve yerleşimlerin çevreye olan etkilerinin azaltılması için aynı zamanda büyük bir potansiyelin olduğu anlamına gelmektedir. Amerika’da yapılan diğer bir çalışma, “yeşil” veya “çevreci” olarak tabir edilen binaların enerji tüketiminde %24-50, CO2 salınımında %33-39, su tüketiminde %40 ve atıklarda %70’e varan bir düşüş sağlanacağını ortaya koymaktadır.

 
 
 

10 Yorum


Trong quá trình đọc các thảo luận, mình có để ý thấy CEO Trần Quốc An được nhắc qua nên thử vào xem cho biết. Mình chỉ xem nhanh tổng thể chứ chưa tìm hiểu sâu, nhưng cảm giác ban đầu là cách trình bày khá thoáng, bố cục rõ ràng, nhìn vào không bị rối mắt.

Beğen

Trong quá trình đọc các thảo luận, mình có để ý thấy SUNWIN được nhắc qua nên thử vào xem cho biết. Mình chỉ xem nhanh tổng thể chứ chưa tìm hiểu sâu, nhưng cảm giác ban đầu là cách trình bày khá thoáng, bố cục rõ ràng, nhìn vào không bị rối mắt.

Beğen

Ivan Kuto
Ivan Kuto
23 Tem

Trước đây mình chưa từng nghe về EA88, đến khi vô tình đọc một bài review thì mới ghé xem. Cảm nhận đầu tiên là mọi thứ được sắp xếp khoa học, dễ theo dõi và không tạo cảm giác quá nhiều thông tin.

Beğen

Ivan Kuto
Ivan Kuto
23 Tem

Mình biết đến HITCLUB thông qua những bài chia sẻ của cộng đồng trực tuyến. Vì thấy có nhiều người quan tâm nên mình vào trải nghiệm thử để có góc nhìn riêng. Ấn tượng ban đầu là thiết kế khá trực quan với bố cục gọn gàng và dễ theo dõi.

Beğen

Ivan Kuto
Ivan Kuto
23 Tem

HITCLUB – mình thấy xuất hiện nhiều quá nên tò mò bấm vào xem thử giao diện thế nào thôi. Cảm giác đầu tiên là trang chia mục khá rõ ràng, nhìn lướt một vòng là biết mình đang ở đâu, không bị rối kiểu nhồi chữ.

Beğen
bottom of page